Dünyanın Manyetik Alanından Gelen Korkunç Sesi Duymaya Hazır mısınız?

Dünyanın Manyetik Alanından Gelen Korkunç Sesi Duymaya Hazır mısınız?

Dünyanın Manyetik Alanından Gelen Korkunç Sesi Duymaya Hazır mısınız?

Avrupa Uzay Ajansı, ünlü müzisyen ile yaptığı çalışmayla Dünya’nın manyetik alanının sesini oluşturmayı başardı. Özellikle Güneş rüzgarlarından gelen yüklü parçacıklardan bizi koruyan Dünya’nın manyetik alanı, ya da jeomanyetik alanı, her zaman görülemiyor veya duyulamıyor.

Manyetik alanın varlığını somut bir şekilde gördüğümüz en ikonik anlarsa ‘Kutup Işıkları’ olarak tanımlanan olaylarla yaşanıyor. Bugünse Avrupa Uzay Ajansı’ndan fazlasıyla etkileyici bir paylaşım geldi. Ajans, 2013 yılında fırlatılan Swarm uyduları ve çeşitli kaynaklarla ile elde edilen verileri sese çevirdi.

Müzisyen Klaus Nielsen ile yapılan çalışma sonucunda Dünya’nın manyetik alanını ilk kez duyma şansı elde ettik. Dünya’nın manyetik alanını duyabiliyor olsaydık böyle duyacaktık:

Avrupa Uzay Ajansı tarafından paylaşılan detaylara göre dinlediğimiz bu ses, Dünya’nın çekirdeği tarafından oluşturulan manyetik alan ile Güneş fırtınasını temsil ediyor. Ajans, bu sesle birlikte bir projeyi de başlattı. 

Müzisyen Klaus Nielsen, bu ses ile birlikte Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Solbjerg Meydanı’nda yere 30 hoparlör gömdüklerini açıkladı. Bu hoparlörlerin her birinin Dünya’nın belirli bir noktasında manyetik alanın son 100 bin yıldır nasıl değiştiğini duyuracağı belirtildi.

Kaynak: Dünyanın Manyetik Alanından Gelen Korkunç Sesi Duymaya Hazır mısınız?

Auroralar Ozon Tabakasında Açılan 400 Km Genişliğinde Bir Deliği Ortaya Çıkardı

NASA’nın Webb Teleskopu “Bulması Güç” Galaksi Düğümünü Keşfetti

2000 Yıldır Kayıp Olan İlk Yıldız Haritası Bulundu

2000 Yıldır Kayıp Olan İlk Yıldız Haritası Bulundu

Antik Yunan astronom Hipparchus tarafından MÖ 129 civarında derlenen en eski yıldız haritası, yalnızca daha sonraki çalışmalarda referanslardan biliniyordu, ancak araştırmacılar eski bir el yazmasında ‘bugüne kadarki en yetkili’ pasajları ortaya çıkardılar.

Parşömen üzerindeki Codex Climaci Rescriptus olarak bilinen yazılar hurdaya çıkarıldı ve el yazması yüzyıllar boyunca yeniden kullanıldı ancak ekip görüntüleme tekniklerini kullanarak zaman içinde ‘çok sayıda eski astronomik bilgiye’ bakmayı başardı.

Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’ndeki (CNRS) bilim adamları da Hipparchus’un ölçümlerinin kesinliğini kullandılar ve bunların MÖ 129’daki yıldızların düzeniyle aynı hizada olduğunu buldular, ancak yalnızca Corona Borealis takımyıldızının koordinatları okunabiliyor.

Gökbilimci hakkında fazla bir şey bilinmiyor, sadece Küçük Asya’da (bugünkü Türkiye) Bithynia bölgesinde bir şehir olan Nicea’da doğduğu ve Rodos’ta öldüğü söyleniyor.

Hipparchus, Sokrates öncesi filozoflardan, Samoslu Aristarkus, Eratosthenes ve Syracuse Arşimetlerinden ve Babil ve Mısır kaynaklarından ilham alarak kozmos hakkında çok şey yazdı

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar