Araştırmacılar, Dönen Kara Delikten Gelen Enerjinin Sırrını Çözdü

Araştırmacılar, Dönen Kara Delikten Gelen Enerjinin Sırrını Çözdü

Araştırmacılar, kuasar 3C279’da bulunan kara deliğin gölgesinin bin katından uzakta aniden aydınlanan plazma jeti çekirdeği fark ettiler. Hint Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan Amit Shukla’nın liderlik ettiği çalışmanın detayları Nature Communications dergisinde yayımlandı.

Kara delikler, şimdiye kadar üzerinde çalışılan neredeyse tüm galaksilerin merkezinde bulunuyor. Hayal edilemeyecek kadar büyük bir kütleye sahipler ve bu nedenle maddeyi, gazı ve hatta ışığı çekiyorlar. Fakat aynı zamanda plazma jetleri (Galaksinin merkezinden muazzam bir enerjiyle fırlatılan bir tür plazma ışını) biçiminde de maddeyi yayabilirler. Üstelik bir plazma jeti, uzayda birkaç yüz bin ışık yılı uzaklığa kadar uzanabilir.

Bu yoğun radyasyon yayıldığında kara delik gizli kalır çünkü yakınındaki ışık demetleri güçlü bir şekilde bükülerek bir tür gölge görünümüne neden olur. Bu, yakın zamanda Event Horizon Teleskobu (EHT) iş birliğindeki araştırmacılar tarafından devasa eliptik bir gök ada olan M87’deki bir kara delik için bildirildi.

Titreyen gama radyasyonu algılandı:

Yine bir kara delik olan kuasar 3C279’da EHT ekibi başka bir detay fark etti: Kara deliğin gölgesinin bin katından daha fazla bir mesafede, bir plazma jetinin çekirdeği aniden aydınlandı. Enerjinin oraya kadar nasıl ulaştığı şimdilik bilinmiyor.

Bahsi geçen kuasar, NASA’nın uzay teleskobu Fermi-LAT ile astrofizikçi Amit Shukla tarafından gözlemlendi. Şu anda Indore’de Hint Teknoloji Enstitüsü’nde görev yapan Shukla, milimetre dalga boyu aralığında bulunan jetin çekirdeğinin de titreyen bir parlaklıkla yüksek enerjili gama radyasyonu yaydığını keşfetti.

Bulgular hakkında konuşan Amit Shukla, “Verilerin analizinin, ışık eğrisindeki manyetik yeniden bağlanmanın özel modelini nasıl ortaya çıkardığını gördüm. Kara delik alfabesindeki bir hiyeroglifi bir anda deşifre etmişim gibi hissettim” dedi.

Dönen kara delikten gelen enerji:

Manyetik yeniden bağlanma sırasında, başlangıçta görünmez bir şekilde manyetik alanda depolanan enerji, çok sayıda “mini jet” formunda aniden serbest bırakılır. Bu jetlerde parçacıklar hızlandırılır ve bu da gözlemlenen gama radyasyonunu üretir. Manyetik yeniden bağlanma, enerjinin kara delikten jetin çekirdeğine nasıl ulaştığını ve nihayetinde nereden geldiğini açıklar.

JMU Chair of Astronomy Başkanı ve yayının ortak yazarı Profesör Karl Mannheim, bu konuyu şu şekilde açıklıyor: “Kuasar 3C279’daki kara deliğin yakınındaki uzayzaman, birlikte dönmeye zorlanıyor. Kara deliğin etrafındaki plazmaya bağlanmış manyetik alanlar, kara deliğin dönüşünü yavaşlatan ve dönme enerjisinin bir kısmını radyasyona dönüştüren jeti dışarı atar.”

Kaynak Çeviri:webtekno

Kaynak:More information: A. Shukla et al. Gamma-ray flares from relativistic magnetic reconnection in the jet of the quasar 3C 279, Nature Communications (2020). DOI: 10.1038/s41467-020-17912-z

https://www.uni-wuerzburg.de/en/home/                https://www.nature.com/ncomms/

43 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
19 + 25 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.