Hayır, Ahtapotlar Uzaydan Gelmiyor !

Bilim insanlarının, donmuş ahtapot yumurtalarının, 540 milyon yıl önce bir meteor üstünde dünyaya taşındığını öne süren bir makale hakkında şüpheleri var.

Aslında ahtapotların donmuş yumurtalarının buzlu bir meteor içinde Dünya’ya gelmiş uzaylı kaynaklı olduğunu söyleyen yeni bir makalenin sonuçlarına inanmak istiyorum. İnsanların da uzaylı olduklarına inanmak istiyorum – dünyaya 540 milyon yıl önce çökmüş olan ve evrimi vahşi yönlere iten dünya dışı bir virüsün son torunları… Evrenin, gezegenlerden gezegene hiç bitmeyen bir kozmik sıcak patates oyunundaki hayatın aynı yapı taşlarını deviren dev bir biyosfer olduğuna inanmak istiyorum.

Bunlara inanmak istiyorum çünkü onlar havalı ve büyüleyiciler – ama muhtemelen yapmamalıyım. Çünkü şu anda, bunlardan hiçbiri için neredeyse hiç kanıt yok. Ve bu araştırmaya dahil olmayan araştırmacıların, sonuçlar hakkında ciddi çekinceleri vardır.

Yine de bu, 33 yazardan oluşan bir ekibin, tüm bu şeyleri ve daha fazlasını öne süren yeni bir makale yayınlamasına engel olamadı. 13 Mart’ta Biyofizik ve Moleküler Biyoloji Progress dergisinde yayınlanan makalenin, olağandışı bir tezi vardı: Kambriyen patlaması [ en modern hayvan gruplarının ilk olarak 540 milyon yıl önce fosil kayıtlarında ortaya çıktığı ani biyo-çeşitlilik patlaması ] bir meteor etkisiyle yeryüzüne çarpan dünya dışı bir virüsün doğrudan sonucuydu.

Yeni makale, panspermi hipotezi olarak bilinen yaşamın kökenleri hakkındaki tartışmalı bir teoriyi yeniden canlandırıyor. İlk olarak bu çalışmanın yazarları ve 1970’lerde bir meslektaşı tarafından önerilen bu hipotez, bildiğimiz kadarıyla biyolojik yaşamın Dünya üzerinde bağımsız bir şekilde evrimleşmediğini, ancak tarih boyunca çeşitli zamanlarda gezegenimizi tohumlayan ve hayat taşıyan kuyruklu yıldızlardan “tohumlanmış” olduğunu öne sürüyor.

Bu kuyruklu yıldızlar Dünya’ya, diğer gezegenlerde ortaya çıkmış virüsler gibi, dünyadışı tardigratlar gibi dayanıklı mikroorganizmalar veya yeni çalışmaların da gösterdiği gibi, diğer dünyalardan döllenmiş hayvan yumurtalarını da içeren yeni yaşam formları getirebilirdi.

Odadaki ahtapot :

Yazarlar panspermi hipotezine dair kanıtlar için yeni makaleler yazdılar, şüphecilerin sadece ahtapotlara bir bakması yetiyordu.

Çalışma yazarlarına göre, ahtapotlar karmaşık sinir sistemlerine, kamera benzeri gözlere ve soyağacında emsalsiz ve aniden gelişen bir kamuflaj kapasitesine sahiptir. Yazarlarına göre bu uyarlamaların genleri ahtapot atalarından gelmiş gibi görünmüyor; fakat “bu özelliklerin [evrimleşme] açısından karadan evrim anlamında çok uzak bir gelecekten alındığını ileri sürmek akla yatkındır; veya daha akla yatkın olarak kozmostan.

“Makalede ortaya konan bir teoride, yazarlar, Kambriyen patlamasının başlangıcında buzlu bir kuyrukluyıldızın üzerindeki döllenmiş ahtapot yumurtalarının denize çarptığını öne sürüyorlar. Bir başka açıklamada ise, dünya dışı bir virüsün, erken kalamar popülasyonunu enfekte ederek, onları bugün bildiğimiz ahtapotlara hızla ulaşmasına neden olabileceğini öne sürüyor.

Diğer araştırmacılar bu teoriyi kabule yatkın değildi. “erken biyolojinin büyüleyici olduğuna hiç şüphe yok- ama bence bu her neyse üretkenliğe aykırı” diyor Portland State Üniversitesi’nde bir biyolog ve biyoloji profesörü olan Ken Stedman, Live Science’a verdiği demeçte. “Bu yazıda yer alan iddiaların çoğu spekülatif ötesi, hatta literatüre bile bakmıyor”.

“Örneğin, Stedman, 2015 yılında ahtapot genomunun haritalandığını söyledi. Gerçekten de bir çok sürpriz içeriyor olsa da, bulgumuza göre, ahtapot sinir sistemi genleri, kalamardan yalnızca 135 milyon yıl önce – Kambriyen patlamasından sonra – ayrılmasından kaynaklanıyordu.

Stedman, retrovirüsler olarak bilinen RNA tabanlılar gibi bir virüsün, bir kalamarı bir ahtapot haline getirmesi için, virüsün kalamarın zaten çok bol olduğu bir dünyada evrim geçirmesi gerektiğini ekledi.

Stedman, modern retrovirüslerin enfekte oldukları konakları hakkında son derece spesifik olduklarını belirtti. Fakat uzaydan gelen bir retrovirüs Dünya’ya özgü yaratıklar için özel bir şey olmayacaktı ve “kesinlikle bir kalamar gibi bir şey için yeterince spesifik değil; bize bütün bu göktaşlarını fırlatan inanılmaz derecede yakın olan bir gezegende büyük miktarda mürekkep balıkları olmadıkça… Ama bence bu tür bir varsayım pek de olası değil, “diyor Stedman.

Almanya’daki Max Planck Moleküler Genetik Enstitüsü’nden bir virolog olan Karin Mölling, bu düşünceyi yeni makalenin yanında yayınlanan bir yorum bölümünde dile getirdi.

Yeni çalışma, evrenin gezegenimiz üzerindeki etkisini yeni yollarla düşünmek için “çok yararlı” olmakla birlikte, bulguları “ciddiye alınamaz,” diye yazıyor Mölling. “Bunun için hiçbir kanıt yok.”

Kaynak : Livescience by Brandon Specktor, Mayıs 17, 2018

Web Sayfası : https://www.livescience.com/62594-octopuses-are-not-aliens-panspermia.html

Çeviri : M.Mustafa Çiftçioğlu

103 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
6 + 11 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.