Evrim, Sanılanın Aksine ‘Rastgele’ Olmayabilir

Evrim Sanılanın

Evrim, Sanılanın Aksine ‘Rastgele’ Olmayabilir

Bilim insanları, yayımladıkları yeni araştırmayla birlikte evrimin ‘rastgeleliğini’ yeniden sorgulattı. Yapılan araştırmada aynı türdeki yapraklar, birbirbirinden bağımsız bölgelerde yetişen bir bitki türünde görüldü.

Bilim dünyasında büyük kabul gören evrim teorisi, bugüne kadar genellikle ‘rastgelelik’ üzerine tartışılıyordu. Teori, uzunca süredir türlerin göç ya da türler arası yatay gen aktarımı gibi çeşitli nedenlerden dolayı rastgele mutasyonlar ve çevresel faktörler tarafından şekillendirilmesi olarak kabul ediliyor, bu nedenle de büyük ölçüde tahmin edilemez olarak görülüyordu.

Yale Üniversitesi ve Kolombiya Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmaysa bu durumun pek de öyle olmayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, spesifik bir bitki soyunun neotropik bölgesi boyunca dağılmış dağlık yerlerde art arda üç benzer yaprak tipini birbirinden bağımsız olarak geliştirdiğini keşfetti.

Birbirinden bağımsız bölgelerde aynı tür yapraklar görüldü:

bitki

Bilim insanlarının yeni keşfi, özellikle Kuzey Amerika’da görülen Vibarnum türü bitkilerin bir üyesi olan Oreinotinus ile sağlandı. Söz konusu bitkinin bazı örneklerinde büyük ve tüylü yapraklar, bazılarındaysa küçük ve yumuşak yüzeyli yapraklar görülüyordu. Bilim dünyası, bitkinin yapraklarındaki bu ayrılığın her iki yaprak formunun da bitki türünün tarihinin erken dönemlerinde evrimleştiğini ve daha sonra kuşlar sayesinde çeşitli bölgelere yayıldığını öngörüyordu.

Fakat bilim insanları, türlerin dağılımıyla birlikte bu yaprak formlarının farklı bölgelerde birbirinden bağımsız olarak evrimleşme olasılığını araştırmak istedi. Her biri benzersiz, endemik bir Oreinotinus türü içeren 11 dağlık alanı belirledi. Bu alanlar, birbirlerinden tamamen bağımsızlardı. Toplamda 40 Oreinotinus türü üzerinde çalışan bilim insanları, sadece dördünün 11 alanda birden mevcut olduğunu gördü.

Öte yandan 11 alandan dokuzunda en az iki yaprak formu, dördünde üç ve birinde (Meksika’nın Oaxaca kenti) tam dört farklı yaprak formu görüldü. Yapılan simülasyonlar ve geliştirilen modeller ile birlikte bu yaprak türlerinin bitki türünün dağılmasından önce evrildiği teorisi rafa kaldırılmış oldu. Zira rastgelelik, birbirinden bağımsız alanlardaki dokuz bölgede aynı formların görülmesini tek başına açıklayamıyordu. Yani yapraklar, birbirlerinden bağımsız bir şekilde farklı bölgelerde aynı şekilde evrilmişti.

‘Çoğaltılmış radyasyon’ olarak anılan bu durum, daha önce Karayipler’deki Anolis kertenkeleleri, Afrika yarık göllerindeki çiklit balıkları ve Hawaii’deki örümceklerde de görülmüştü. Yeni keşif ile birlikteyse bu durum, ilk kez bitkilerde de görülmüş oldu.

Çoğaltılmış radyasyon nedir?

Çoğaltılmış radyason, benzer form kümeleri farklı bölgelerde tekrar tekrar aynı şekilde gelişmesi durumunu tanımlıyor. Örnekle açıklamak gerekirse, Sünger Bob’lardan oluşan beş farklı grup, bir anda okyanusun birbirinden tamamen farklı bölgelerine gönderildiğini düşünelim. Bu gruplar birbirleriyle bir daha asla yan yana gelmeyecekler. Ayrımdan milyonlarca yıl sonra da her beş grubun olduğu bölgede türleşme meydana gelecek. Fakat bu beş grup, evrimde kabul edilen çeşitli koşullara bağlı rastgele mutasyonlar geliştirmek yerine, tamamen orijinal Sünger Bob grubuna bağlı şekilde gelişecek.

Kaynak: https://www.webtekno.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
22 + 25 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çok Okunan Yazılar