Antik Truva(Çanakkale) ile Sümer Şehri Ur’daki Altınların Kökeni Aynı Çıktı
Yenilikçi bir mobil lazer yöntemi kullanan bilim insanları, antik Truva, Poliochini ve antik Sümer şehri Ur’da bulunan altının aynı kökene sahip olduğunu belirlediler. Uluslararası bir araştırmacı ekibi tarafından Truva ve Poliochni’de keşfedilen Tunç Çağı takı örneklerini analiz etmek için taşınabilir bir lazer ablasyon sistemi (pLA) kullanıldı.
Çanakkale’de yer alan Efsanevi Truva şehri, topraklarında kısmen gömülü olan çok dönemli bir arkeolojik sit alanıdır. Burası, Batı Edebiyatının en eski eserlerinden biri olan ve şehrin kuşatılmasının öyküsünü anlatan Homeros’un İlyada’sının ünlü mekanıydı. Poliochini, Troia I inşa edilmeden önce Lemos adasında bulunan eski bir yerleşim yeriydi.
Heinrich Schliemann, 1873’te Truva’da Priam Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, altının kökeni bir muamma olmuştur. Bu hazine şu anda Rusya ve Almanya’daki müzelerde sergilenmektedir.

Ekip, bunun nehirler gibi ikincil tortullar olarak bilinen şeylerden türetildiğini ve kimyasal bileşiminin yalnızca Lemnos’taki Poliochni yerleşiminden ve Mezopotamya’daki Ur’daki kraliyet mezarlarından elde edilen altın nesnelerle aynı olmadığını, aynı zamanda Gürcistan’dan gelen nesnelerle de aynı olduğunu kanıtlayabildi. Prof. Pernicka, “Bu, bu çok uzak bölgeler arasında ticaret bağlantıları olması gerektiği anlamına geliyor” diyor.

Lazer ablasyon yöntemini kullanan araştırmacılar, Erken Tunç Çağı’na (MÖ 2.500-2.000) ait 61 eseri inceledi. Altının bir nehirden altın tozu şeklinde yıkandığının kesin bir göstergesi, Troya takılarındaki yüksek paladyum, çinko ve platin konsantrasyonuydu. Araştırmacılar ayrıca numunelerin bireysel ürünler olarak değil, toplu olarak üretildiğini gösteriyor. Örneğin, farklı bölgelerde bulunan örneklerde aynı miktarda platin bulunmasının tek açıklaması budur.
Bu arada uzmanlar, Ur’un kraliyet mezarlarındaki altının gerçek kökenini uzun süredir tartışıyorlar. Mezopotamya’da doğal altın kaynakları yoktur, bu da Troya bölgesi Batı Anadolu’yu olası bir kaynak yapar. Pernicka, “Ancak, Ur ile güçlü ticaret bağları olduğu bilinen oldukça farklı diğer bölgeler de dikkate alındı” dedi.

Önceki araştırmalar, Erken Tunç Çağı’nda Ege’den İndus Vadisi’ne kadar, şimdi Pakistan’da kullanılan benzer eşyaları bulmuştur. Lapis lazuli gibi değerli taşlar, resmi mühürler, standartlaştırılmış ağırlıklar ve aynı sarmal desenlere sahip küpeler bulunanlar arasında yer almaktadır. Ancak Truva’dan çıkarılan altının tam olarak nereden geldiği hala bilinmiyor.
Pernicka, Truva altının kesin kökeninin araştırmacılar tarafından net olarak belirlenemediğini söylüyor: “Troya, Poliochni ve Ur’dan alınan altındaki eser elementlerin payını gözlemlersek, Gürcistan’dan Tunç Çağı altını birbiriyle ilişkilidir. Ancak, bu varsayımı oluşturmak için diğer bölgelerden ve diğer nesnelerden elde edilen veri ve çalışmalarda hala eksiğimiz var.” diyor.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Antik Truva(Çanakkale) ile Sümer Şehri Ur’daki Altınların Kökeni Aynı Çıktı
Türkiye Sularındaki 3300 Yıllık Batık Gemi, Şaşırtıcı Bulguyu Açığa Çıkardı
