Yumuşak Yüzeylerdeki Su -44 Dereceye Kadar Donmayabilir

Yumuşak Yüzeylerdeki Su -44 Dereceye Kadar Donmayabilir

Yumuşak Yüzeylerdeki Su -44 Dereceye Kadar Donmayabilir

Houston Üniversitesi’ndeki deneyler, küçük damlacıkların yumuşak bir yüzeyle temas halinde tutulduğunda -44 °C’ye kadar sıvı kalabildiğini göstermiştir.

Erken yaşlardan itibaren suyun 0 °C’de donduğunu biliyoruz; ama aslında bu o kadar basit değil.

Suyun donma noktası katı ve sabit değildir: daha ziyade bir başlangıç ​​noktasıdır. İlk önce damlanın yüzey katmanları donar ve oluşan buz kristalleri daha derindeki tüm katmanları dondurur. Bu işlem, tüm su kütlesi buza dönüşene kadar devam eder.

Herhangi bir su damlası 0 °C ile -38 °C arasındaki sıcaklıklarda donar. Ancak bilim insanları, özellikle küçük damlacıkları -44 °C’ye kadar sıvı halde tutmayı başardılar.

Ekibe göre kilit nokta, suyun temas ettiği yüzey türüdür. Buz kristalleri sert yüzeylerde kolayca oluşur, ancak yağlar veya jeller gibi daha yumuşak yüzeyler bu oluşumu daha uzun süre engelleyebilir. Küçük damlacıklar, büyük damlacıklardan daha uzun süre sıvı kalabilir.

Suyun buza geçişinin fiziğini daha iyi anlamak için araştırma ekibi, deneylerde “olağan” damlacık boyutu yaklaşık 100 nm iken, sadece iki nanometre boyutunda su damlacıkları ile deneyler yaptı. Bunu yapmak için araştırmacılar, anotlanmış alüminadan yapılmış bir zarın gözeneklerine su yerleştirdiler. Nano damlacıklar, o çok “yumuşak” yüzeyi oluşturmak için oktan yağı ile çevrelendi.

Geliştirilen yöntem sayesinde bilim insanları, su damlacıklarının donma noktasını mikrondan nanometre ölçeğine kadar ölçebildiler, önceden bu neredeyse imkansızdı. Ancak, genel durumda, bu sorun henüz çözülmedi.

Bilim insanları, çalışmanın sonuçlarının uçak, rüzgar türbinleri ve diğer altyapı yüzeylerinde buz oluşumunu azaltmak için yeni yöntemler geliştirmeye yardımcı olabileceğini söylüyor. Ayrıca gelişmiş gıda kriyoprezervasyon sistemlerine de yol açabilir.

Çalışma Nature dergisinde yayınlandı.

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

Üzüm Çekirdeğindeki Mucizevi Bir Kimyasalın, Yaşlanmayı 9 Kat Geciktirdiği Bulundu

Üzüm Çekirdeğindeki Mucizevi Bir Kimyasalın, Yaşlanmayı 9 Kat Geciktirdiği Bulundu

Üzüm çekirdeği özünden elde edilen bir kimyasal, farelerde aşınmış hücreleri seçici olarak yok ederek, farelerin tedavi edilmeyen benzerlerine göre yüzde 9 daha uzun yaşamalarına olanak sağlıyor.

Tedavi, ayrıca fareleri fiziksel olarak daha zinde bir hale getiriyor ve çoğu, kanserle başa çıkmak için kemoterapiyle birlikte kullanıldığında tümör ölçeğini azaltıyor gibi görünüyor

/Yumuşak Yüzeylerdeki Su -44 Dereceye Kadar Donmayabilir/

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
2 + 28 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çok Okunan Yazılar