Chicago ve Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırmaya göre tamamen su ile kaplanmış gezegenlerde yaşam koşullarının daha önce düşünülenden daha olası olduğunu ortaya koyuyor.
İlgili bilimsel çevreler, derin okyanuslarla kaplı gezegenlerdeki şartların dünyamızdaki iklimi istikrarlı kılan minerallerin ve gazların döngüsünü desteklemeyeceğini ve böylece de bu gezegenlerin yaşanabilir çevre oluşturmayacağını varsaymaktalar. Fakat,30 Ağustos tarihinde Astrofizik Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, okyanus gezegenlerin yaşanabilir bir yer olmalarının daha önceden düşünüldüğünden daha fazla süre “tatlı bir rüya “olarak kalacağı öne sürüldü. Dergide bu konunun yazarları bulgularını binden fazla simülasyona dayandırdı.
Chicago’da jeofizik bilimler profesörü ve çalışmanın baş yazarı olan Edwin Kite ” Bu, dünya klonuna ihtiyaç duyduğunuz fikrine karşı gerçekten ters tepki yapıyor – yani, biraz kara parçası ve sığ bir okyanusa sahip bir gezegen düşüncesi. ” dedi
Teleskoplar geliştikçe, bilim insanları diğer yıldız sistemlerinde yörüngelerinde dönen daha fazla gezegenler keşfetmekteler. Böyle keşifler, dünyadan çok farklı gezegenlerde – hele bazıları millerce derinlikte tamamen su ile kaplı olabilir – potansiyel olarak hayatın nasıl sürdürülebileceği hakkında yeni araştırmalarla sonuçlanmakta.
Çünkü hayat evrilmek için belli bir zaman dilimine ihtiyaç duyar, çünkü gezegenlerdeki ışık ve ısı ,gezegenin yaşına göre değişebilir. Bilim insanları genellikle gezegenlerde hayatı destekleyecek iklimsel şartları ve suyun bulunmasını bakarlar. Bildiğimiz gibi dünyada işlerin nasıl olduğuna dair başlıca yöntem de budur .Uzun zaman dilimlerinde gezegenimiz sera gazlarını minerallerin içine çeker ve volkanlar aracılığı ile onları serbest bırakarak kendisini ısıtır.
Fakat bu model suyun kayaları örtmesi ve volkanları bastırması sebebiyle su ile kaplı gezegenlerde çalışmaz.
Kite ve Penn State ile ortak yazar Eric Ford başka bir yol olup olmadığını merak ettiler. Benzer şartlar oluşturup rastgele binlerce gezegen oluşturdular ve milyarlarca yıllık gezegenlerin iklimsel evrimlerini izlediler.
“Sürpriz olan, bu gezegenlerin bir çoğunun şans eseri, bir milyar yıldan fazla değişmeden sabit kalmasıydı.” diye aktardı Kite. ” En iyi tahminimiz bunların yüzde 10’unu belli bir düzende durmasıydı. “Bu şanslı gezegenler yıldızlarının etrafında, doğru pozisyonda kaldılar. Doğru miktarda karbon oluştuğunda, okyanuslarda çözünmüş kabuklardan atmosfere karbon salınımı oluşturacak fazla mineral ve elemente sahip olamadılar .
Doğru konsantrasyonlarda işleri dengede tutmak için yeterli olan atmosfer ve okyanus arasında karbon döngüsünü oluşturan başlangıçtaki gerekli miktarda su vardı.”Bir gezegen ilk yıllarında ne kadar süre karbondioksite bağımlıdır ve gezegendeki karbondioksitin gezegenin okyanusu , atmosferi ve kayaları arasında nasıl bir paylaşım vardır?”
Dünyada gördüğümüz jeokimyasal döngü olmadan bir gezegeni uzun vadede yaşanabilir tutmanın bir yolu var gibi görünüyor.”Simülasyonlar bizim yıldızımıza benzeyen yıldızlardaki varsayımları kabul etti , sonuçlar kırmızı cüce yıldızlar için de iyimser.Kırmızı cüce yıldız sistemi içinde olan gezegenler yaşamı teşvik etmek için umut verici adaylardır çünkü yaşamın başlangıcı için daha uzun bir zaman gerektiği düşünüldüğünde bu yıldızlar bizim güneşimizden daha yavaş ışık yayarlar.Bu makalede modellenen aynı koşullar kırmızı cücelerin etrafındaki gezegenlere uygulanabilir, teorik olarak tek ihtiyacınız olan bir yıldızın ışığı.
Kaynak: https://phys.org/news/2018-08-worlds-life-analysis-idea-requires.html
Çeviri: İbrahim Özkaraca
