Hasarlı Dokunun İyileştirilmesinde Yeni Bir Yol Keşfedildi
Dünyada bulunan tüm canlılar, yenilenme yeteneğine sahip. Örneğin bir insan, hayvan ya da bitkinin zamanla restore edildiğini bilmeyen yoktur. Tüm bu süreç için gen ekpresyonunu düzenleyen bazı mokeküller bulunmakta.
Ancak bazı araştırmacılar, bu ekspresyonun düzenlenmesinde önemli bir bileşenin daha olduğunu keşfetti. Vücutta pek çok şeyden sorumlu olan minerallerin, gen ekspresyonunu düzenlemede önemli bir rolü olduğu belirtildi.
Mineraller’in doku iyileştirmede önemli bir yeri var

Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’ndeki araştırmacılar ile Texas A&M Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, yürüttüğü bir çalışma sonucunda minerallerin gen ekspresyonunu düzenlemede kritik bir yeri olduğunu söyledi.
Bir hücrenin yapması gereken protein sayısını kontrol ettiği belirtilen minerallerin, doku yenilenmesini teşvik etmesiyle hücresel kimliği yeniden tanımladığı sonucuna varıldı. Gelecekte çalışmaların (mineral tıbbı) bir parçası olarak gösterilen projede, pek çok alanda etkin rolü bulunan mineralin hasarlı dokuyu iyileştirebileceği belirtildi.
Minerallerin halihazırda vücudun binlerce biyolojik fonksiyonunun düzenlenmesine önemli bir yeri olduğu bilinirken, yapılan yeni çalışmalar bunun daha da fazlasının yapılabileceğini gösteriyor. Konuya ilişkin olarak Biyomedikal Mühendisleri’nden Gaharwar, çalışmanın etkisinin geniş kapsamlı olduğunu, minerallerin hücresel aktivitenin istenen düzenlemesini elde etme etkisini anlamanın, rejeneratif tıp, ilaç dağıtımı ve immünomodülasyon için klinik olarak ilgili terapötikler geliştirmek için yeni yollar açma konusunda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
Kaynak: https://www.webtekno.com/
Daha Fazla:
Deri Hücrelerini 30 Yıl Gençleştirmenin Yolu Bulundu
Yeni araştırmaya göre bilim insanları, insan deri hücrelerindeki yaşlanmayı 30 yıl geriye döndürmenin yolunu buldu.
Yeni yöntem, önceki yeniden programlama yöntemlerine kıyasla zamanı daha da geriye çekebilirken, bunu yaparken hücrelerin işlevini yitirmesine de neden olmuyor.
Araştırmacılar, daha yaşlı hücrelerin işlevini kısmen geri kazandırmanın yanı sıra biyolojik yaşı azaltmayı da başardıklarını belirtti.
Cilt yarası simülasyonuyla deneyler yapan araştırmacılar, kısmen gençleştirilen hücrelerin genç hücrelere daha benzer davranış belirtileri gösterdiğini gözlemledi.
Akademik eLife dergisinde yayımlanan araştırma, bulguların henüz erken aşamalarda olmasına rağmen nihayetinde rejeneratif tıpta devrim yaratabileceğini öne sürüyor.
Epigenetik araştırma programının ekip lideri Profesör Wolf Reik, çalışmanın “çok heyecan verici sonuçları” olduğunu söyledi.
Reik, “Sonunda yeniden programlama yapmadan gençleşen genleri tanımlayabilir ve yaşlanmanın etkilerini azaltmak için özellikle bunları hedef alabiliriz” diye ekledi.
