Panpsişizm: Bilincin Kozmos İçin En Temel Düzeyde Bütünleyici Olduğu Kuramları İnandırıcılık Kazanıyor 

Panpsişizm

Panpsişizm: Bilincin Kozmos İçin En Temel Düzeyde Bütünleyici Olduğu Kuramları İnandırıcılık Kazanıyor

Geleneksel olarak bilinç, karmaşık sinir ağlarındaki hücrelerin elektrokimyasal hesaplama faaliyetinden ortaya çıkması olarak açıklanır. İlk bakışta, bu mantıklı bir teoridir çünkü duyusal girdiler bilgiye dönüştürülebilir – hesaplamalar yani verileri sıralayan ve işleyen şeyler- ve bu nedenle beynin hesaplama faaliyeti, duyusal verilerden olağanüstü deneyimler üretir.

Tek sorun, bir dizi hesaplamanın fenomenal deneyimi nasıl üretebildiğinin, bilincin gözlemci yani duyuların ve zihinsel niteliklerin deneyimleyicisi olan yönünün nasıl üretilebileceğinin hiç açık olmamasıdır. Kuşkusuz, nöromorfik hesaplamalar makine öğrenimi ile sonuçlanabilir ve bu büyük olasılıkla da kişi öğrenirken beyinde meydana gelen sinaptik yeniden şekillenme (plastisite) sürecinin ayrılmaz bir yönüdür.

Bununla birlikte veri girişini işleme, bir yanıt üretme ve bu yanıtı bazı uyarlamalı algoritmalar aracılığıyla optimize etme yeteneği, bilinç değildir. İnsan uyumlu yapay zeka (AI), bilinçli ajanların eylemlerini kopyalayarak bile bu işlevleri zaten gerçekleştirebilir, ancak uyarlanabilir öğrenme ile bilinci taklit etme yeteneğinin sistemin bir deneyim yaşadığını ima ettiğine inanmak için hiçbir neden yoktur. Deneyimlemek ancak bilince sahip bir birim ile mümkündür.

Deneyimin bilginin doğası ve “nesnel gerçeklik” ile olan ilişkisi, neyin var olup neyin var olmadığına dair bazı temel fenomenal algılar olmaksızın, deneyimsiz bir varoluşun olup olmayacağına dair başka bir önemli ontolojik soruyu gündeme getirir. Bu fikir kulağa tuhaf geliyorsa eğer şunu hatırlamak gerekir ki ; kuantum mekaniğinin baskın teorisi olan Kopenhag Yorumunun temel ilkelerinden biri olarak, doğanın temel parçacıklarının ancak görünürde bilinçli bir temsilci tarafından ölçüldüğünde kesin bir varlığa sahip oldukları söylenebilir.

Geleneksel olarak kabul edilmiş ortak dünya görüşümüzden ayrılan bu gerçekçilik fikri ancak ön yargılardan kurtularak modern kuantum teorileriyle sorgulanır. Daha da ötesi, kuantum yerçekimini açıklayan birleşik teoriler, maddenin ve enerjinin akla gelebilecek her yerde meydana gelen bilgi işlemenin dışa vurumundan kaynaklı olarak ortaya çıkan formlar olan uzay-zamanın kendisinin planckian bir bilgi alt katmanı aracılığıyla çalışır. (Planckian : Max Planck – Kuantum Teorisinin Kurucusu).

Bilgi, onu bütünleştiren ve deneyimleyen bir sistem olmadan ne anlama gelir? Tüm sistem – bu durumda evren – anlamlı veriler üreten ve duyarlılığın en temel seviyeye kadar gerçekliğin ayrılmaz bir yönü olmasını gerektiren bir hesaplama motoru olmaz mıydı?

Panpsişizmi benimseyen teoriler kesinlikle böyle düşünüyor ve bu görüş akademik, bilimsel ve felsefi topluluk içinde kabul edilir bir inandırıcılık kazanıyor.

Nöro-hesaplama modelinin bilincin nasıl ortaya çıktığını açıklamakta devam eden yetersizliği, bilincin altında yatan daha derin dinamiklere yönelik olan onu temel doğal süreçlerin ayrılmaz bir unsuru olarak yerleştirebilecek araştırmaları yeniden gündeme getirmiştir.

Panpsişizm: Bilincin Kozmos İçin En Temel Düzeyde Bütünleyici Olduğu Kuramları İnandırıcılık Kazanıyor

Derleyen:  İbrahim Özkaraca

Kaynak:
https://www.resonancescience.org/

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar