BM: Yapay Zeka İnsan Hakları İçin Ciddi Bir Risk Oluşturuyor
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin yapay zeka (AI) sistemlerine ilişkin yeni raporu açıklandı.
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, yapay zekanın insan hakları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi ve yeterli güvenlik önlemleri alınana kadar yapay zeka sistemlerinin satışı ve kullanımına ilişkin acil bir moratoryum çağrısı yaptı.
Bachelet, uluslararası insan hakları hukukuna uyumlu olmayan yapay zeka uygulamalarının yasaklanması gerektiğini belirtti.
“Yıkıcı etkileri etkileri olabilir”
Bachelet, yapay zekanın, günümüzdeki bazı büyük zorlukları aşmak için faydalı olabileceğine dikkati çekerek, “Ancak yapay zeka teknolojileri, bireylerin insan haklarını nasıl etkilediklerine yeterince dikkat edilmeden kullanılırsa olumsuz, hatta yıkıcı etkileri olabilir” uyarısında bulundu.
“İnsan hakları riski ne kadar yüksekse, yapay zeka teknolojisinin kullanımına ilişkin yasal gereklilikler de o kadar katı olmalıdır” ifadesini kullanan Bachelet, ancak risklerin değerlendirilmesinin zaman alabileceğinden, devletlerin potansiyel olarak riskli teknolojilerin kullanımına moratoryumlar koyması gerektiğini vurguladı.
Daha Fazla:
“Yapay Zeka Mucit Olamaz” Diyen Yargıç Tartışma Yarattı
ABD’de Leonie Brinkema isimli bir federal bir yargıç, yapay zekanın ülke yasaları uyarınca mucit olarak kabul edilemeyeceğine ve herhangi bir icadın patentini alamayacağına karar verdi.
Söz konusu karar; yapay zekanın patent almasına izin verilmesi gerektiğini savunan uluslararası girişim Yapay Mucit Projesi’nden Stephen Thaler’ın açtığı davanın sonucunda alındı.
Thaler bu davada, yapay zeka sistemlerinin de teknolojik icatların patentini tıpkı insanlar ve firmalar gibi alabileceğini savunuyordu.
Öncelikle girişimci, DABUS adlı yapay zeka sisteminin, yeni bir tür yanıp sönen ışık ve bir içecek kabının patentini alması için ABD Patent ve Ticari Marka Bürosu’na başvurmuştu.
Patent bürosu, birkaç ay süren bürokratik işlemlerin sonucunda Thaler’ın isteğini reddetmiş, bir makinenin gerçek bir insan olmadığı için mucit diye nitelenemeyeceğini söylemişti.
Büronun açıklamasında makinenin kendisinin, insanlar tarafından icatlar yaratmak için kullanılan bir araç olduğu ifade edilmişti.
Bunun ardından Thaler, patent bürosuna dava açmıştı.
Ancak Yargıç Brinkema, büronun patent yasalarını doğru uyguladığı kararına vardı. Ülkenin patent yasasının 2011 tarihli son versiyonunda ABD Kongresi, mucit kavramını “birey” diye tanımlıyordu. Brikema, kararı işte buna dayanarak aldığını söyledi.
Yargıç, Kongre’nin mucitler için şahıs zamirlerini kullandığını ve açıkça gerçek bir insana atıfta bulunduğunu savundu.
