Antik Mısır’da Bir Harem Savaşı ve Firavun’un Oğlu “Çığlık Atan Mumya”
Bu prensin gerçek adı bilinmiyor, “Pentawere” adı, bir adli kayıt olan Turin Papirüsünde kendisine verilen bir takma addır. Muhtemelen annesi Tiye’nin firavuna suikast düzenlemek için başlattığı harem komplosunun varisi olacaktı. Annesi Tiye, firavundan sonra tahta çıkmak için seçilen varis, kraliçe Tyti’nin oğlu olmasına rağmen kendi oğlunun firavunun ardılı olmasını istedi.
Adli Papirüs’e göre, Pentawer komploya katıldıkları için yargılananlar arasındaydı ve kendini öldürmek zorunda kaldı. Halk arasında “çığlık atan mumya” olarak bilinen Prens Pentawere’nin mumyası, uygun şekilde mumyalanmamıştı. Mumyalama sıvısı kullanılmadı ve bedeni doğal olarak mumyalanmaya bırakıldı. Ağzının açık ve yüz kaslarının gergin şekilde olması mumyanın çığlık atıyormuş gibi görünmesini sağladı. Çığlık atarak mı öldü, yoksa öldükten sonra mı öyle mi gösterildiği belirsiz.
2012 yılında, III. Ramses’in (MÖ 1184-1155 saltanat dönemi) mumyasını inceleyen bir bilim insanları ekibi, III. Ramses’in boğazı kesildikten sonra, muhtemelen Pentawere’nin düzenlemeye yardım ettiği suikast girişiminde öldüğünü buldu.
Bilim adamları ayrıca, “çığlık atan mumyanın” III. Ramses’in oğlu olduğunu doğrulayan genetik analiz yaptılar. Onu gömenler daha sonra cesedini, eski Mısırlıların ritüel olarak saf olmadığı düşünülen yani kirli görülen bir malzeme olan koyun derisine sardılar.Bilim insanları mumyanın olağandışı cenaze törenine dayanarak, araştırmacılar bunun muhtemelen Pentawere’nin mumyası olduğunu doğruladılar.
Turin Adli Kayıt Papirüsü, günümüz bilimcilerinin dediği gibi, Pentawere’nin MÖ 1155’te babasını öldürmeye yönelik görünüşte başarılı olan girişiminden sonra, meydana gelen davaları belgeleyen bir el yazmasıdır. III. Ramses’e ve ardılı IV. Ramses’e sadık kalan bir grup kahya, Pentawere’ye yardım ettiği iddia edilen çok sayıda insanın yargılanmasını sağladı ve onları ölüme veya sakat bırakmaya mahkum etti.

Bu komplocular arasında askeri ve sivil yetkililer, kraliyet haremindeki kadınlar ve kraliyet hareminden sorumlu birkaç erkek vardı. Prens Pentawere’ye, III. Ramses’in eşlerinden biri olan annesi Tiye’nin yardım ettiği iddia edildi. Adli kayıt papirüsünde, Prens Pentawere, annesi Tiye haremdeki kadınlarla planlar yaptığı sırada onunla gizli anlaşma içinde olduğu için getirildi” diyor. Papirüs, “Pentawere sorgulanmak üzere kahyaların önüne çıkarıldı; onu suçlu buldular; onu olduğu yerde bıraktılar; kendi canına kıydı,” diyor.
Pentawe’nin kendisini tam olarak nasıl öldürdüğüne dair bilim insanları arasında, genellikle en olası yöntemler olarak kabul edilen zehirlenme ve kendini asma (veya ikisinin bir kombinasyonu) olma ihtimali tartışılan bir meseledir. Susan Redford, bir soylu olan Pentawer’a zehir içerek kendini öldürme seçeneğinin verildiğini ve böylece külleri sokaklara saçılarak diri diri yakılacak olan diğer komplocuların aşağılayıcı kaderinden kurtulduğunu tahmin ediyor.

Bu tür bir ceza, güçlü bir örnek oluşturmaya hizmet etti, çünkü bir kişinin ölümden sonra bir hayata ancak bedeni ateşle yok edilmek yerine, mumyalanıp korunursa ulaşılabileceğine inanan eski Mısırlılar için ihanetlerinin ciddiyetini vurguluyordu. Başka bir deyişle, suçlular sadece fiziksel dünyada öldürülmekle kalmadılar, aynı zamanda ahirete de kavuşamadılar. Bir sonraki dünyada yaşama şansları olmayacaktı ve bu nedenle tam bir kişisel yok oluş yaşayacaklardı. Pentawer kendini öldürerek, yakılmayla gelecek ölümün daha ağır cezalarından kurtulabilirdi. Bu onun mumyalanmasına ve öbür dünyaya geçmesini sağlayabilirdi.
Kendisinin bir mumya adayı olan ‘Bilinmeyen Adam E’nin kalıntıları üzerinde yakın zamanda yapılan bir araştırma, boğularak veya asılarak öldüğünü öne sürüyor. Kalıntılar gerçekten ona aitse, o zaman öldüğü sırada yaklaşık 18-20 yaşlarındaydı.

Ölen Firavun III. Ramses başlangıçta Krallar Vadisi’ndeki bir mezara gömülürken, mezarının soyulmasından sonra mumyası taşındı. İlginç bir şekilde, III. Ramses’in mumyası Deir el-Bahari’de Pentawere’ninkiyle aynı mumya deposuna atılmıştı. Öldürülen baba ve katil oğlunun mumyaları, 19. yüzyılda Abd el-Rassul adlı bir adamın ailesi onları bulana kadar bedenleri birlikte uzanıyordu.
Prens Pentawere, şimdi Kahire’deki Mısır Müzesi’nde halka açık sergileniyor. Çığlık atan mumya sadece geçici olarak görüntüleniyor. Mumyanın sergilenmesi medyanın büyük ilgisini çekti ve ne kadar süre sergileneceği belli değil.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Yeraltı Mezarında Bulunan İple Bağlı 1000 Yıllık Mumya Kimdi?
Mısır’da Üzerinde “Amun-Ra’nın Sevgilisi” Yazılı Devasa Sfenks Çifti Keşfedildi
/Antik Mısır’da Bir Harem Savaşı ve Firavun’un Oğlu “Çığlık Atan Mumya”/
