Antik Bir Mamut Dişinde En Eski Bakteri DNA’sı Keşfedildi
Mamut DNA’sının şifresini çözmek, bilim insanlarının bu Buzul Çağı devlerinin nasıl evrimleştiğini, göç ettiğini ve hayatta kaldığını haritalandırmasına yardımcı oldu. Ancak hâlâ çözülmeyi bekleyen gizli bir tarih katmanı var: İçlerinde yaşayan mikroplar.
Bu minik organizmalar Dünya’daki ilk canlılar olmasına rağmen, onların tarihi hakkında hâlâ pek fazla şey bilmiyoruz.
Mamut genomları bize onların kim olduğunu söylerken, mikrobiyomları nasıl yaşadıklarını ortaya çıkarabilir. Bu kadim otostopçu mikroplar, mamutların soğuk iklimlere nasıl uyum sağladığına, dünya ısındığında ve soğuduğunda ne yediklerine, nüfus azalmasının ekosistemlerini nasıl etkilediğine ve mikropların nihai yok oluşlarında rol oynayıp oynamadığına dair ipuçları sağlayabilir.
Antik kemikler ve dişler, soyu tükenmiş devlerin kalıntıları değil, aynı zamanda mikroskobik arşivlerdir. Konakçının DNA’sının yanı sıra, ölüm anında canlının içinde ve çevresinde yaşayan mikropların izlerini de koruyabilirler. Bu küçük yolcular, şimdi hikaye anlatma yeteneklerini kanıtlıyor ve bilim insanlarının antik salgınları, beslenme alışkanlıklarını ve nüfus dinamiklerini çözmelerine yardımcı oluyor.
Yeni çalışma bize ne anlatıyor?
Cell dergisinde yayımlanan çalışmada yazarlar, mamutların mikrobiyal yoldaşlarını, bir milyon yıldan uzun bir süre önce başlayıp sadece 4.000 yıl önce Wrangel Adası’ndaki son günlerine kadar uzanan şaşırtıcı bir zaman ölçeğinde izlemeye koyuldular.
Ekip, dişler, kafatasları, azı dişleri ve hatta deri dahil olmak üzere mamut kalıntılarından 483 genomik veri setini analiz etti. Bunlardan 440’ı daha önce hiç dizilenmemişti ve bu da yeni verilerle dolu bir hazine sunuyordu.

Bunlar arasında, yaklaşık 1,1 milyon yıl önce Dünya’da yaşamış olan bozkır mamutu da vardı. Bilim insanları ekibi, gelişmiş genomik ve biyoenformatik yöntemleri kullanarak, mamutun yaşamı boyunca ona eşlik eden ve ölümünden sonra ortaya çıkan mikropları tespit etti.
Çalışmanın baş yazarı Benjamin Guinet’e göre, bulgular antik DNA çalışmalarında önemli bir ilerlemeyi işaret ediyor. Keşfedilen mikropların çoğu çevresel kolonize ediciler veya ölüm sonrası edinilmişti. Ancak, altı mikroorganizma grubunun devasa konaklarıyla tutarlı bir şekilde ilişkili olduğu görüldü. Bunlar arasında Actinobacillus, Pasteurella, Streptococcus ve Erysipelothrix’in antik akrabaları da yer alıyordu.

Ve bazıları sadece pasif yolcular değildi. Pasteurella’ya benzer bir mikrop, virülans genetik özelliklerine sahipti ve modern Afrika filleri arasında ölümcül salgınlarla ilişkilendirildi.
Şaşırtıcı bir şekilde, bilim insanlarından oluşan ekip, 1,1 milyon yıl önce yaşamış bir bozkır mamutundan Erysipelothrix’in kısmi genomunu yeniden yapılandırdı ve bu, şimdiye kadar bulunan en eski konakçı ilişkili mikrobiyal DNA oldu. Ancak bu mikrop tek seferlik bir ziyaretçi değildi. Genetik imzaları, farklı dönem ve bölgelerdeki mamutlarda bulundu ve bu da uzun vadeli bir ilişkiye işaret ediyor.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Antik Bir Mamut Dişinde En Eski Bakteri DNA’sı Keşfedildi
Kuzey Arabistan’da Gerçek Boyutlardaki Hayvanların Yer Aldığı Antik Kaya Resimleri Keşfedildi
