Tanzanya’daki Bu Kırmızı Göl, Flamingolar Hariç Hayvanları Taşa Dönüştürüyor
Parlak kırmızı ve turuncu renkleri ile Natron Gölü, güzelliğinin bir bedeli olsa da kesinlikle Tanzanya’nın en muhteşem manzaralarından biridir. Ancak gölden su içen canlıların çoğu ölür. Kuzeyden güneye 56 km uzunluğunda ve 22 km genişliğindedir. Göle akan su, çevresindeki alkaliden oluşan ana kayadan sızdığı için çok tuzludur. Ayrıca natron adı verilen yüksek miktarda sodyum karbonat dekahidrat içerir, bu nedenle Natron Gölü adını alır.
Oradaki iklim o kadar kurak ki, bölgenin aldığı az miktardaki yağmurun çoğu henüz yüzeye çarpmadan buharlaşır. Su sıcaklığı bile genellikle 40 ila 60 Santigrat arasındadır. Çoğu canlı sıcak göl suyuyla baş edemese de, siyanobakteri adı verilen tuzu seven bir mikroorganizma için mükemmel bir ortamdır. Gölün kırmızıya dönmesinden de sorumludur. Siyanobakterilerdeki fotosentez yapan pigment, suyun daha derin kısımlarını kırmızıya boyarken, gölün sığ kısımları daha turuncu kalır.

Renkli yüzey çok çekici olabilse de çoğu hayvan için ölümcül bir tuzaktır. Natron Gölü’nün alkali suları pH seviyesi 12’ye kadar ulaşabilirken, yaşam için genellikle 7’ye yakın bir pH seviyesi gerekir. Sudaki kimyasallar cildi ve gözleri yakar. Eğer bir canlı sudan içerse, hücrelere, sinir sistemine ve karaciğere verdiği büyük zarar sonucunda büyük ihtimalle ölür.
Bununla birlikte, hiç kimse hayvanların tam olarak nasıl öldüğünü kesin olarak bilmiyor. Bazıları, gölün yüzeyinin ayna gibi aşırı yansıtıcı doğasının, tıpkı büyük bir cam pencere gibi kafalarını karıştırdığını ve göle çarpmalarına neden olduğunu düşünüyor.
Gölün kendine has özelliklerinden dolayı suda ölen hayvanlar kireçlenir. Sıklıkla gölün bu talihsiz hayvanları taşa çevirdiği söylenir; ama gerçekte bu, daha çok bir doğal mumyalama işlemi gibidir. Fotoğrafçı Nick Brandt, Natron Gölü’nün zehirli sularında talihsiz bir kaderle doğal olarak mumyalanmış kuşların ve yarasaların fotoğraflarını çekti. Bir dizi ürkütücü fotoğraf, Natron Gölü’nün ölümcül gücünü gerçekten eşsiz bir şekilde sunuyor.
Natron Gölü çoğu hayvan için bir ölüm cezası olsa da, küçük flamingolar gölün zehirliliğinden etkilenmeyen birkaç canlı arasında yer alıyor. Aslında, bu zorlu koşullarda o kadar başarılılar ki, göl 2,5 milyondan fazla nesli tükenmekte olan flamingolar için tek doğal üreme alanı ve dünyadaki flamingo nüfusunun %75’i Natron Gölü çevresinde doğuyor.
Flamingoların bölgede gelişmesinin nedeni; gölün, yuvaları ve yırtıcılar arasında doğal bir bariyer görevi görmesidir. Ayrıca gölde bulunabilen farklı algler ve siyanobakterilerle de beslenebilirler; aslında bu onların tercih ettiği bir besindir.

Suyun zehirliliği bu hayvanlar için bir sorun değildir: Derileri o kadar sert ki göl onları yakmaz. Ayrıca başlarındaki bir yapı suyu ve diğer kimyasalları filtreler. Flamingolar için siyanobakteri tüketmenin tek yan etkisi onların meşhur pembe tonlarıdır!
Natron Gölü, bir doğa harikasının en iyi örneğidir. Flamingolar için temsil ettiği yuva ve üreme alanları, onu tüm güzelliğiyle korumayı daha da önemli kılıyor. Eşsiz biyoçeşitlilik, gölün temel ekolojik işlevlerini kabul ederek Tanzanya tarafından Ramsar Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Listesi’ne seçildi.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Doğanın Mühendisleri Tek Bir Ağaçta Şaşırtıcı Sayıda Meşe Palamudu Saklıyor
/Tanzanya’daki Bu Kırmızı Göl, Flamingolar Hariç Hayvanları Taşa Dönüştürüyor/
