350’den Fazla Gizemli Fil Ölümünün Nedeni
Bilim insanları 2020 yılında yüzlerce Afrika filinin ölümünün ardındaki suçluyu bulmuş olabilir: Bisgaard taxon 45 olarak bilinen ve daha önce vahşi fillerde hiç görülmemiş olan belirsiz bir bakteri.
Mayıs ve Haziran 2020’de Botsvana’da toplam 350 fil gizemli bir şekilde öldü. Bu kitlesel ölümün ardından, Ağustos ve Eylül 2020 arasında Kuzeybatı Zimbabve’nin bir bölgesinde 35 fil daha öldü.
Karkaslar bozulmamış halde bulundu, bu da dişleri veya etleri için kaçak avlanmadıklarını gösteriyor, ayrıca insan-hayvan çatışmasının olduğu yerlerde meydana gelebilecek zehirlenme kanıtı da yoktu. Yaban hayatı uzmanları siyanobakterilerin sorumlu olabileceğini düşünmüş, ancak daha sonra bu ihtimal dışlanmıştı.
Yeni bir çalışmada, İngiliz bilim insanları Ağustos-Eylül ayları arasındaki olaydan etkilenen 15 fili inceledi ve altısının ölümcül septisemiye (kan zehirlenmesi) neden olan Bisgaard takson 45 ile enfekte olduğunu buldu.
Zimbabwe kırsalında çalışmanın zorlukları nedeniyle örneklem büyüklüğü sınırlı olsa da, araştırmacılar bakterinin diğer yüzlerce fil ölümüyle bağlantılı olabileceğine inanıyor.
Birleşik Krallık Hayvan ve Bitki Sağlığı Ajansı Viroloji Başkanı Profesör Falko Steinbach yaptığı açıklamada, “Bu bakterinin tanımlanması, bu fillerin neden öldüğü hakkında daha fazla bilgi edinmek için önemli bir adımdır” dedi.
Bisgaard takson 45, Pasteurellaceae bakteri ailesinin bir üyesidir, ancak hakkında çok az şey bilinmektedir. Daha önce fillerde hiç görülmemiş olan bu bakterinin enfeksiyon kaynağı ve bulaşma yolu şu anda bilinmemektedir.
Bakterinin daha önce sağlıklı papağanlarda da görülmüş olması, araştırmacıları bu bakterinin “fillerin bu bölgedeki normal florasının daha önce bilinmeyen bir parçasını temsil edebileceğine” inandırdı. Alternatif olarak, filler bakteriyi çevrelerini paylaştıkları başka bir hayvandan almış olabilirler.
Filler büyük gruplar halinde yaşayan ve sıklıkla birbirleriyle fiziksel temastan hoşlanan son derece sosyal hayvanlardır, bu nedenle enfeksiyonun gruplar arasında nasıl yayılmış olabileceğini görmek kolaydır. Çalışmanın yazarları ayrıca, fillerin ölüme karşı duydukları doğal merakın, yani ölen ailelerini koklayıp onlara dokunmalarının, enfeksiyonun bulaşması için ek bir fırsat oluşturabileceğini belirtiyor.
Steinbach, “Özellikle fillerin son derece sosyal doğası ve bu enfeksiyon ile salgınları daha olası hale getirebilecek kuraklık gibi aşırı hava olaylarıyla ilişkili stres arasındaki bağlantı göz önüne alındığında, bakterinin bulaşması mümkündür” dedi.
IUCN Kırmızı Listesi’ne göre Afrika orman fili (Loxodonta cyclotis) artık Kritik Tehlike Altında ve Afrika savan fili (Loxodonta africana) Tehlike Altında olarak listelenmiştir. Fillerdeki bu az bilinen patojenin, fillerin varoluşları üzerinde bir başka baskı oluşturması mümkündür.
Steinbach, “Bakteri ve Afrika fili nüfusu ile diğer yaban hayatı üzerindeki uzun vadeli etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var” diye ekledi.
Kaynak: https://www.iflscience.com
Derleyen: Figen Berber
Neandertaller 125.000 Yıl Önce Dev Filleri Nasıl Alt Edebildi?
