İzotop Analizi, Erken Sömürge Genişlemesi Altında Yaşayan Aborijinlerin Hikayelerini Anlatmaya Yardımcı Oluyor

Gkuthaarn ve Kukatj korucuları, kalıntıları 2015 yılında Normanton Aborjin Mezarlığına yeniden gömdü.

İzotop Analizi, Erken Sömürge Genişlemesi Altında Yaşayan Aborijinlerin Hikayelerini Anlatmaya Yardımcı Oluyor

2015 yılında Queensland’in Gulf Country bölgesinde yaşayan Gkuthaarn ve Kukatj topluluğu üyeleri, bizi 1800’lerin sonunda Normanton kasabası yakınlarında ölen sekiz genç yerlinin iskelet kalıntılarını kazmaya, analiz etmeye ve yeniden gömmeye davet etti.



Kalıntılar, Walter Roth (1861-1933) tarafından satın alındı. Roth bir tıp doktoru, antropolog ve Aborijinlerin ilk Kuzey Koruyucusuydu. Sonunda kalıntıları Sidney’deki Avustralya Müzesine sattı ve 1990’larda Geleneksel Sahiplerine iade etmeden önce neredeyse bir yüzyıl boyunca onları elinde tuttu.

Kalıntılar yeniden gömüldü ancak daha sonra erozyon nedeniyle açığa çıktı; bu da Gkuthaarn ve Kukatj topluluğu üyelerinin bizi kendileriyle işbirliği yapmaya davet etmesine neden oldu.

Archaeologies dergisinde yayınlanan araştırmada; biyoarkeolojik tekniklerin, Avrupa kolonizasyonu nedeniyle yerlerinden edilen bu genç Yerli halkın deneyimlerine ışık tutmaya nasıl yardımcı olduğunu gösteriyoruz.

Ne yazık ki, sekiz kişiden yalnızca birinin adını biliyoruz: Dolly adında genç bir kadın. Roth’un kayıtları Dolly’nin Gkuthaarn ve Kukatj Halkı’nın bir üyesi olduğunu ve öldüğünde Normanton’un yaklaşık 382 km güneyindeki Cloncurry kasabasındaki polis kışlasında (afiş resminde gösterilmiştir) çalıştığını göstermektedir.

Topraklarından sürüldüler
2018 yılında, bu bireylerin beslenme stresi ve bazı durumlarda frengi yaşadığını gösteren bir çalışma yayınladık. Bu bulgular, sömürgeci yayılma sırasında Körfez Ülkesi’nde yaşayan Aborijinlerin deneyimlerine ilişkin diğer kanıtlarla tutarlıdır.

Arkeolojik veriler ve tarihi belgeler, Körfez Ülkesi’ndeki Aborijinlerin 1800’lerin ortalarına kadar toplayıcı olarak yaşadıklarını, topraklarının Avrupalılar tarafından işgal edildiğini ve sığırlarla doldurulduğunu göstermektedir. Sığırlar, toplayıcı bir yaşam tarzı için kritik olan kaynakları tüketmiş ve çatışmalar başlamıştır.

Şiddet ve kaynak kaybı sonucunda, Körfez Ülkesi’ndeki birçok Aborjin kendi topraklarında mülteci durumuna düştü. Normanton gibi kasabaların kenarlarındaki kamplara taşınmaktan başka seçenekleri yoktu. Bu kamplar aşırı kalabalık ve hijyenik değildi ve sonuç olarak birçok kişi bulaşıcı hastalıklardan öldü.

Araştırmamız sırasında birçok Gkuthaarn ve Kukatj halkıyla konuştuk. Yaşlı bir kişi, kalıntılar güvenli bir şekilde çıkarılıp yeniden gömüldüğünde rahatladığını ifade etti:

“Araştırmacılar, üzerine bir muşamba örttüler ve kalıntıları düzenli bir şekilde kazdılar. Güneşten kırılgandılar… Sanki bu kalıntılarla bağlantılı kişilerin ruhları tarafından hoş karşılandığımızı hissettik, sanki yeniden gömülmek istiyorlardı. Yeniden gömülmek istedikleri hissine kapıldık; birkaç kez açığa çıkarılmışlardı.”

Yer değiştirme, hastalık ve diyet hakkında içgörü

Son çalışmamızda; sekiz bireyden altısının dişlerinden stronsiyum, karbon ve oksijen izotoplarını analiz ettik.

İzotop analizi, erken sömürge genişlemesi altında yaşayan Aborijin halkının hikayelerini anlatmaya yardımcı olur
Normanton’un Gulf Plains bölgesi ve Cape York’a göre konumunu gösteren haritalar.İzotop Analizi, Erken Sömürge Genişlemesi Altında Yaşayan Aborijinlerin Hikayelerini Anlatmaya Yardımcı Oluyor

İnsan kemiklerinde ve dişlerinde izotop oranlarının ölçülmesi, bir bireyin ölümünden önceki beslenme şekli ve coğrafi hareketleri hakkında bilgi verebilir. Diş minesinden elde edilen stronsiyum izotop değerlerini bu proje için oluşturulan izotop haritasıyla (“izoscape” olarak adlandırılır) karşılaştırdığımızda, altı bireyin nerede büyüdüğünü görebiliriz.

