Mitomanlar

mitomanlar

Mitomanlar. ‘Mitoman‘ kelimesinin henüz anlamını bilmiyorsanız, İngilizce bir kelime olarak değerlendirdiğinizde kulağa ‘Superman, Heman, Spiderman, Batman…vs ‘ gibi bir kahraman adıymış gibi gelebilir. Biz de öyle olmasını arzu ederdik.

Maalesef günlük hayatlarımızda sık sık karşılaştığımız bu mitomanlar; kahraman falan değil yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmiş kimselerdir. Bu kişiler psikiyatride’ mitomani ‘olarak adlandırılan hastalığa yakalanmışlardır. Mitomani Yunanca muthos (efsane) ve latince mania (delilik) kelimelerinin birleştirilmesinden meydana gelmiştir. Psikiyatride ayrıca eudologia fantastica olarak da adlandırılmaktadır.

Mitomani hastalığı ilk kez 1891 yılında Alman doktor Anton Delbrueck tarafından tanımlanmıştır. O zamandan bu zamana üzerinde fazla durulmamış ve çok fazla araştırma yapılmamıştır. Fakat yine de şimdiye dek yapılan araştırmalar bizlere bu hastaların , yalanlarının büyüsüne kendilerinin de kapıldığını göstermiştir. Yalanlarını gerçeklerden ayırt edemeyerek, adeta bir zehir gibi kendi kendilerini büyüleyerek onları zehirlemeye başlamıştır.

En başta kendileri zehirlenir,ardından çevrelerine zehirlerini hızla akıtmaya devam ederler. Başta söylediklerinin yalan olduğunu bilmelerine rağmen, bu yalanlar onları kendi algılarında önemli bir şahsiyet konumuna sokmaya başlar. İşin büyüsü de tam olarak buradadır.

Örneğin; Yeşilçam’ın ve Arzu Film’in bize kazandırdığı 1978 yapımı Neşeli Günler filminde, Şener Şen‘in oynadığı Ziya karakteri mitomanik bir karakterdir. Filmde Münir Özkul ‘un kardeşi olan karakter, hatta filmin yönetmeni Ertem Eğilmez ‘in gerçek hayattaki amcası; yani yaşamış gerçek bir karakterden esinlenerek tasarlanmıştır. Ziya film boyunca, Amerika’ya gittiği ,karşısında 10 metre aslan gördüğü, gerektiğinde bakan bir arkadaşından yardım isteyeceği…vb. tarzında palavralar atıp tutar.

Genelde hiçbir işte dikiş tutturamaz, küs olan karakterler arasında yalan haberler ve duygu sömürüleriyle git-geller yaparak yolunu bulur. Hiç şüphesiz bu da yalanların başka bir türüne örnek verilebilir. Çevresindekiler tarafından o dönemde ‘atma Ziya ‘ şeklinde uyarılar alan Ziya karakteri, yine de oldukça sevimli bir imaj oluşturuyordu. Filmin çekildiği dönemlerde mitomani hastalığı pek yaygn değildi ve o dönemlerde bu tarz insanları seçmek kolaydı.

Gelelim günümüze …Sene 2021…2000’lerin başlarında internetin hayatımızda yer etmesinin ardından, hızla yayılan internet kullanımı, şimdilerde salgın ile birlikte hayatımızın merkezine geldi kuruldu. Artık internet hızı kesmediğinden daha hızlı ve pratik bağlantılara geçiş dönemindeyiz. Haliyle hemen hemen herkesin bir sosyal medya hesabı var,orada sayısız arkadaşlar, sayısız fotoğraf ve hikayeler mevcut.

Artık herkes özel ve büyük işler başarmış birinin veya bir ünlününkine benzer profillere kolaylıkla sahip olabiliyor. Hatta muhteşem photoshop programları, avatar oluştuucuları, perspektif üzerinde oynayabilen uygulamalar kullanarak daha fantastik(hayal ürünü) kişilere dönüşülebilen bir platform sunuluyor insanlara. İnsanlar kendi gerçekliklerinden gittikçe uzaklaşarak bu yalanlara inanmaya başlıyorlar. Kendilerini daha populer, daha güzel veya yakışıklı, belki daha bilgili olarak gösterebiliyorlar.

Kendilerini göstermekle başlayan bu macera, kendilerine tahammülsüzlüklerinin artması ile birlikte, bu devasa yalana inanmakla devam ediyor. Ardından kendileri ve gerçeklikleri ile başbaşa kaldıklarında ;örneğin oradaki arkadaşlıkların gerçek olmadığının ayırdına varmak gibi bunalıma giriyorlar.

Kendilerine dürüst davranmadıklarında, çevrelerine nasıl davrandıklarının aslında pek de önemi kalmıyor. Geçmişte sosyolojik bağlamda ufak bir değerlendirme yapacak olursak, en fazla okuldaki arkadaşlarımızdan birkaç tane ailesinin maddi imkanı yok iken kendini zengin olarak tanıtan arkadaşlar olurdu.Bir gün gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır ve bu onların ruhunda asla kapanmayacak bir yara açardı. Onlar için travmatik bir olay teşkil ederdi. Şu anda ise, sosyal medyadan ötürü herkes bu şekilde yalanlar ile ilişkilerine devam etmeye çalışıyor. Bunun bedelini de kendileri ile başbaşa kaldıklarında fazlası ile ödüyorlar…

Kısaca mitomani ; giderek artan ve internetten dolayı en az corona virüs kadar hızlı yayılan bir hastalık türüdür.Her gün çevremizde mitomanlarla sıklıkla karşılaşır, bazen kendimizi de yalan söylerken yakalarız.Kronik bir vakaya dönüşmeden ve bir mitoman olmadan önce bunu farkedip yüzleşmemiz yararımıza olacaktır.

Yazar: Burcu Kurt

Mitomanlar

0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
9 + 11 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.