Kutsal Ahd Sandığı’nı Barındırdığını İddia Eden Ada Cenneti
Yüzyıllardır, On Emir’i içerdiği söylenen kutsal altın kaplı sandık olan Ahit Sandığı , dini tarihin en büyük gizemlerinden biri olmuştur. Bir zamanlar İsrailoğulları arasında Tanrı’nın varlığını simgeleyen bu nesne, 2500 yıldan fazla bir süre önce tarih kayıtlarından kaybolmuş ve nereye götürülmüş olabileceği konusunda sonsuz tartışmalara yol açmıştır.
Birçok teori Orta Doğu ve Afrika’daki yerleri işaret ederken, şaşırtıcı bir teori, Sandığın binlerce kilometre uzakta, dünyanın en ücra yerlerinden birinde, Solomon Adaları’nın ormanlarında gömülü olabileceğini öne sürmektedir.
Malaita adasındaki yerel geleneklere göre, İsrail’den gelen eski gezginler, iki bin yıl önce 8.000 millik destansı bir kano yolculuğuyla kutsal emaneti okyanusun ötesine taşımış olabilirler.
Bazı dini gruplar, Sandığın sonunda adanın dağlık iç kesimlerinde bir yerlerde, Kral Süleyman Tapınağı’ndan esinlenerek inşa edilmiş kayıp bir tapınağın içine saklandığına inanıyor. Bu teori olağanüstü görünse de, bazı kültürel ipuçları spekülasyonları körüklemiştir.

İsrail Bağlantısı
Solomon Adaları’nın bazı bölgelerinde, yerel halkın İbranice dualar okuduğu, İbranice dilinden parçalar kullandığı ve Davut Yıldızı taktığı bilinmektedir. Bu sıra dışı gelenekler uzun zamandır araştırmacıları ve misyonerleri cezbetmiştir.
Adanın kuzeyindeki Kuzey Malaita bölgesinde, küçük Hristiyan hareketler, Ahit Sandığı’nın bugün hala orada gömülü olabileceğine inanmaktadır. Yerel söylentiler, eski sakinlerin bir zamanlar Yahudi ibadetine benzeyen ritüeller uyguladığı, yoğun yağmur ormanlarında gizlenmiş bir tapınaktan bahsetmektedir.
Kuzey Malaita’daki birçok To’abaita dili konuşan kişi arasında, atalarının İsrail’in Kayıp On Kabilesinden birinden geldiği inancı yaygınlaşmıştır. Bu fikri benimseyen en önde gelen dini hareketlerden biri, 1980’lerde kurulan ve eskiden Derin Deniz Kano Hareketi olarak bilinen Tüm Halkların Dua Meclisi’dir (APPA).
Takipçileri, atalarının yüzyıllar önce Orta Doğu’dan Pasifik’e yolculuk etmiş olabileceğine ve İsrail inancının unsurlarını da beraberlerinde getirmiş olabileceğine inanmaktadır.
Kayıp Tapınak
Film yapımcısı Frank Daifa’nın Kuzey Malaita yağmur ormanlarında gizlenmiş dağınık taş kalıntılarını inceleyen “Kayıp Tapınak Keşfi” adlı belgeselini çekmesinin ardından teoriye olan ilgi arttı. Filmde Daifa, bu alanın manevi anlamı üzerine düşüncelerini paylaşıyor:
“Buradaki tapınağa baktığımızda taşlardan başka bir şey görmüyoruz. Ama güç ve ihtişam yüreklerinizdedir ve Tanrı için zaman ayırmanız gerekir. Çünkü güç ve ihtişamın formülü buradadır, tapınağın burada olmasının sebebi de budur.”
Şüphecilik ve İnanç
Çarpıcı iddialara rağmen, çoğu tarihçi ve arkeolog, Ahit Sandığı’nın eski zamanlarda Pasifik Okyanusu’nu aşmış olabileceğine şüpheyle yaklaşıyor. Şu anda Malaita’yı eski İsrail uygarlığıyla ilişkilendiren hiçbir fiziksel kanıt yok. Ancak inançların kendisi araştırmacıları büyülemeye devam ediyor.
Adadaki inananlar için, Ahit Sandığı’nın dağlarında bir yerlerde saklı olabileceği ihtimali, sadece tarihi bir gizemden daha fazlası. Bu, uzak Pasifik vatanlarını İncil’deki en güçlü efsanelerden biriyle ve binlerce yıldır kayıp olan kutsal bir emanetle bağlayan bir hikaye.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Kutsal Ahd Sandığı’nı Barındırdığını İddia Eden Ada Cenneti
Neolitik Dönem İnsanlarında “Esnek” Cinsiyet Rollerine Dair Kanıtlar Bulundu
