Evrenin En Eski Yıldızı mı Keşfedildi?

Büyük Patlama’dan sonra ortaya çıkan yıldızların keşfedildiğini her duyduğumuzda onları genel olarak evrenin çok uzak noktalarında bulabiliyoruz. Ancak astronomlar yeni bir şey keşfetti ve bu kadar iddialı olmakta haklılar.

13,5 milyar yıllık bir yıldız ve tam olarak burada, kendi Samanyolu Galaksimizde. Buna 2MASS J18082002-5104378 B deniyor ve evrendeki en eski yıldızlardan biri olabilir.

Çok erken evrende, metal yoktu. Metal, yıldızların ilk nesillerinin kalplerinde dövülerek oluştu. Sonrasında yıldızlar, metalleri uzaya fırlattı.

Bu malzeme daha sonra yeni yıldızların oluşumuna karıştı. Her sonraki nesil, ulaştığı yerlerde daha da büyüdü. Daha genç olan yıldız, daha büyük metal içeriğine sahip oldu. (Güneş çevresinde, Büyük Patlama sonrasında, 100.000 nesilden beri bulunuyor.)

2 MASS J18082002-5104378 B, keşfedilen herhangi bir yıldızın en düşük metalikliğine sahip. Yani Dünya’nın metalikliğinin yaklaşık yüzde 10’una sahip. Aynı zamanda Güneş kütlesinin yaklaşık yüzde 10’una sahiptir. Yani hidrojen yakma alt sınırının altında kalıyor.

Bu keşif, galaksimizin yıldız yoğunluğunun daha önce tahmin edilen 8-10 milyar yıldan daha eski olduğu anlamına gelebilir.

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden astrofizikçi Andrew Casey: “Bu kadar düşük bir kütleye sahip olmayan ve hiç rastlamadığımız bir yıldız keşfettik. Aynı zamanda çok az metale sahip olması dikkatimizi çekti. Bu keşif bize, evrendeki ilk yıldızların uzun zaman önce ölen büyük yıldızlar olması gerekmediğini söylüyor. Bu antik yıldızlar, çok küçük miktarlarda materyallerden oluşabilir. Bu da Büyük Patlama’nın bugün hala varlığından kısa bir süre sonra dahi bu kalıntıların hala bir kısmına sahip olduğu anlamına geliyor. Bu bize erken evrende yıldız oluşumu için yeni bir bakış açısı sunuyor.” dedi.

İnanılmaz derecede küçük boyutu ile 2MASS J18082002–5104378 B’nin, Samanyolu’nda bu kadar uzun süre fark edilmeden kalmayı başarması oldukça normal. Bu keşif oldukça zayıf bir olasılıktı.

Görülmesinin tek nedeni ise ikili bir arkadaşının olmasıydı. Gökbilimciler bu yıldız üzerinde çalışırken 2 MASS J18082002-5104378 B’nin sönük hareketini fark etti.

Daha yakın spektroskopik analiz (Maddenin özelliklerinin, soğrulan ve salınan parçacıklar, ışık veya ses aracılığı ile incelenmesi.), rekor kıran düşük metalliliğini ortaya çıkardı. Samanyolu’nun ince diski içindeki yörüngesinin (yıldızın yoğun dönüşü) analizi de bunun Samanyolu’na özgü olduğunu ortaya çıkardı.

Onun varlığı, çok eski bir yıldızın neye benzediğine dair popüler kavramlara meydan okuyor. Çok büyük değiller. Uzaktalar ve muhtemelen çoktan öldüler. Şimdiye kadar da gitmişlerdir. Bu bilim insanlarının ortak olduğu bir görüştür.

Aslında, hesaplamalara göre, küçük bir yıldız muhtemelen trilyonlarca yıl yaşayabilir.

Casey: “Büyük yıldızlar, hızlı yaşar ve genç ölür. Ancak daha küçük yıldızlar -Güneş’ten %20 daha hafif olanlar- kolayca 13 milyar yıl yaşayabilir. Sorun şu ki, astronomlar, evrendeki ilk yıldızların masif olduğunu ve bu nedenle hiçbirinin günümüze kadar hayatta kalamayacağını düşünüyordu. Bu keşif her şeyin değişmesine neden oldu. Eski yıldızların da çok düşük kütleli olabileceğini gösterdi. Bu keşif de evrendeki en eski yıldızların bir kısmının günümüzde de varlığını sürdürebileceğini düşündürttü ” dedi.

Bu şekilde Kırmızı Dev (HE 1523-0901) olarak Samanyolu’nun etrafında dolaşan birkaç antik yıldız vardır. Bazı ışık halkası ile çevrili galaksilerin yaşı 14,5 milyar yıl olarak hesaplanmıştır. Örneğin Methuselah Yıldızı, oldukça gizemlidir. Çünkü evrenin yaşıyla çelişir.

Küçük boyutu ve düşük metalikliği ile 2 MASS J18082002-5104378 B hepsini geride bırakıyor. Bileşimi, birkaç nesil yıldız tarafından dönüştürülmeden önce, Büyük Patlama’dan sonra evreni dolduran malzemeye çok daha yakındır.

Çok küçük ve zor görülmesi nedeniyle orada daha fazla sayıda küçük ve zayıf olan metalsiz yıldızın olacağı düşünülüyor. Casey’in ifadesiyle keşif oranı ‘yok denecek kadar düşük’tür. Ancak 2 MASS J18082002-5104378 B’nin varlığı, diğerlerinin var olabileceğini düşünmek için çok iyi bir kuramsal ve gözlemsel neden sunuyor.

“Bu sistem gibi eski görünümlü yıldızları aramaya devam etmemiz gerekiyor. Bu yıldızlar son derece nadirdir. Aslında samanlıkta iğne aramaya benziyor. Ancak, ileri teknolojiye sahip teleskoplardan gelen büyük miktardaki veriler sayesinde yıldızların evrende nasıl oluştuğunu anlamaya her zamankinden daha yakınız.”

Ekibin araştırması, Astrofizik Dergisi’nde yayınlanacak ve ön baskı kaynağı arXiv’de eksiksiz olarak okunabilir.

Kaynak: https://www.bizsiziz.com/astronomers-have-detected-one-of-the-oldest-stars-in-the-entire-universe/?fbclid=IwAR3mP3gniFB5XMR30zYAmmQJEkzP5vK6A_0X43OPsTEL6px5qzGvtf4Ppgk

https://arxiv.org/abs/1811.00549

Çeviri: Tuğba Aydın

78 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
16 + 4 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.