Şizofreni İle İlişkili Yeni Genler Keşfedildi
Şizofreniye ilişkilendirilen iki yeni gen tespit edildi. Uzmanlar, bu araştırmanın tedavi yollarını geliştirmede yardımcı olabileceğini söyledi.
Bilim insanları, şizofreniye sebep olabileceği düşünülen iki yeni gen tespit etti. Daha önce şizofreni ile ilişkilendirilen başka bir genin ise, otizmle bağlantılı oluğu belirlendi.
Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörlerin de şizofreninin gelişiminde rol oynadığını söyleyen uzmanlar, bu araştırmanın tedavi yollarını geliştirmede yardımcı olabileceğini aktardı.
Mount Sinai’deki Icahn Tıp Okulu’ndan genetik psikiyatr Alexander Charney, “Bu çalışmanın amacı, nadir görülen genetik varyantların akıl hastalığı riskini nasıl etkilediğini anlamaktı” dedi.
Şizofreni teşhisi konulan kişilerin gen diziliminde, ‘SRRM2’ ve ‘AKAP11’ isimli iki riskli gen tespit edildi.
Daha önceki araştırmalarda şizofreni ile ilişkilendirilen ‘PCLO’ geninin ise, şizofreni ve otizm için ortak bir riske işaret ettiği belirledi.
“Hastalıklar arasında paylaşılan genetik bileşenlerin olduğu biliniyor” diyen Charney, “Aynı ailedeki aynı varyant, bir aile üyesinde otizme ve diğerinde şizofreniye neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Şizofreni İle İlişkili Yeni Genler Keşfedildi
Eski Bir Şizofreni Hastasının Gözünden Şizofreni Deneyimleri
Eski Bir Şizofreni Hastasının Gözünden Şizofreni Deneyimleri. Sovyetler Birliği’nin dağılışına tanıklık eden Stuart Baker-Brown, 1991 yılında sosyalizm karşıtlarıyla birlikte yürüyüşlere katılmış, Sovyet halklarını bekleyen karanlık günlerin inşasına alkış tutan grupların içerisinde yer almıştır.
Bir gece vakti, Baker-Brown’ın kaldığı otel odasındaki telefon çalar. Tedirgin bir şekilde telefonu açar, telefonun diğer ucundaki ses, tanımadığı bir sestir ve sinirli bir şekilde Rusça bir şeyler söylemektedir. Baker-Brown, kendisinin KGB tarafından takip edildiğine ikna olmuştur.
Bugün bile Baker-Brown, KGB’nin onu izlemesinin oldukça muhtemel olduğunu düşünüyor, sonuçta, Sovyetler Birliği dağıldığında ülkeyi terk etmeyen ender yabancılardandı ve sosyalizm karşıtı protestolara karışmıştı. Ancak Londra’ya döndükten sonra bile bu paranoyayı atlatamamıştı.
2006 yılında British Medical Journal‘da, yaşadığı birkaç deneyimden bahseden Baker-Brown, Londra’da da takip edildiğini düşündüğünü, hatta bir gün sokakta yürürken kendisine çarpan bir adamın öylece durup; “Kendine dikkat et dostum.” dediğini söylüyor. Yaşadığı bir başka deneyimde de, telefon kulübesi içerisindeyken arkasını döndüğünde birisinin onun fotoğraflarını çektiğini gördüğünü iddia ediyor.
Korku ve endişenin kontrolü ele geçirdiği Baker-Brown, akşamlarını sık sık evinin köşesinde kendisine sokulmuş bir vaziyette geçiriyordu. Ayrıca fiziksel olarak da kendi karanlık zihninin içerisinde girdaplanmış gibi psikotik semptomlar yaşıyordu.
