Gezegende su ve hava olabilir.
TRAPPIST-1 gezegen sistemini inceleyen dört yeni çalışma gezegen sisteminin dünya dışı yaşam arayışımızda kesinlikle daha fazla araştırma yapmaya değeceğini gösteriyor.
Uluslararası araştırma ekibine göre, yıldızın Goldilocks bölgesindeki gezegenler, Dünyadaki gibi kayalıktır. ( Yaşam için gerekli ortamın tam da gerektiği gibi bulunduğu ortama Goldilocks bölgesi denir.) Muhtemelen su içmektedir; ve Hubble gözlemlerine dayanılarak, daha önce düşündüğümüzden daha yaşanabilir atmosferlere sahip olma ihtimalleri de yüksektir.
“Kardeş güneş sistemimiz” olarak nitelendirilen TRAPPIST-1 sisteminin keşfi bir yıl önce duyuruldu. TRAPPIST-1: Yerküreden 39 ışıkyılı uzaklıkta ultra serin bir cüce yıldızın yörüngesinde gezen yedi gezegen.
Dünya dışı yaşam arayışında oldukça iyi bir adaya benziyordu.
Gezegen sistemi ile ilgili yeni bilgiler Ocak ayında gelmeye başladı. Birincisi, gezegenleri yarıçaplı olarak güncelledi ve bize daha doğru fiziksel ölçümler verdi. İkincisi, sistemin merkezindeki yıldızı daha iyi kavramaya başladık.
Gelen yeni bilgiler ise ezegenlerin kendileri hakkında – kendi atmosferlerini ve kompozisyonlarını analiz ederek – ayrıntılı bilgilere yer veriyor.
Hubble Uzay Teleskobu’ndan alınan veriler, gezegenlerin atmosferinin temel bir analizini gerçekleştirdi. Araştırma ekibi sistemde fazla miktarda hidrojen arıyordu.
Çok fazla hidrojen varsa, ileriye dönük bir umut yoktur: hidrojen gezegenleri boğan sera gazlarıdır ve bildiğimiz gibi yaşam için elverişli değildir.
Ekip, yıldızlardaki gezegenlerin transit geçişlerine baktı. Bir gezegen bizimle bir yıldız arasından geçtiğinde, güneşin önünde Venüs’ün bu inanılmaz resminde görebileceğiniz gibi atmosferi arkasındaki yıldız tarafından arkadan aydınlatılır. Işık atmosferi geçerken ışığın farklılıkları, gezegenin bileşimiyle ilgili ayrıntıları ortaya çıkarabilir.
Videoyu durdurun ve bir dakika düşünün. Neredeyse 40 ışıkyılı uzaklıktaki gezegenlerin atmosferlerinde neyin olduğunu öğrenebiliriz.
Ekibin analizi, incelenen dört gezegenden en az üç tanesinin Neptün benzeri, hidrojen açısından zengin olmayan atmosfere sahip olduğunu buldu.
Hubble’ın eş lideri Uzay Teleskopu Bilim Enstitüsü’nden Nikole Lewis, “Webb kullanan gökbilimcilerin nereden başlayacağını bilmesi için Hubble, ön keşif çalışmalarını yapıyor” dedi.
“Bu ortamların oluşumu için olası bir senaryonun ortadan kaldırılması, Webb teleskop gökbilimcilerinin gözlem programlarını bu atmosferlerin bileşimi için olası diğer senaryoları aramaya planlamalarına olanak tanıyor.”
Hubble’dan çok daha güçlü olacak olan James Webb Uzay Teleskobu, karbon dioksit, metan, su ve oksijen gibi daha ağır gazları bulmak için daha derin araştırmalar yapabilecek. Bu, gezegenin yaşanabilir olma ihtimalini araştırma olanağımızı arttırıyor.
Bern Üniversitesi’nden Simon Grimm’in liderliğinde uluslararası bir araştırma ekibi 7 gezegenin Dünya gibi kayalık olduğu sonucuna varmıştır.
Aynı zamanda gezegenlerden bazılarının inanılmaz miktarda suya sahip olduğunu ve bu miktarın kütlelerinin yüzde 5’ine kadar varacağını öne sürüyor. Dünyanın kütlesine oranla su miktarı sadece yüzde 0,02’dir.
Ekibin Grimm’in “35 boyutlu problem” dediği şeyleri hesaplamalarına neredeyse bir yıl geçti.
“TRAPPIST-1 gezegenleri birbirine çok yakın olup, birbirlerine yerçekimsel olarak müdahale ederler Bu yüzden yıldızların önünden geçtikleri zaman yörüngeleri biraz kaymış dedi.
“Bu kaymalar, gezegenlerin yığınlarına, uzaklıklarına ve diğer yörünge parametrelerine bağlıdır.Bir bilgisayar modeli ile, hesaplanan transitlerin gözlemlenen değerlere uyması ve böylece gezegen kütlelerinin elde edilene kadar gezegenlerin yörüngelerini taklit ediyoruz.”
Suyun aldığı şekil muhtemelen gezegenin yıldızla yakınlığına bağlı olacaktır. Yıldızın daha yakın olması suyun buhara benzeyeceği anlamına gelir ve daha uzak olması ise buzlanma olasılığın yüksek olduğunu gösterir. Gezegenlerin bazılarında da yüzeyde sıvı su olabilir.

Yine de gezegenlerde yaşam olduğu kesin değildir.. Sistem, küçük, serin bir yıldızla nispeten birbirine yakın kümelenmiş gezegenlerimiz ile kendi Güneş Sistemimizden çok farklı şekilde yapılandırılmıştır. Bu yakınlık, yaşam için yıldızdan fazla miktarda ultraviyole radyasyonunun oluşması anlamına gelebilir.
Hayat olsun ya da olmasın, TRAPPIST-1 büyüleyici bir bulmaca olmayı sürdürüyor.
Hubble STScI’den Hannah Wakeford “Hiç kimse böyle bir sistem bulmasını bekleyemezdi” dedi. Aynı yıldızın yörüngesinde oldukları için hepsi aynı yıldız geçmişi yaşadılar, Dünya boyutundaki dünyaların karakterizasyonu için bir altın madeni. ”
Dört çalışma (sırayla) burada, burada, burada ve burada bulunabilir.
Kaynak: https://www.sciencealert.com/trappist-1-rocky-composition-water-atmosphere-analysis-habitability
Çeviri: Figen Berber
