Ameliyatsız ve Daha Az Kemoterapi ile Kanseri Yenmek Mümkün mü?

Ameliyatsız ve Daha Az Kemoterapi ile Kanseri Yenmek Mümkün mü?

Ameliyatsız ve Daha Az Kemoterapi ile Kanseri Yenmek Mümkün mü?

Dünyanın en büyük kanser konferansında doktorlar, üç kanser türü için tedaviyi küçültmenin, sonuçlardan ödün vermeden hastaların hayatını kolaylaştırabileceğini bildirdi.

Bu, daha az ameliyat, daha az kemoterapi veya daha az radyasyonun hastaların daha uzun yaşamasına ve daha iyi hissetmesine yardımcı olup olamayacağını araştırmaya yönelik uzun vadeli bir eğilimin parçasıdır. Son çalışmalar yumurtalık ve özofagus kanseri ile Hodgkin lenfomayı kapsamaktadır.



Otuz yıl önce kanser araştırmaları daha az değil, daha çok şey yapmakla ilgiliydi. Acıklı bir örnekte, ilerlemiş meme kanseri olan kadınlar yüksek dozda kemoterapi ve kemik iliği nakli ile ölümün eşiğine getiriliyordu. Bu yaklaşım kemoterapiden daha iyi sonuç vermedi ve hastalar acı çekti.

Şimdi, kanser tedavisini optimize etme arayışında olan araştırmacılar soruyor: “Geçmişte kullandığımız tüm bu tedavilere ihtiyacımız var mı?”

Yeni araştırmada yer almayan Kaiser Permanente Ulusal Kanser Mükemmeliyet Programı Tıbbi Direktörü Dr. Tatjana Kolevska, “Bu soru tekrar tekrar sorulmalı” dedi.

Çoğu zaman, ilaçlardaki gelişmeler sayesinde daha az şey yapmak işe yaramaktadır.

Yeni araştırmada yer almayan Johns Hopkins Tıp Fakültesi’nden Dr. William G. Nelson, “İyi haber şu ki, kanser tedavisi sadece daha etkili olmakla kalmıyor, aynı zamanda daha kolay tolere edilebilir hale geliyor ve daha az kısa ve uzun vadeli komplikasyonlarla ilişkilendiriliyor” dedi.

Bu eğilimi ortaya koyan çalışmalar hafta sonu Chicago’da düzenlenen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği konferansında tartışıldı. İşte önemli noktalar:

YUMURTALIK KANSERİ
Fransız araştırmacılar, ilerlemiş yumurtalık kanseri ameliyatı sırasında sağlıklı görünen lenf düğümlerini almaktan kaçınmanın güvenli olduğunu buldu. Çalışma, 379 hastanın sonuçlarını karşılaştırdı; bu hastaların yarısının lenf düğümleri alınmış, yarısının ise alınmamıştı. Dokuz yıl sonra, hastaların yaşam süreleri arasında bir fark olmadığı ve daha az şiddetli ameliyat geçirenlerde kan nakli ihtiyacı gibi komplikasyonların daha az görüldüğü ortaya çıktı. Araştırma Fransa’daki Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından finanse edildi.

ÖZOFAGUS KANSERİ
Almanya’da yapılan bu çalışmada, ameliyatla tedavi edilebilen bir tür yemek borusu kanseri olan 438 kişi incelendi. Bu kişilerin yarısına kemoterapi ve yemek borusunda, yani yiyecekleri boğazdan mideye taşıyan tüpte ameliyat içeren yaygın bir tedavi planı uygulandı. Yarısına da radyasyon içeren başka bir yaklaşım uygulandı. Her iki teknik de standart olarak kabul edilmektedir. Hastaların hangisini alacağı, nerede tedavi gördüklerine bağlı olabilir.

Üç yıl sonra, kemo, cerrahi ve radyasyon alanların %51’ine kıyasla, kemo ve cerrahi alanların %57’si hayattaydı. Çalışmayı Alman Araştırma Vakfı finanse etti.

HODGKIN LENFOMA
İlerlemiş Hodgkin lenfoma için iki kemoterapi rejiminin karşılaştırılması, daha az yoğun tedavinin kan kanseri için daha etkili olduğunu ve daha az yan etkiye neden olduğunu ortaya koydu.

Dört yıl sonra, daha az sert kemoterapi, daha yoğun tedavi görenlerin %91’ine kıyasla, insanların %94’ünde hastalığı kontrol altında tuttu. Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Avustralya ve Yeni Zelanda olmak üzere dokuz ülkede 1.482 kişinin katıldığı araştırma, üzerinde çalışılan daha yumuşak kemoterapide kullanılan ilaçlardan birinin üreticisi olan Takeda Onkoloji tarafından finanse edildi.

Derleyen: Deniz KAFKAS

Kaynak: Ameliyatsız ve Daha Az Kemoterapi ile Kanseri Yenmek Mümkün mü?

İnsan Genomundaki Antik Viral DNA Başlıca Psikiyatrik Bozukluklarla Bağlantılı

İnsan Genomundaki Antik Viral DNA Başlıca Psikiyatrik Bozukluklarla Bağlantılı

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar