Einstein’ı ünlü kütle çekim teorisinin yeni bir testine göre, yerçekimi kuvveti diğer boyutlara sızmıyor. Genel görelilik geçerliliğini korumaya devam ediyor.
Zero-G (yerçekiminin sıfır olması) daha çok teorik bir bilmecedir.
Boyutlararası yerçekimi sızıntısı olasılığı, Evren’in fiziksel boyutlarından teorik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu, Einstein’ın kütle çekim teorisin temeli olan üç boyut ve dördüncü boyut olan zamanın ölçüsünü temel almaktadır.
Dört boyut dışındaki boyutları tespit edemiyoruz ancak yerçekimi dalgaları potansiyel bir yol sunmaya çalışmaktadır. Bunun için büyük uluslararası LIGO bilim insanları; diğer çekimsel dalga temelli kütle çekim teorisini birlikte kontrol etmek için bir araya geldi.
Elde edilen sonuçlar henüz kesin değil ancak sonuçları bugüne kadarki tüm genel teori ile tutarlıdır.
Uzay saati bildiğimiz gibi, hem yerçekimine hem de ışığa göre vardır ancak büyük boyutlarda; beşinci, altıncı veya yedinci boyut ne olursa olsun ,yerçekimi hala var olabilir ve ışık olmayabiliyor. Teorik olarak, en azından yerçekimsel dalgalar, muazzam bir kozmik çarpışma sonrasında uzay boyunca dalgalandıkça, yer çekiminin bir kısmı bu boyutlara “sızabiliyor”.
Bu, aslında nispeten basit bir testtir. Araştırma ekibi bunu test etmek için mükemmel bir astronomik olaya sahipler. Bu iki nötron yıldızının birbirleriyle çarpışmasını görüntülenmesinin başarıldığı GW170817’dir. GW170817 çok önemliydi. Gökbilimciler, LIGO’daki yerçekimsel dalga aktivitesinin ilk ipucunu kesin olarak belirledikten sonra, dünyanın her yerinde bulunan tüm teleskop ve gözlemevi, yüzünü gökyüzüne doğru çevirdi.
İlk kez, çarpışan iki nötron yıldızını görülebildi. Bundan daha fazlası; tüm bu gözlemevlerinin olay yerinde olması, hazine değerindeki verileri toparlamasına; olay hakkında bize daha önce görülmemiş bir miktar veri sağlamasına yardımcı oldu.
Bu gözlem;Işık ve yerçekimsel dalgaların aynı hızda gittiğini kanıtladı. Araştırmacıların tasarladığı teste göre, Dünya’nın dedektörlerine ışık ve yerçekimi dalgaları ulaştıklarında, eğer yerçekimi bazı garip bilinmeyen boyutlarla bulanıklaşıyorsa yerçekimi dalgalarının genişliğinde önemli bir düşüş tespit edebileceğiz ve ışık dalgalarında genişlik kaybıyla karşılacağız.
Bu gerçekleşmedi. Genişlik orantılı kaldı. Bu test ile birlikte GW170817 sonucu elde etmek için uygulanan tüm testler , genişliğin orantılı kaldığını kanıtladı, sonuç değişmedi ;kütle çekim teorsini tekrar kanıtladı. Kütle Çekim Teorisi bir sürü test ile tekrar kanıtlanmış oldu. İzafiyetin kırılması için bilim insanları denemeye devam etseler bile her defasında teori tekrar kanıtlanmaktadır.
Bu araştırmaların en büyük yararı Evrenin her yapılan teste başka bir yanını öğrenmemizdir. Araştırmacılar,” LİGO ve Başak Takımyıldızı dedektörlerinin yaklaşan gözlem çalışmalarının ikili nötron yıldız birleşimlerinden daha fazla algılanmasına neden olması bekleniyor ” dedi.
“Elektromanyetik gözlemlerle birlikte, yerçekimsel dalga olaylarından (ikili kara delik birleşmeleri dahil) gelen bilgilerin birleştirilmesi, genel izafiyetten sapmalar ya da teorinin eksikliklerinin muhtemel kanıtları konusunda giderek daha sıkı kısıtlamalara yol açacaktır.”
Araştırmalar bize hergün; bilinmeyen dünyamız ile ilgili yeni heyecanlar sunmaya devam edecektir.
Kaynak: https://www.bizsiziz.com/our-universes-gravity-isnt-leaking-into-other-dimensions-physicists-find/
https://arxiv.org/abs/1811.00364
Çeviri: Nurcan Seçgin Yaman
