Anti-Psikotik İlaç Değişikliğinin Şizofreni Tedavisine Etkisi

Şizofreni hastalarından ilk epizod veya ilk atak sürecinde olan bireylerde, anti-psikotik ilaç uygulamalarındaki değişikliklerin klinik anlamda iyileşmede gelişmeye neden olmadığı anlaşıldı.

Bunu bir araştırma ile ilk kez gösteren Mount Sinai araştırmacılarının bir araya getirdiği veriler, eğer bir hastanın rahatsızlığında ilk antipsikotik ilaç tedavisinde azalma gerçekleşmezse aynı sınıftan başka bir ilaç ile tedaviye devam etmenin herhangi bir olumlu etkisi olmadığına işaret ediyor.

Özellikle de hastada yeni ilaç ile gelişmenin olup olmadığının anlaşılması bir sonraki safhaya denk gelebileceği için hasta için bir gelişme olmaması durumunda geç olabiliyordu. Bu da elde edilen bulgunun daha erken fazlarda daha etkili önlemlerin alınabilmesi açısından ne kada önemli olduğunu gösteriyor.
The Lancet Psychiatry‘de yayımlanan araştırmaya OPTIMISE çalışması (Optimization of Treatment and Management of Schizophrenia in Europe) adı verilmişti ve araştırma 14 Avrupa ülkesinin yanı sıra İsrail’de de yürütülmekteydi.

27 merkezde (genel hastaneler ve psikiyatri klinikleri) toplamda 446 şizofreni veya şizofreniform hastasının dahil edildiği klinik araştırmada, hastalara günde 800 miligrama kadar amisülprit (amisulpride) adı verilen bir antipsikotik verildi.

>Dört hafta içerisinde bir gelişme göstermeyen hastalar tamamen rasgele biçimde iki kola ayrılarak ya aynı ilaç ile devam etti veya olanzapin (olanzapine) adlı başka bir antibiyotikten 20 mg alarak çalışmaya katılımını sürdürdü. Araştırmanın bu fazı ise 6 haftalık kör faz olarak değerlendirildi.

10 hafta sonra yine belirli bir hafifleme göstermeyen gönüllüler günde 900 miligrama kadar klozapin (clozapine) ile çalışmaya devam etti. Diğer ilaç tedavileri ile gelişme göstermeyen şizofreni hastalarına 12 hafta ek olarak verilen klozapin antipsikotik ilacı bu anlamda klinik çalışmanın da son fazını oluşturuyordu.

Araştırmacılar amisülpritten olanzopine geçen gönüllülerde ilk epizod şizofreni açısından anlamlı bir klinik gelişme gözlemlenmediğini belirtirken. Tüm bu değişiklikler rasgele bir dağıtım fazına rağmen anlamlı bir iyileşme farkı da monitorizasyonlarda tespit edilmedi.

Klinik araştırma sürecinde eğer bir hasta çalışmanın ilk ayağına yani ilk tedaviye olumlu tepkiler üretmezse, Mount Sinai Icahn Tıp Fakültesi’nden araştırmanın başyazarı ve çalışmada PI (Principal Investigator) olarak da görev alan Dr. Rene S. Kahn’ın açıklamasına göre başka bir antipsikotik ilaç ile devam ediyordu.

Yeni araştırma ise bunun gereksiz olduğunu, eğer ilk antipsikotik ile gelişme göstermemişse hastada değiştirilen ilaçla da iyileşme sağlanamadığını gösteriyor. Araştırmacılara göre bunun yerine daha güçlü bir ilaç ile örneğin klozapinle ilk fazda daha yüksek dozda başlanarak daha verimli sonuçlar üretilebilir.

Kaynak: BilimFili.com” Anti-Psikotik İlaç Değişikliğinin Şizofreni Tedavisine Etkisi”

https://bilimfili.com/anti-psikotik-ilac-degisikliginin-sizofreni-tedavisine-etkisi/

34 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
10 + 28 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.