Bir ‘Majisyen’ Olmadığınıza Emin misiniz?

Bir Majisyen Olmadığınıza

Bir ‘Majisyen’ Olmadığınıza Emin misiniz?

‘Majisyen’ kelimesinin kökü ‘Maji’ kelimesidir. ‘Maji’ kelime kökeni Grekçe’dir. Türkçe’de karşılık olarak ‘büyü, sihir’ manasına gelir. Hemen hemen tüm dillerde benzer şekillerde adlandırılır. Fransızca’da ‘magie’, Yunanca ‘mageia’, Eski Farsça’da ‘magus’, Hint Avrupa anadilinde ‘magh’ yani ‘gücü olmak, müktedir olmak’ anlamından türemiştir. Peki size İngilizce bir kelime olan ‘magic’ desem…



Maji, büyü’ yapan kimse anlamında kullanılır. “Büyü” deyince insanın içine saplanan o ürkütücü duygu rahatlıkla hissedilebiliyor. Bu kelimeyi duyar duymaz ;aklımıza hasta edilen, ölmesi istenilen, imkânları elinden alınmak istenen insanlar geliyor.

Bu konuya ‘Böğüler’ yani şamanlar ak büyü ve kara büyü adı altında büyüleri ikiye ayırarak açıklık getirmişlerdir. (Dilimizde şamanlara eskiden ‘Böğü’ denilmesi de adeta‘büyü’ kelimesinin nereden geldiğini anlatır nitelikte.)

Basmakalıp bilgileri bir kenara bırakarak ‘majisyenleri’ nam-ı diğer,’büyücüleri’ ezoterik (okultizm) açıdan inceleyeceğiz:

Bilinen tarihle Majisyenlik eğitimleri, Antik Mısır’da gerçekleşiyordu. Fakat onun da öncesinde Atlantis uygarlıklarının bu bilime hakim olduklarını söyleyebiliriz. Antik Mısır ‘da uygulanan haliyle Maji Sanatları’; İnisiyasyon (Süluk)’larda kişilerin spiritüel gelişimleri için, spiritüel tesirleri alıp aktarabilen, bir üstadın sert ve sürekli kontrolü altında, bir düzen ve disiplin içerisinde, sınavlara dayalı tarzda metodlu eğitim şekli ile öğretilen öğretilerdir.

Maji Sanatı hayal gücü ile insan iradesini birleştirerek yapılan bir sanattı. Majisyenler evrenin işleyişine ve yasalarına hakim bireylerdi. Gerektiğinde evrene ufak dokunuşlarla tesirlerde bulunabiliyorlardı. Ölümden sonra yaşam, astroloji bilimi, astral seyahat, telepati, telekinezi, meditasyon vs gibi yöntemler kullanıyorlardı. Bu yöntemler modern çağın spirituel gelişim adı altında yapılmaya devam edilmektedir.

Spirituel gelişim alanında yapılan her türlü etkinliğin Majisyenliğin bir uzantısı olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Ortaçağ’da diri diri yakılan, kendilerine cadı denilen ve katledilen birçok majisyenden sonra bu öğretiler yeraltında veya kapalı kapılar ardında gizlice uygulanmaya devam etmiştir.

Budizm’de şu an hala bu disiplinsel yaklaşımlar aktif bir şekilde uygulanırken gözlemlenebilmektedir. Her majisyen ,insanların kendi evrenleri ile ilahi evrenselliğe bağlı olduklarını, kendilerini ve insanları ilah-i gücün bu dünyada vücut  bulmuş halleri olduklarını savunuyorlardı. Her şeyin en temelde bir enerji olduğunu ve enerji ile var olmamış varlıklardan var olmuş olanlara tesir edilebileceğini iddia ediyor hatta iddia etmekle kalmıyor, gerçekleştiriyorlardı.

Eski Yunan ve Mısır Mitolojisi’nde yer alan tanrı ve tanrıçalar ; Sümer Tanrısı Pazusu, Artemis, Afrodit, Ra, Zeus ,Zulkareyn, Rama, Tao bilinen Maji ustalarındandır denilebilir. Majisyenler eğitimleri boyunca KAT alanlarına çıkarlar. Kat ; imajine edilen bilinç alanı anlamına gelir. Maji alanında gücün etkilerini simgeler.

Maji dili tıpkı bir yazılım dili gibidir. Maji dili için bir Simgeler dili de denebilir. Merak ya da öğrenme isteği, kendi kişisel potansiyelini en yükseğe çıkarma isteği öğretinin temeli olmalıdır. İktidar hissi ile gerçekleştirilen herhangi bir deneyim Maji Sanatı ile ilgili değildir. Maji dili her şeyden önce düşüncede öğrenilir. Krishnamurti’ye göre maji dili akıl düzeyi ile anlaşılamaz, yolun başında majisyen olmak isteyen kişi yalnızca imajinasyon ve konsantrasyon deneyleri yapıyordur denilebilir. Majisyen olmak isteyen kişi önce gerçek bir üstadın öğretisi ile yola çıkmalıdır. Sonrasında ise kendi kanatları ile uçmayı bilmelidir. Majikal etkinin çapı ve alanı kişinin ruhsal değerine göre değişir. Her ulaşılan bilinç alanı ve kazanılan değer KAT alanlarında kullanacağınız bir seyahat çeki gibidir.

Böyle kişisel anlamda insana değer kazandıran ve din ile bilimi birleştiren, onlara uyum kazandıran bir bilimin gizli saklı yapılmak zorunda olduğunu, bu ilimi gerçekleştirenlerin neden yakılıp yok edildiğini hiç düşündünüz mü? Bu ilimin göz önünde uygulanıyor olması en çok kimlerin işini bozardı? Hiç şüphesiz iktidar sahiplerinin hiç hoşuna gitmeyecek bir ilim olsa gerek.

İleri düzeyde bir majisyen olmasak da; aslında her birimiz düşüncelerimizle bu ilmi gerçekleştiriyoruz. İyi veya kötü en ufak bir düşünce dahi yaşadığımız evrende bir tesir yaratmaktadır. Bunun bilincinde olmak gerçekten çok önemlidir. Düşüncelerimizin çevremize nasıl tesis ettiğinin farkında olmak, bizlere daha olumlu bir atmosfer sağlayacaktır. Yine bu ilimden etkilenerek ortaya atılmış ‘Sır’ adı altında piyasaya sürülen kitapta savunulan düşünce gibi; majisyenlikte de şu düşünce sabittir: ‘Benzer benzeri çeker! Sevgi, ışık ve hayat ilkeleri ile ne kadar uyum içindeyseniz; ruhani alem ve bu değerlerin cisimleşmesi olan varlıklarla o kadar uyum içinde olursunuz.’

Sonuç olarak ettiğimiz duaya, sürekli tekrar ettiğimiz kelimelere, bir nesneye veya insana bakarken niyetimize çok dikkat etmeliyiz. Kendimiz için de istediklerimize odaklanırken bilinç ve farkındalık düzeyimiz yüksek olmalıdır. İsteklerimizi belirgin kalıplar ve çerçeveler içinde, kişisel çıkarlara yönelik değil daha evrensel, kozmik bağlamda, bütünün hayrına olacak şekillerde şekillendirmeliyiz.

Muhtemelen birçok sanatçı gibi kendisi de ileri seviye bir Majisyen olan Pablo Picasso’nun çok sevilen bir sözü ile yazıyı tamamlayalım.


‘Hayal ettiğin her şey gerçektir! ’

Hayal gücümüze sağlık dostlar…

 Yazar: Burcu KURT

Kaynakça :Metapsişik Terimler Sözlüğü (Ergün Arıkdal)

Gizli Öğretiler ( Ergün Arıkdal)

Okültizm ( Ege Meta Yayınları)

Maji : Anlamı ,Amacı ,Gücü ( W . E . Buttler )

Kadim Maji Sırları ( Mahmud Al Daye ve Frances Harrison)

Bir ‘Majisyen’ Olmadığınıza Emin misiniz?

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar