İlk Defa Kayıtlara Geçen “Çamur Kaplı Mumya” Arkeologları Şaşırttı

İlk Defa Kayıtlara Geçen "Çamur Kaplı Mumya" Arkeologları Şaşırttı

İlk Defa Kayıtlara Geçen “Çamur Kaplı Mumya” Arkeologları Şaşırttı

Arkeologlar, antik bir Mısır mumyasını 18 yıl sonra yeni teknolojileri kullanarak yeniden incelediler. Kısa süre önce bunun, çamurla kaplanarak korunmuş  bir bireyin son derece nadir bir örneği olduğunu keşfettiler.

Bu “çamurlu mumya”nın arkasında duran bir teori, daha düşük maliyetli bir “elit öykünme” örneği olmasıdır. Yani  bu döneme ait kraliyet bedenlerinin sarılmasında kullanılan pahalı reçine kabuklarına bir alternatif olarak uygulanmış olabilir.

Yeni Krallığın son döneminden Mısır’ın 21. Hanedanlığı’na kadar(MÖ 1294 – 945) zaman zaman mumyaların  kaplanmasında sert bir reçine kabuğu veya ” hayvan kabuğu” bulunmuştur. Ancak, PLoS ONE dergisinin bildirdiğine göre, Avustralya’dan bilim insanları, aslında daha önce literatürde hiç belgelenmiş çamur sarılı bir mumya keşfetti. Bu durum, sıra dışı cenaze uygulamaları konusunda bilim insanlarının çalışmasında bir ilki oluşturuyor.

Dr Karin: “Tüm dünya koleksiyonlarında bulunan mumyalanmış bedenler, nesillerdir burnumuzun dibinde duruyor. Yeni teknoloji uygulaması, daha evvel bildiklerimize meydan okuyacak tamamen yeni bilgiler ortaya çıkarabilir.” dedi.

Mumya, 1856-1857 yılları arasında Mısır‘a giderken bir kaşif ve politikacı olan Sir Charles Nicholson tarafından satın alındı. 1999’da bir kabuğun varlığını ortaya çıkaran bazı taramalara tabi tutuldu, ancak daha yeni bir teknoloji olan CT taramaları ve kumaşların analizi, mumyanın aslında tamamen kilden bir kılıfla kaplandığını ortaya çıkardı.

Tabutun başlığındaki yazıt, sahibini Meruah adında bir kadın olarak tanımlıyor. Ancak bu adın ona ait olmadığına dair araştırmacıların güçlü şüpheleri var, çünkü yazıt yaklaşık MÖ 1000 yılına ait ikonografiyi içeriyor. Fakat, keten sargıdan alınan tekstil örneklerinin radyokarbon tarihlemesi MÖ 1200-1113 yılları arasında Yeni Krallık’ın sonlarında mumyalanmış birey olduğunu gösteriyor.

Yeni çalışma, kalıntıların bir zamanlar 26 ila 35 yaşları arasındaki bir kadına ait olduğunu, ancak kimliğine dair diğer bilgilerin bir sır olarak kaldığını gösteriyor.

Dr Sowada, “Mumyalama işleminin genel kalitesi ve daha sonra bedeni restore etmek için eklenen masraflar göz önüne alındığında, onun varlıklı bir aileden geldiğini söyleyebiliriz, ancak söyleyebileceğimiz çok az şey var. Radyokarbon tarihleri ​​bize ceset ve tabutunun alakasız olduğunu söylüyor, bu yüzden adının veya statüsünün ne olduğunu bilmiyoruz.”

Mumya ile ilgili görsel sonucu

İster “elit öykünme” örneği olsun, isterse hasar görmüş bir bedeni öbür dünyaya girmeden önce yeniden yapılandırma girişimi olsun, ekip böylesi bir uygulamanın bilimsel bir çalışmada ilk kez belgelendiğine inanıyor. Ancak, çamur kabuklarının kraliyetten olmayan diğer mumyalarda da bulunabileceğinden şüpheleniyorlar.

Müzelerde bulunan mumyalanmış bireylerin önceki BT çalışmalarında keşfedilen ‘reçine’ olarak tanımlanan kabukların yanlış tanımlanmış olabileceğine inanıyoruz. Dr Sowada, çamurun daha uygun maliyetli doğası nedeniyle, bu tür mumyalama yönteminin düşünülenden daha yaygın olması muhtemeldir. “Daha önce yapılan diğer çalışma sonuçlarının, şuanki sonuçlarımız ışığında yeniden incelenmesi gerekecektir ve elbette bu çalışma, her yeni çalışmayı bilgilendirecektir.”

Her iki durumda da, bu nadir bulunan “çamurlu cenaze uygulaması” eski Mısır mumyalama anlayışımıza yeni bir katkı sağladı.

 

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

Kaynak: iflscience

/İlk Defa Kayıtlara Geçen “Çamur Kaplı Mumya” Arkeologları Şaşırttı/

 

 

 

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar