NASA’dan Bu Hafta Tarih Kitaplarında Yer Alacak Rekor Bir Keşif Geliyor
Otuz yılı aşkın süredir evreni aktif olarak gözlemleyen Hubble Uzay teleskobu, insanlığın ufkunu daha ilk fırlatıldığında herkesin tahmin edebileceğinden çok daha fazla genişletti. Ancak yaşına ve James Webb gibi yeni bir teleskobun görevi devralmasına rağmen, kozmosun yeni ve heyecan verici yönlerini ortaya çıkarmada işi henüz bitmedi.
Böyle bir “rekor kıran” bildiri bu hafta açıklanacak. NASA’nın Goddard Araştırma Enstitüsü’nden bir medya bülteninde ajans, 30 Mart Çarşamba günü için belirlenen “rekor kıran bir keşif” duyurusunu ve bunun “tarih kitapları için bir keşif” olduğunu belirtti.
“Yaklaşık 32 yıldır Hubble’ın çığır açan keşifleri ders kitaplarını yeniden yazdı ve evren anlayışımızı yeniden şekillendirdi. Bu en son Hubble sonucu, yalnızca evren hakkındaki anlayışımızı genişletmekle kalmıyor, aynı zamanda Hubble’ın NASA’nın yeni başlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile gelecekteki çalışmaları için heyecan verici bir araştırma alanı yaratıyor” diyor.
JWST, Hubble’ın halefi olarak tasarlanmasına rağmen, eski teleskobun görevi2026’ya kadar uzatıldı, bu yüzden henüz çok fazla zamanı var.
Hubble’ın astronomların başarmasına izin verdiği rekor kıran keşfi bekleyip görmemiz gerekecek. Bir zamanlar sadece 15 yıl görev yapacağı beklenen bir teleskop için, Hubble’ın üstün başarılarının heyecanı asla eskimez.
Güneş’in 70 Yıllık Suskunluğunun Gizemini Bir Başka Yıldız Çözecek
Güneş’in 70 yıllık Suskunluğunun Gizemini Bir Başka Yıldız Çözecek
Bilim insanları Güneş’in sıradışı bir sessizliğe gömüldüğü, Maunder Minimum adı verilen 73 yıllık döneme ışık tuttu.
17. yüzyıldaki esrarengiz suskunluğun gizemi, HD 166620 adlı bir yıldızın gözlemlerinden elde edilen verilerle çözüldü.
Güneş yaklaşık 11 yılda bir farklı aktivite döngülerine giriyor. Bu döngülerden biri Solar Maksimum diye biliniyor. Bu dönemde Güneş’teki patlamalarda ve koronal kütle atımlarında artış görülüyor.
İkinci döngü olan Solar Minimum’da ise yıldızın yüzeyindeki faaliyetler azalıyor ve patlamalar daha az görülüyor. Güneş patlamaları genellikle Güneş’in diğer bölgelerinden soğuk olan ve siyah noktalar şeklinde görülen Güneş lekelerinde meydana geliyor. Bu nedenle minimum evresinde Güneş lekelerinin sayısında keskin bir düşüş meydana geliyor.
Diğer bir deyişle Güneş, iki evrede de epey farklı özellikler sergiliyor. Ancak yyıldız, 1645’ten 1715’e kadar neredeyse hiç Güneş lekesinin görülmediği sessiz bir dönemden de geçti.
Bu süreç, yaklaşık 7 döngüyü kapsamasına rağmen yıldızın özellikleri hemen hemen aynı kaldı.
Gökbilimciler, uzun süredir bu suskunluğun nedenini araştırıyor. Yeni araştırmadaysa HD 166620 yıldızının da Güneş’inkine benzer bir uyku dönemine girdiği ortaya çıktı.
Bu yıldız, Güneş’in büyüklüğünün ve kütlesinin yaklaşık yüzde 80’ine sahip. Yaklaşık 6 milyar yaşındaki yıldızın da 17 yıllık döngülerden geçtiği anlaşılıyor.
Ancak hakemli bilimsel dergi The Astronomical Journal’da yayımlanan bulgulara göre, 2003’ten beri yıldızda hiçbir leke belirtisi görülmedi. Bu, başka yıldızların da Maunder Minimum dönemlerine girebileceği anlamına geliyor.
Araştırmacılar, yıldızı bu süreç boyunca gözlemlemeye devam edecek. Yıldızın bu süreçten çıktığı sırada Güneş’in suskunluğuna dair önemli bilgiler vereceği düşünülüyor.
Lehigh Üniversitesi’nden fizikçi Anna Baum, “Maunder Minimum’un nedenini gerçekten bilmiyoruz ve bir ipucu için Güneş benzeri yıldızları arıyoruz” ifadelerini kullandı:Maunder Minimum’a benzer bir duruma girdiğine inandığımız bir yıldız belirledik. Bu yıldızı gözlemlemeyi sürdürmek gerçekten heyecan verici olacak.
/NASA’dan Bu Hafta Tarih Kitaplarında Yer Alacak Rekor Bir Keşif Geliyor/
