Mars’ta Bulunan Boron Suda Çözünmüş Olabilir. NASA tarafından 6 Kasım 2011 tarihinde Atlas V541 roketi ile fırlatılan ve 6 Ağustos 2012’de Mars’a inen “The Curiosity” (Türkçe “Merak”) adlı robottan yeni bir keşif haberi geldi: Kızıl gezegenin yüzeyinde boron var! Buharlaşmış suyun kimyasal imzası olarak görülen boronun bulunması, Mars’ta uzun süre boyunca yaşamı destekleyebilecek yapıda kalmış yeraltı sularının varolmuş olabileceğine işaret ediyor.
Keşfin konumu, boronun çözündüğü yeraltı suyunun ılık ve mikrobiyal yaşamın gelişimine uygun olabileceğini gösteriyor. Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’ndan araştırmacı Patrick Gasda şöyle anlatıyor: “Mars uçuşlarından hiçbirinde daha önce boron bulunmamıştı. Eğer Mars’taki kalsiyum sülfat mineral damarlarında bulduğumuz boron, Dünya’da gördüklerimize benzerse, bu damarları biçimlendiren antik Mars’ın yeraltı suları 0 ilâ 60 derece Celsius arasında sıcaklıklara ve nötr ilâ alkalin arasında değişen pH değerlerine sahip olmuş olabilir.”
Amerikan Jeofizik Birliği’nin Güz Toplantısı’nda yapılan bir basın açıklaması ile duyurulan keşif, büyük heyecan yarattı. Merak adlı robot her 25 metre’de bir kazı yapa yapa Sivri Dağ’a (İng. Mount Sharp) doğru ilerlerken, bir zamanlar Mars’ta varolan antik göllerin ve ıslak yeraltı ortamlarının işaretleri olabilecek şekilde değişen kaya bileşimlerine rastlıyor.
Boronu da Sivri Dağ’ın yamacındaki Gale Krateri’nde bulan Merak, üzerinde taşıdığı lazerli kimyasal analiz kamerası ile minerali tanımladı. Bilimciler bulunan boronun, eskiden söz konusu kratere dolmuş bulunan suyun oluşturduğu krater gölünde çözünmüş olabileceğini düşünüyor.

Gale Krateri’ndeki bir noktanın iki farklı zamandaki görüntüsü: Şİmdi ve milyarlarca yıl önce. (Telif: NASA/JPL-Caltech)
Ekip üyelerinden John Grotzinger şunları ekliyor: “Farklı yüksekliklerde çok değişken bileşimlere rastlıyoruz, tam yerine denk geldik. Böylesi çökelti tabanları birer kimyasal tepkime tetikleyici gibidir. Elementler yeniden düzenlenir. Yeni mineraller oluşur, eskiler çözünür. Elektron dağılımı yenilenir. Dünya’da bu tepkimeler yaşamı destekler. Uzun ve aktif bir su tarihine işaret eden kimyasal karmaşıklık görüyoruz. Kimya ne kadar karmaşıksa, yaşanabilirlik açısından o kadar iyidir. Boron ve kil, elementlerin ve elektronların hareketliliğini vurguluyor ve bu da yaşam açısından iyi.”
Alıntı: bilimfili.com
Kaynak: http://www.lanl.gov/
