Bilim İnsanları Nihayet,Kalp Atışlarının En Temel Ve Gizemli Yönlerinden Birini Anlayabilecek
Söz konusu kalp atışı gibi gerekli ve evrensel bir şey olduğunda, bilim adamlarının arkasındaki bilimsel bilgiyi tümüyle çözeceğini düşünürsünüz.
Fakat yüzyıllardır, kalplerimizin çalışma biçiminin arkasındaki fizik araştırmacıları atlattı. Pompalama anlamlıydı, fakat hiç kimse kalbin kanla nasıl dolduğunu tamamen açıklayamadı. Şimdilerde, yapılan bir çalışma fizik yasalarından birinde cevabı buldu.
Biraz bilgilerimizi tazelemek için, kalplerimiz kabaca büyük bir insan yumruğu büyüklüğünde ve dört odacıktan oluşmakta. Üstteki iki atriyon ve alttaki olanlar ventrikülerdir.Oksijeni alınmış kan kalpten sağ ventrikülden ayrılır ve akciğerlere gider ve daha sonra sol atriyumdan oksijenli kan olarak geri döner. Bu oksijenlenmiş kan, daha sonra, kalbin sağ atriyumuna tekrar girmeden önce, vücudun geri kalanına oksijen sağlamak için sol ventrikülden pompalanır.
Buraya kadar her şey iyi fakat bilim adamları bu süreci çok iyi bilse de, net olmayan şey bunun nasıl ve niçin olduğu. Hangi fiziksel süreç bu ventriküllerin kan dolmasına neden oluyor?
Bugünlerde, İsveç’teki KTH Royal Institute of Technology liderliğindeki araştırmacılar, kalbin odalarının attığı gibi boyutunu izlemek için kardiyovasküler manyetik rezonans görüntüleme adlı bir cihaz kullandı ve bu işlemin kısmen hidrolik kuvvetler tarafından aşağıya indiğini gösterdi – araba frenleri ve forkliftlerde olduğu gibi.
Vücudumuzdaki en önemli süreçlerden birine ışık tutmak sadece etkileyici değil, aynı zamanda kalp yetmezliği ve hastalıklar için yeni tedavi seçeneklerinin yolunu da açıyor
Araştırmacı Martin Ugander, “Bunun basit ve bariz görünmesine rağmen, hidrolik kuvvetin kalbin dolum şekline etkisi şimdiye dek göz ardı edildi. Gözlemimiz heyecan verici çünkü kalp yetmezliği için yeni tedavilere öncülük edebilir” dedi.
Peki bunu anlamadan bu kadar uzun süre geçirdik? Yıllardır, bulmacanın yalnızca bir bölümünü anladık.
Biyologlar, kalp kası hücrelerinde titin adı verilen bir proteinin, elastik enerjiyi serbest bırakan ve ventriküllerin kanla doldurmaya teşvik eden bir yay gibi hareket ettiğini biliyorlar. Ancak bu sıçrama hareketi, bilim insanlarının gördükleri dolum miktarını tek başına açıklayamadı.
Bunun yerine son yapılan çalışmada, ekip fizik alanına döndü. Diyastol sırasında her iki odacığın boyutunu ölçmek için kardiyovasküler manyetik rezonans görüntüleme kullandılar – ventriküllerin kanla dolduğu faz – Böylece, fizik yasalarına göre kalp odacıklarının neredeyse bir piston gibi fiziksel modelleri yaratmalarına ve neler olduğunu izah etmelerine izin verildi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre kalbin geometrisi kuvvetin büyüklüğünü belirlemektedir.
Kalbin odalarının kanla doldurulmasına yardımcı olan hidrolik kuvvetler, atriyumun ventrikülden daha küçük olması gerçeğinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.”

Kalp yetmezliği söz konusu olduğunda, birçok hasta bu diyastol – veya dolum – fazı ile ilgili sorunlar yaşar. Ekip, bunun genellikle büyütülmüş atriyum ile birlikte görüldüğünü açıkladı.
Bu yeni araştırma sayesinde, atriyum ventriküle orantılı olarak arttığında, hidrolik kuvveti ve dolayısıyla kalbin kanla doldurma yeteneğini düşürür.
Kalp fonksiyonlarını ve işlev bozukluğunu tamamen değiştirme biçimimizi değiştirmeden önce daha fazla gözlem yapmamız gerekiyor. Fakat vücudumuzun en temel süreçlerinden bazılarını çözmek için hala gizemlerin olduğunu bilmek harika bir şey.
FİONA MACDONALD
Çevirmen:Fatma Karataş
