Yerin 1.250 Metre Altında Bulunan Bakteriler Karbondioksiti Kristallere Dönüştürebiliyor

Yerin 1.250 Metre Altında

Yerin 1.250 Metre Altında Bulunan Bakteriler Karbondioksiti Kristallere Dönüştürebiliyor

Güney Dakota’nın Black Hills bölgesinde yerin derinliklerinde, aşırı koşullar altında karbondioksiti (CO2) hızla katı bir minerale dönüştürme potansiyeline sahip bir bakteri yaşıyor. Bilim insanları bu tuhaf mikroplardan nasıl yararlanacaklarını bulabilirlerse, tükenmiş fosil yakıt rezervlerindeki sera gazlarını yakalamak için yeni bir yol sunabilirler.



Soeder Geoscience LLC ve Güney Dakota Maden ve Teknoloji Okulu’ndaki araştırmacılar kısa süre önce bir petrol sahasının altında bulunan yoğun sıcaklık ve basınçlarla başa çıkabilen karbon ayrıştırıcı mikropların peşine düştüler.

Gelecek vaat eden üç adayın kökünü kazımayı başardılar. Bunlardan biri, ABD’nin en derin yeraltı laboratuvarı olan Güney Dakota Black Hills’teki Sanford Yeraltı Araştırma Tesisi’nde yerin 1.250 metre (4.100 fit) altında bulunan bir Bacillus bakteri türüydü.

Diğer iki tür ise yine yüksek ısı ve basınca adapte olmuş bir Geobacillus türü ile Pasifik Okyanusu’nun hidrotermal bacalarında yaşayan ve 110°C’ye (230°F) kadar sıcaklıklara, deniz suyu tuzluluğuna ve yüksek basınca tolerans gösterebilen bir “hipertermofil” olan Persephonella marina idi.

Bakteriler, bir dizi aşırı basınç, sıcaklık ve asitliğe maruz bırakıldıkları bir dizi laboratuvar deneyinden geçirildi.

Elde ettikleri ilk sonuçlar, mikropların CO2’den kalsit kristalleri üretmesi için optimum koşulların 80°C’de (178°F) deniz seviyesindeki basınçtan 500 kat daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu aşırı koşullar altında bakteriler CO2’yi 10 gün içinde karbonat kristallerine dönüştürebildi.

Bakteriler bu başarıyı, CO2 ve su arasındaki reaksiyonu katalize eden karbonik anhidraz adlı bir enzim sayesinde gerçekleştiriyor.

Tükenmiş petrol ve gaz sahalarının bıraktığı boşluklar, yakalanan CO2’yi depolamak için ideal bir yerdir, böylece sera gazı olarak hareket ettiği ve iklim değişikliğine neden olduğu Dünya atmosferine girmesini engeller.

Bu bakteriler, tükenmiş petrol ve gaz sahalarında bulunan zorlu koşullar altında sihirlerini konuşturabildiklerinden, bu bakterilerin yeraltı boşluklarına enjekte edilmesi ve CO2’nin kalıcı olarak tutulması olasılığını ortaya çıkarmaktadır.

Ayrıca, katı karbonatlar terk edilmiş petrol kuyularından sızan artık sıvıları ve gazı durduran bir “tıkaç” olarak etkili bir şekilde çalışabilir.

Bunların çoğu şimdilik varsayımsal olsa da, karbon yakalama teknolojisindeki bu gibi gelişmeler iklim kriziyle mücadelede paha biçilmez bir araç olabilir.

Elbette karbon yakalama olasılığı, fosil yakıtların yakılmasının acilen azaltılması ihtiyacını ortadan kaldırmamalıdır; banyo hala taşarken yerleri silmenin bir anlamı yoktur.

Kaynak: https://www.iflscience.com
Derleyen: Figen Berber 

Gizemli Kristal Oluşumunu İçeren “Dolomit Sorunu” İki Asır Sonra Çözüldü

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar