Unutmak, Bir Öğrenme Şekli Olabilir
Yeni teorinin arkasındaki bilim insanları, belirli anılara erişme yeteneğimizde olan değişikliklerin, çevresel geri bildirime ve öngörülebilirliğe dayandığını öne sürdüler. Unutmak, can sıkıcı bir şey olmaktan ziyade, beynin çevremizle dinamik olarak etkileşime girmesini sağlayan işlevsel bir özelliği olabilir.
Biz ve diğer birçok organizma gibi yaşadığımız bu değişen dünyada, bazı anıları unutmak faydalı olabilir. Çünkü unutmak, daha esnek davranışlarda bulunmamıza ve daha iyi karar vermemize yol açabilir. Anılar, şuan içinde bulunduğumuz ortamla tam olarak alakası olmayan şartlarda kazanılmışsa; onları unutmak, sağlığımızı iyileştiren olumlu bir değişiklik olabilir.
Bu nedenle bilim insanları, aslına bakılırsa önemli olan anıları hafızamızda koruyup, bazılarını ise unutmayı öğrendiğimize inanıyorlar. Unutmak elbette ki bizim için bilginin kaybolmasına mal olur, ancak giderek artan araştırmalar gösteriyor ki, en azından bazı durumlarda, unutma hafıza kaybından ziyade, değiştirilmiş hafıza erişiminden kaynaklanıyor.
Araştırma ekibinden Dr Ryan, “Anılar, ‘engram hücreleri’ adı verilen nöron grubunda depolanır ve bu anıların başarılı bir şekilde hatırlanması, bu grupların yeniden etkinleştirilmesini içerir. Bu unutma, engram hücreleri yeniden etkinleştirilemediğinde gerçekleşir. Anıların kendileri hala oradadır, ancak belirli gruplar etkinleştirilemezse, geri çağrılamazlar. Sanki anılar bir kasada saklanıyor; ama siz şifreyi hatırlayamıyorsunuz.” diyor.
“Yeni teorimiz, unutmanın devrenin yeniden şekillenmesinden kaynaklandığını öne sürüyor. Bu, engram hücrelerini erişilebilir iken erişilemez bir duruma geçirir. Unutma oranı çevresel koşullardan etkilendiği için, unutmanın aslında hafızanın erişilebilirliğini, çevreye ve ne kadar tahmin edilebilir olduğuna göre değiştiren bir öğrenme şekli olduğunu öne sürüyoruz” diye devam etti.
Dr Frankland, “Beynimizin unutmasının birden çok yolu vardır, ancak bunların tümü, engrama yani bir belleğin fiziksel düzenlemesine erişimi zorlaştırmak için hareket ediyor.” Bir hastalık olan patolojik unutma vakasına değinen Dr. Ryan ve Dr Frankland, “Daha da önemlisi, bu ‘doğal unutmanın’ belirli durumlarda ve hastalık durumlarında tersine çevrilebilir olduğuna inanıyoruz.” diyor.
Örneğin Alzheimer hastalığı ile yaşayan insanlarda olduğu gibi, bu doğal unutma mekanizmalarının güvenliği ihlal edilir, bu da engram hücre erişilebilirliğinin büyük ölçüde azalmasına ve patolojik hafıza kaybına neden olur. Çalışma ‘Nature Reviews Neuroscience Journal’da yayınlandı.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