Dolly’nin stronsiyum değeri, onun Carpentaria Körfezi yakınlarında büyüdüğünü göstermektedir. Bu, Roth’un Dolly’nin Gkuthaarn ve Kukatj Halklarının bir üyesi olduğu önerisiyle tutarlıdır çünkü geleneksel bölgeleri kıyıya kadar uzanmaktadır. Diğer bireylerin stronsiyum sonuçları, Normanton’un doğusunda veya kuzeydoğusunda büyüdüklerini göstermektedir.

Karbon izotopu sonuçları, altı bireyin de ilk yıllarında tropikal bitkiler ve/veya deniz ürünleri ağırlıklı bir beslenme düzenine sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, Dolly’nin karbon değeri, diyetinin özellikle bu tür gıdalar bakımından yüksek olduğunu göstermektedir. Bu da yine Dolly’nin gençken Carpentaria Körfezi yakınlarında yaşamış olmasıyla tutarlıdır.

Elde ettiğimiz oksijen izotopu sonuçları da uluslararası örneklerle karşılaştırıldığında yüksektir. Bu yüksek değerlerin, Körfez Ülkesi’ndeki çevresel koşullar ve Avrupalı yerleşimcilerle birlikte bölgeye yayılan bulaşıcı hastalıkların etkilerinin bir kombinasyonu ile açıklanabileceğinden şüpheleniyoruz.

Dolly’nin diş örneklerinin oluşum zamanları ile stronsiyum ve oksijen değerlerine dayanarak; 2,5 ila 10 yaşları arasında Carpentaria Körfezi’nden Cloncurry bölgesine taşındığını tahmin ediyoruz. Analizlerimiz ayrıca öldüğünde genç bir yetişkin olduğunu göstermektedir.

Bu değerlendirmeler, Roth’un Körfez Ülkesi’nden aktardığı, yerli kızların sıklıkla ailelerinden alınarak Avrupalılar için çalıştırıldığını ve bu kişilerin erken yaşta hastalıklara yenik düşmelerinin yaygın olduğunu belirten raporlarıyla da uyumludur.

Bulgular hakkında konuşan bir Gkuthaarn ve Kukatj kişisi bize şunları söyledi:

“İnsanlarımızın korkunç hastalıklara yakalandığını öğrendiğim için üzgünüm ve çalışma tamamlandığında, bu genç insanlar arkalarında anlatılması gereken böylesine üzücü bir hikaye bıraktılar, böylece sadece Avustralya genelinde değil, özellikle bölgemizdeki Yerli olmayan insanlar bu travmaların 120 yıl sonra bile insanlarımızı etkilemeye devam ettiğini bilecek ve anlayacaklardır.”

Ses
Tarihi belgeler ve çağdaş Gkuthaarn ve Kukatj Halklarından alınan bilgilerle birleştirilen sonuçlarımız, Avrupa kolonizasyonunun, Körfez Ülkesi Aborijinleri üzerindeki yıkıcı etkisine dair bireysel düzeyde yeni bilgiler sunmaktadır.

Avustralyalılar, şu anda Parlamento’da Aborijin ve Torres Boğazı Adalılarının Sesi’nin oluşturulması için bir anayasa değişikliğini tartışıyor. Önerilen değişiklik, Yürekten Uluru Bildirisi’nin kilit tavsiyelerinden biridir. Bir diğer kilit öneri ise Aborijinlerin Avrupa’nın sömürgeci yayılması sırasında yaşadıkları hakkında “hakikatin anlatılması “dır.

Bilim bize Ses’in doğru bir hareket tarzı olup olmadığını söyleyemez. Ancak kalıntılarını incelemekten onur duyduğumuz bu kişilerle ilgili bulgularımız, İlk Uluslar halkıyla birlikte ve onlar tarafından yürütülen bilimsel çalışmaların hakikati anlatma sürecinde paha biçilmez bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu tür çalışmaların, sömürgeleştirmenin şiddetiyle sesleri kısılanların deneyimlerine ilişkin daha fazla gerçeğin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacağını umuyoruz. Gkuthaarn ve Kukatj halkından bir kişinin açıkladığı gibi:

“Yaşlı büyükannem yaşadıklarının korkunç olduğunu söyleyen ve bunu tekrarlamak istemeyen [yani sömürgeci şiddeti sonraki nesillere anlatmak istemeyen] insanlardan biriydi ancak gerçekte neler olduğunu daha iyi anlamamıza yardımcı olması için tekrarlanması gerektiğine inanıyorum. İnsanlar olayın sadece bir tarafını dinliyor. Aborjinlerin sadece refah içinde yaşadığını söyleyen insanlar var ama bunun bir nedeni vardı. Aborjin halkı bu ülke için savaştı. Bunu (sömürgeci şiddeti) aşmanız gerektiğini söyleyen insanlar var ama ben şunu söylüyorum: Unutmayalım.”

Kaynak: İzotop Analizi, Erken Sömürge Genişlemesi Altında Yaşayan Aborijinlerin Hikayelerini Anlatmaya Yardımcı Oluyor

Derleyen: Simge KARA

Aborijinler, Avustralya’ya Afrika’dan gelmiş

İzotop Analizi, Erken Sömürge Genişlemesi Altında Yaşayan Aborijinlerin Hikayelerini Anlatmaya Yardımcı Oluyor

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar