Einstein bunu bir asır önce öngörmüştü — Uzay-zamanın bükülmesi, gizli gezegenlerin yeni bir sınıfını ortaya çıkardı mı?
NASA’nın Geçiş Yapan Ötegezegen Araştırma Uydusu (TESS), başka bir yıldızın etrafında dönen Jüpiter benzeri bir gezegene ait kanıtlar yakaladı. Üstelik bunu, doğrudan Albert Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı’ndan çıkan bir yöntem olan kütleçekimsel mikromercekleme (gravitational microlensing) sayesinde başardı.
Bu yöntem, TESS tarihinde bir ilk olmasının yanı sıra, uydunun gelecekte keşfedebileceği tamamen yeni bir gezegen sınıfının kapısını aralıyor.
“TESS fırlatıldığında, kimse onun bu tür bir gezegeni keşfedebileceğini düşünmüyordu,” diyor New Mexico Üniversitesi profesörü Diana Dragomir, NASA’nın yayımladığı basın açıklamasında.
“Bu keşif, TESS verilerinde daha önce aramayı hiç düşünmediğimiz başka mikromercekleme gezegenlerinin de saklanıyor olabileceğini gösteriyor.”
Keşfi duyuran araştırma, 1 Temmuz 2026 tarihinde Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlandı.
TESS Normalde Yakın Yörüngelerdeki Gezegenleri Avlıyor
TESS bugüne kadar 800’den fazla yeni ötegezegen keşfederek adeta bir gezegen avcısı haline geldi.
Ancak normal şartlarda TESS, yıldızlarına oldukça yakın yörüngelerde dönen gezegenleri bulabiliyor. Bunun nedeni, uydunun geçiş (transit) yöntemi kullanacak şekilde tasarlanmış olmasıdır.
Bu yöntemde bir gezegen, Dünya’dan bakıldığında yıldızının önünden geçerken yıldızın parlaklığında çok küçük bir azalma meydana gelir. Astronomlar da bu düzenli ışık düşüşlerini analiz ederek gezegenlerin varlığını tespit eder.
Gaia23bra b TESS’in Alışılmış Keşiflerinden Çok Farklı
Yeni keşfedilen süper Jüpiter, Gaia23bra b adıyla anılıyor.
Bu gezegen, yıldızının etrafında Güneş ile Jüpiter arasındaki mesafeye yaklaşık eşit uzaklıkta dolanıyor.
Daha da dikkat çekici olan ise sistemin Dünya’dan yaklaşık 40.000 ışık yılı uzaklıkta bulunması.
Bu mesafe, TESS’in normalde gezegen keşfedebildiği yaklaşık 150 ışık yıllık bölgenin çok ötesinde yer alıyor.
Einstein’ın Uzay Zamanı Bükmesi Bu Keşfi Mümkün Kıldı
Bu olağanüstü keşfi mümkün kılan olayın adı kütleçekimsel mercekleme.
Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı’na göre büyük kütleli cisimler, çevrelerindeki uzay-zaman dokusunu büker.
Bu bükülme, arkadaki yıldızlardan gelen ışığın yolunu değiştirir ve dev bir büyüteç gibi davranarak ışığı güçlendirir.
Bu olayda:
Gaia23bra b ve ev sahibi yıldız,
çok daha uzakta bulunan başka bir yıldızın önünden geçti,
uzay-zamanı büktü,
arka plandaki yıldızın ışığını geçici olarak büyüttü,
böylece astronomlar normalde görünmeyen gezegeni tespit edebildi.
Çift Mercek Etkisi Gizli Gezegeni Ele Verdi
Gökyüzünde yıldızlar sürekli birbirlerinin önünden geçer ve bu nedenle merceklenme olayları sıkça yaşanır.
Fakat bu olayı özel yapan şey, uzaktaki yıldızın ışığının iki kez büyütülmesiydi.
İlk büyütme ön taraftaki yıldız tarafından oluşturuldu.
İkinci büyütme ise Gaia23bra b tarafından meydana geldi.
İşte bu çift mercek etkisi, gizli gezegenin varlığını ortaya çıkardı.
Mikromercekleme Son Derece Nadir Kullanılan Bir Yöntem
Bugüne kadar keşfedilen tüm ötegezegenlerin yalnızca %5’inden daha azı mikromercekleme yöntemiyle bulundu.
Üstelik bu olaylar yalnızca bir kez gerçekleşiyor.
Yıldızlar yollarına devam ettiği için aynı merceklenme olayını yeniden gözlemlemek neredeyse imkânsız.
Araştırmanın başyazarı ve New Mexico Üniversitesi doktora öğrencisi Mallory Harris bunu esprili bir şekilde şöyle anlatıyor:
“Mikromercekleme olayları bir kez gerçekleşir ve sonra sonsuza dek kaybolur. Şaka yapıyorum ama muhtemelen Dünya benzeri ilk gezegeni mikromerceklemeyle keşfedeceğiz, sonra da yalnızca arkasından el sallayacağız çünkü onu bir daha asla göremeyeceğiz.”
Buna Rağmen Bilim İçin Son Derece Değerli
Harris’e göre bu yöntemin en büyük avantajı, uzak yörüngelerde bulunan küçük gezegenleri de keşfedebilmesi.
“Mikromercekleme sayesinde daha küçük kütleli, yıldızlarından daha uzak yörüngelerde bulunan gezegenleri, hatta yaşanabilir bölgelerde yer alan dünyaları bile keşfedebiliyoruz.”
Transit yöntemi ile kütleçekimsel mikromerceklemenin birlikte kullanılması, astronomların şimdiye kadar ulaşamadığı birçok farklı gezegen türünün keşfedilmesini mümkün kılıyor.
Gaia ve TESS Birlikte Çalışarak Başardı
Bu keşif, farklı uzay teleskoplarının birlikte çalışmasının ne kadar önemli olduğunu da gösteriyor.
TESS’in bu gezegeni bulabilmesi, öncelikle Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia uzay teleskobunun merceklenme olayını fark etmesi sayesinde mümkün oldu.
Samanyolu Galaksisi’ni üç boyutlu olarak haritalayan Gaia, geniş görüş alanı sayesinde astronomlara nereye bakmaları gerektiğini gösterdi.
Ardından daha hassas gözlemler yapabilen TESS devreye girerek Gaia’nın tek başına göremediği ayrıntıyı ortaya çıkardı: Gizlenmiş bir gezegen.
Sonuç olarak bu keşif, iki farklı uzay teleskobunun güçlü yönlerinin birleştirilmesi sayesinde mümkün oldu ve gelecekte benzer yöntemlerle bugüne kadar fark edilmemiş çok sayıda yeni gezegenin keşfedilebileceğine dair güçlü bir umut verdi.
Derleyen: Deniz KAFKAS
Kaynak: Einstein bunu bir asır önce öngörmüştü — Uzay-zamanın bükülmesi, gizli gezegenlerin yeni bir sınıfını ortaya çıkardı mı?
Başka Bir Yıldızdan Gelen Kuyruklu Yıldızın Bileşimi Güneş Sistemimizdeki Hiçbir Şeye Benzemiyor
Başka Bir Yıldızdan Gelen Kuyruklu Yıldızın Bileşimi Güneş Sistemimizdeki Hiçbir Şeye Benzemiyor
