Güney Yarımküre Buzullarında Plütonyum İzotop Anomalileri Bulundu

Güney Yarımküre Buzullarında Plütonyum İzotop Anomalileri Bulundu

Güney Yarımküre Buzullarında Plütonyum İzotop Anomalileri Bulundu

Bilim insanları Güney Yarımküre’deki buzullarda ve anomalilerinde büyük miktarlarda plütonyum buldular. Bu element genellikle nükleer testler, çeşitli kazalar ya da radyoaktif elementler içeren uyduların düşmesi sonucunda çevreye yayılmaktadır.

Buzullar tatlı su kaynaklarının sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, küresel ısınma nedeniyle erimeleri su seviyelerinin yükselmesine veya kaynakların azalmasına yol açabilir.

Radyoaktif maddeler buzullarda kriyokonit adı verilen koyu renkli tortular halinde birikir. Bu tortular radyonüklidler, ağır metaller, pestisitler, mikroplastikler ve antibiyotikler içerir. Ekosistemler için tehdit oluşturan da bu birikintilerdir.

Polonya Bilimler Akademisi Nükleer Fizik Enstitüsü’nden bilim insanları Güney Yarımküre’deki buzullarda biriken kriyokoniti inceledi. Sadece plütonyum konsantrasyonundaki farklılıkları değil, aynı zamanda kazaların neden olduğu anomalileri de buldular. 

Bir buzulun yüzeyinde plütonyum izotoplarının birikmesini gösteren diyagram
Bir buzulun yüzeyinde plütonyum izotoplarının birikmesini gösteren diyagram

Uzmanlar, bir maddenin içindeki çeşitli bileşenlerin konsantrasyonunu belirlemeyi mümkün kılan bir çalışma olan kütle spektrometresinin yeni yöntemlerini kullandılar.

İncelenen örnekler dünyanın dokuz bölgesindeki 49 buzuldan alınmıştır. Sonuçlar, Kuzey Yarımküre’deki plütonyum izotop konsantrasyonunun Güney Yarımküre’dekinden çok daha yüksek olduğunu gösterdi.

Bilim insanları bu durumu, nükleer silah denemelerinden kaynaklanan serpintinin yarımküreler arasında eşit olmayan bir şekilde yayılmasına bağlıyor.

Araştırmacılar ayrıca, büyük olasılıkla 1996 yılında Sovyet Mars-96 uzay sondasının düşmesinden kaynaklanan fazla miktarda plütonyum-238 buldular. Jeneratörü bu kimyasal elementi içeriyordu ve bu da maddenin yüksek konsantrasyonunu açıklıyor.

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

Kaynak: YAŞAM- Güney Yarımküre Buzullarında Plütonyum İzotop Anomalileri Bulundu

Dünya, Üçüncü Nükleer Çağın Eşiğinde mi?

Dünya, Üçüncü Nükleer Çağın Eşiğinde mi?

Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetler Komutanı Amiral Sir Tony Radakin’e göre dünya “üçüncü bir nükleer çağın” eşiğinde. Bu alarmı veren ilk kişi o değil. Son yıllarda bir dizi düşünce kuruluşu ve araştırmacı yeni bir atom çağının kapıda olduğunu iddia etti. Ancak bu yeni “çağ” tam olarak nedir ve daha önce gelen iki aşama neydi?

Birinci Nükleer Çağ (1945 – 1991)

Birinci Nükleer Çağ, esasen nükleer silahların ortaya çıkışı ve ABD ile Sovyetler Birliği’nin rekabet halindeki süper güçleri ile karakterize edilen Soğuk Savaş dönemiydi.

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar