UFO’lar Aramızda Gizlice Yaşayan “Kripto Uzaylıların” Kanıtı Olabilir
İnsan kılığına giren uzaylılar, yeraltı krallığında yaşayan gelişmiş bir sürüngen ırkıyla karşılaşır. Kulağa Mork ve Mindy ile Teenage Mutant Ninja Turtles’ın kesiştiği bir bölümün senaryosu gibi geliyor ama aslında UFO’larla ilgili fevkalade spekülatif yeni bir makalenin içeriği.
Harvard’ın İnsan Gelişimi Programı ve Montana Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından kaleme alınan ve henüz hakem denetiminden geçmemiş olan bu çılgın çalışma, “Dünya’da (örneğin yeraltında) ve/veya yakın çevresinde (örneğin Ay’da) gizlenmiş zeki varlıklardan” oluşan tuhaf bir kadroyu kapsayan “kripto dünyalıların” biraz çılgın dünyasını inceliyor. Yazarlara göre, bu gizli Dünya sakinleri aslında tipik olarak galaksiler arası ziyaretçilere atfedilen tanımlanamayan hava olaylarının (UAP) çoğundan sorumlu olabilirler.
Tavşan deliğinden aşağı atlayan araştırmacılar, “insan kripto dünyalılar” olarak adlandırdıkları ilk potansiyel UFO pilotu kategorisini sunuyorlar. Bunlar “uzun zaman önce (örneğin tufanla) büyük ölçüde yok olmuş, ancak kalıntı halinde var olmaya devam eden, teknolojik olarak gelişmiş eski bir insan uygarlığı” olarak tanımlanıyor.
Muhtemelen volkanlarda ya da okyanusun derinliklerinde gizlenen bu az sayıdaki eski süper insan, Albert Einstein’ın eski asistanı Dr. Shirley Wright tarafından ortaya çıkarılmış ve kendisi ile ünlü patronunun 1947’deki Roswell UFO kazasından çıkarılan “biyolojik varlıkları” incelemeye davet edildiklerini iddia etmiştir. 1993 yılında konuşan Wright, pilotların “sadece insan ama gelişmiş bir form” olduğunu ve türlerinin “gezegenimizin yeraltında yaşadığını” söyledi.
Kripto uzaylıların diğer alt türleri arasında, hava araçlarını dağların altında saklayan son derece gelişmiş insan olmayan primatlar ya da sürüngenler de yer alabilir. Örneğin, Meksika’nın merkezindeki Popocatepetl yanardağı ve Kaliforniya’daki Shasta Dağı UFO gözlem noktalarıdır ve bu nedenle bu gizli ama son derece zeki varlıkların olası ikametgahları olarak tanımlanmıştır.
Donanma personelinin inanılmaz hızlarda hareket eden Tanımlanamayan Sualtı Cisimleri (USO’lar) ile ilgili raporları ise bu kripto varlıkların bazılarının aslında okyanusta ikamet ediyor olabileceği yönündeki spekülasyonları körüklemiştir. 1987’de yayınlanan böyle bir raporda, Yeni Zelanda’ya ait bir firkateynin saatte yaklaşık 4,800 kilometre (saatte 2,980 mil) hızla hareket eden 243 metre uzunluğunda (800 fit) bir USO tarafından takip edildiği iddia edilmektedir.
Yazarlar ayrıca son derece tartışmalı Harvard astrofizikçisi Avi Loeb’in – şaşırtıcı bir şekilde çalışmayla hiçbir ilgisi olmayan – Ay’ın aslında bir kripto dünya üssü olabileceği ve bu garip yaratıkların ve onların inanılmaz uzay araçlarının çoğuna ev sahipliği yaptığı yönündeki çılgın iddialarına da atıfta bulunuyorlar. Son olarak araştırmacılar, çoğu UFO’nun arkasındaki mühendislerin göz önünde saklanıyor olabileceğini ve sadece insan kılığına girme sanatında ustalaşmış uzaylılar olabileceğini söylüyorlar.
Kuşkusuz bunların hepsi oldukça hayali şeyler ve bu iddiaların gerekçelerinin çoğu Loeb’den bile daha şüpheli kaynaklardan geliyor – podcaster Joe Rogan ve Atlantis’in batık alemine inananlar da dahil.
Önerilerindeki pek çok kusuru kabul eden yazarlar, “bu fikrin çoğu bilim insanı tarafından şüpheyle karşılanması muhtemel olsa da, bazı UAP’lerin doğası gereği bu olasılığın hemen göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyoruz” açıklamasında bulunuyorlar. Ayrıca, kendilerinin de kripto uzaylıların varlığını “olası” görmediklerini, ancak imkansız da görmediklerini itiraf etmektedirler.
Araştırmacılar, UFO’larla ilgili mevcut tüm kanıtlara dayanarak, kripto uzaylıların gerçekten var olma olasılığını yüzde 10 olarak değerlendiriyor. Çoğu gözlemci muhtemelen bu rakamı oldukça cömert bulacaktır.
Philosophy and Cosmology dergisinde yayınlanmak üzere kabul edilen çalışma şu anda ön baskı olarak mevcuttur.
Kaynak: https://www.iflscience.com
Derleyen: Figen Berber
ABD Hükümeti Yeni Bir Grup UFO Görüntüsünü Kamuoyuna Açıkladı
