Fiziksel Bedenimiz Olmasa Da Varlığımızı Uzaya Işınlamanın Yolu Açıldı

Fiziksel Bedenimiz Olmasa Da Varlığımızı Uzaya Işınlamanın Yolu Açıldı

Fiziksel Bedenimiz Olmasa Da Varlığımızı Uzaya Işınlamanın Yolu Açıldı

20 yılı aşkın bir süredir uzayda sürekli bir insan varlığı var. Şimdiyse bilim kurgularda gördüğümüz bir teknoloji ilk kez uygulandı: Bir doktor Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) hologram olarak ışınlandı.

Şimdilik Star Trek serilerindeki üst düzey Acil Tıbbi Hologram seviyesinden bahsetmiyoruz, ancak bu kesinlikle önemli bir atılımdır. NASA uçuş cerrahı Dr Josef Schmid, AEXA Aerospace’den Fernando De La Pena Llaca ve ekipleri ile birlikte Avrupa Uzay Ajansı astronotu Thomas Pesquet ile sohbet etmek için yörüngeye holografik olarak gönderildi.

Yaklaşım, bir Microsoft Hololens Kinect kamerası ve AEXA’nın özel yazılımıyla birleştirildi. Canlı olarak gerçekleşen bir konuşmada ISS içindeki kişilerin yüksek kaliteli 3D modellerinin gönderilmesi sağlandı. Birbirlerinin 3 boyutlu modelleri ile neredeyse oradaymış gibi etkileşime girdiler.

İnsanları uzaya ve uzaydan Dünya’ya holoport etme(holografik olarak gönderme) yeteneği, ISS’deki mürettebat ile yer kontrol ekibi arasında tıbbi acil durumlarla, özel psikiyatrik seanslarla başa çıkma potansiyeli sunarak daha gerçekçi ve etkileşimli fiziksel ve psikolojik konferanslara, aile toplantılarına ve daha fazlasına kapı açıyor.  

Dr Schmid yaptığı açıklamada, “Bu, geniş mesafeler arasında tamamen yeni bir insan iletişim biçimidir” diyor. “Bu ayrıca, insan varlığımızın gezegenin dışına seyahat edebilmesinin yepyeni bir yolu olan bir insan keşfidir. Fiziksel bedenimiz orada değil; ama insan varlığımız kesinlikle orada.”

“Uzay istasyonunun 28.000 km hızla seyahat etmesi ve Dünya’nın 400 km üzerindeki yörüngede sürekli hareket halinde olması önemli değil, astronot üç dakika veya üç hafta sonra da geri gelebilir. Ancak sistem çalışırken, biz o noktada, uzay istasyonunda canlı yayında olacağız.” diye belirtti.

Holoportation, Microsoft tarafından son altı yılda geliştirildi, ancak uzayda ilk kez kullanılıyor ve böylece Dr Schmid ve şirketi Dünya’dan sanal olarak taşınan ilk insanlar oldu. Bu teknolojinin bir sonraki adımı, onu artırılmış gerçeklikle birleştirmek ve böylece telementorlamanın gerçeğe dönüşmesidir. Örneğin, deneylere yardımcı olmak için teknik uzmanlık astronotlara canlı olarak aktarılabilir.

“Üzerinde çalıştığınız her yere en iyi eğitmeni veya özellikle karmaşık bir teknolojinin gerçek tasarımcısını yanınıza getirebileceğinizi bir hayal edin. Ayrıca artırılmış gerçekliği dokunma duyusuyla birleştireceğiz. Bir ameliyat sırasında çalışan en iyi iki cerrah gibi, cihaz üzerinde birlikte çalışabilirsiniz. Bu, en iyi ekibin kritik bir donanım parçası üzerinde birlikte çalıştığını bilerek herkesin içini rahatlatır,” diye ekledi. 

Holoportation, Mars gibi daha uzaklardaki uzay misyonları için uzun mesafeli seyahatin geleceği ile son derece kullanışlı olabilir, ancak bu teknolojiden yararlanabilecek tek yer burası değil. Antarktika’dan uzak adalara ve dağlara kadar bu gelişen teknolojinin çok sayıda ilgi çekici uygulaması olabilir. Hologramların çağı başladı.

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

Mucit Programcı, Dedesinin Bilincini Bir Robota Yükledi ve Onunla Konuştu

Bilet Fiyatı 125 Bin Dolar Olan Uzay Balonunun İç Tasarımı Paylaşıldı

/Fiziksel Bedenimiz Olmasa Da Varlığımızı Uzaya Işınlamanın Yolu Açıldı /

 

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar