Ruki Nehri’nin Zifiri Karanlık Renginin Sebebi Ortaya Çıkarıldı
Zifiri karanlık bir nehir fikri kulağa son Hollywood macera filmlerinden fırlamış gibi gelebilir. Ancak gerçek dünyada böyle bir su yolu var ve o kadar karanlık ki elinizi içine batırdığınızda onu göremiyorsunuz.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki Kongo Nehri’nin bir kolu olan Ruki Nehri, dünyanın en karanlık su kütlelerinden biridir.
ETH Zürih’ten araştırmacılar nehir üzerinde yaptıkları ilk bilimsel çalışmada, Ruki’nin rengini çevresindeki yağmur ormanlarından gelen yüksek seviyedeki çözünmüş organik maddeden aldığını tespit ettiler.
Çalışmanın başyazarı Dr. Travis Drake şunları söyledi: ‘Ruki aslında bir orman çayıdır’.
İsviçre’nin dört katı büyüklüğündeki bir drenaj havzasında, karbon açısından zengin bileşikler çürüyen bitki maddelerinden süzülmekte ve şiddetli yağmur ve sellerle Ruki’ye sürüklenmektedir.
DOC [çözünmüş organik karbon} seviyeleri çok yüksek çünkü havzada yağışın süzebileceği yüksek yoğunlukta orman bitki örtüsü var.
Bu bitki örtüsünden süzülen organik bileşikler ışığı emer, bu nedenle konsantrasyon ne kadar yüksekse su o kadar koyu görünür. Bu, çok sayıda çay poşeti kullanarak ekstra konsantre bir çay demlemeye benzer.
Ruki Nehri’ni çevreleyen alan, dünyanın en büyük ikinci yağmur ormanı olan Kongo’nun el değmemiş ova yağmur ormanları ile kaplıdır.
Bu bitki bolluğunun Ruki Nehri’nin ve tüm Kongo Nehri’nin rengini nasıl etkilediğini anlamak için Dr. Drake ve ekibi Mbandaka şehri yakınlarında bir ölçüm istasyonu kurdu.
Ekip, nehirden geçen su hacmini belirlemek için her iki haftada bir su deşarjını ve bir yıl boyunca günlük su seviyesini ölçtü. Su örnekleri de toplandı ve DOC içeriğini belirlemek üzere ETH Zürih’teki laboratuvarlara gönderildi.
Kalıcı bir güç kaynağı, sınırlı bir altyapı ve hatta bir elektrikli matkap olmadan çalışan araştırmacılar, ihtiyaç duydukları verileri elde etmek için genellikle doğaçlama yapmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar.
Bununla birlikte, bu uzak konumdan ölçüm almak, ekibin tek bir noktadan büyük bir alanı incelemesine olanak tanıdığı için hayati önem taşıyordu.

Araştırmanın eş yazarı Dr. Matti Barthel, “Bir hastanın sağlık durumunu belirlemek için kan örneği alan bir doktor gibi, büyük bir alan hakkında bilgi edinmek için sadece tek bir yerden örnek toplamamız gerekiyor” dedi.
Ekip bu ölçümleri kullanarak Ruki Nehri’nin, dünyanın en büyük karasu nehri olan Amazon’un Rio Negra’sından 1,5 kat daha karanlık olduğunu tespit etti.
Ruki, Kongo Havzası’nın yalnızca yirmide birini oluştursa da, Kongo’daki tüm çözünmüş karbonun beşte biri bu tek koldan geliyor.
Araştırmacılar, Ruki’deki karbon akışını anlamanın, CO2 ve diğer sera gazlarının yağmur ormanları ve nehir havzalarında nasıl depolandığını anlamak açısından önemli olduğunu söylüyor.
Drake, dünyadaki çoğu nehir gibi Ruki’nin de atmosfere CO2 salınımının bir kaynağı olduğunu belirtiyor. Su topraktan geçerken, bitki maddesini ayrıştıran mikroorganizmaları toplayarak CO2’yi serbest bırakır.
Aynı şekilde, nehirdeki çözünmüş karbon da mikroorganizmalar tarafından yenerek daha fazla CO2 üretir.
“Bu süreçler nedeniyle, çoğu nehir atmosfere kıyasla CO2 ile “aşırı doymuştur”, yani daha yüksek bir konsantrasyona sahiptir”
‘Bu CO2 daha sonra, özellikle nehir suyu bir akıntıdan akmak gibi türbülans yaşadığında nehir yüzeyinden kaçar. Bu süreç bir gazozu çalkalayıp üstünden çıkan CO2 kabarcıklarını görmeye benzer.
Ancak bu çalışma, Ruki çok çalkantılı olmadığı için, son derece yüksek karbon içeriğine rağmen emisyon seviyelerinin olağanüstü yüksek olmadığını ortaya koymuştur.
Küresel ısınma açısından daha önemli olan, Ruki Havzası’nın altında yer alan geniş turba bataklıklarıdır.
Turba, toprak suya doyduğunda ve normalde bitki maddelerini ayrıştıran bakteriler tarafından kullanılan oksijen tükendiğinde oluşan oldukça zengin organik bir topraktır.
Bu ‘anoksik’ koşullar organik maddenin birikmesine izin vererek bitkilerin yaşamı boyunca atmosferden emilen karbonu hapsediyor.
Araştırmacılar, Ruki’nin kapladığı turba bataklıklarından çok az karbon çektiğini, bunun yerine bu alanları su altında sabit tuttuğunu tespit etti.
Bilim insanları Kongo Havzası’ndaki turba bataklıklarının yaklaşık 29 milyar ton karbon depoladığını tahmin ediyor.
Ancak bazı şirketler Ruki Havzası’nın doğal kaynaklarına ilgi duymaktadır ve arazi kullanımında ya da ormansızlaştırmada yapılacak değişiklikler nehri değiştirebilir ve turba bataklıklarını kurutabilir.
Drake, “Turba bataklıklarının ıslak kalması önemlidir, böylece oksijene maruz kalmazlar, bu da ayrışmalarına ve atmosfere karışacak büyük miktarlarda CO2 üretmelerine olanak verir” dedi.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Ruki Nehri’nin Zifiri Karanlık Renginin Sebebi Ortaya Çıkarıldı
