Kiros Silindiri: Tarihin Derinliklerinden Çıkıp Gelen İnsanlık Manifestosu
Fransız Devrimi’nin İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayınlamasından 2 bin yıldan fazla bir süre önce, eski bir Yakın Doğu hükümdarı, bilinen en eski insan hakları bildirgesi olarak kabul edilen bir tüzük yayınladı. Bu tüzük bugün Kiros Silindiri olarak bilinmektedir.
Kiros Silindirinin Keşfi, İçeriği ve Yazıtı
Kiros Silindiri, Mart 1879’da modern Irak’taki Babil harabelerinde keşfedilmiştir. Kentin ana tapınağı Ésagila’nın temel kalıntısı olan bu antik kalıntı pişmiş kilden yapılmış ve 22,5 cm (8,85 inç) uzunluğundaydı. Silindirin üzerinde, dönemin en büyük imparatorluğunu kuran Ahameniş İmparatorluğu’nun kurucusu Pers kralı Büyük Kiros’un M.Ö. 539 yılında Babil’i fethini detaylandıran bir açıklama yer almaktadır. Ayrıca Babil’in son kralı Nabonidus’un yakalanışını da anlatmaktadır. Çivi yazısıyla yazılmış olan bu anlatı M.Ö. 539 ile 530 yılları arasına tarihlendirilmektedir.
Silindirin üzerindeki yazıtta Kiros’un din, ırk ve dil özgürlüğünü desteklediğinden ve Babilliler tarafından sürgün edilenlerin memleketlerine dönmelerine izin verdiğinden bahsedilmektedir. Kiros’u, Babil vatandaşlarının yaşamlarını iyileştiren, Mezopotamya’da ve bölgenin başka yerlerinde tapınakları ve kült alanlarını restore eden bir hayırsever olarak över. Metnin bazı bölümleri şöyledir:
“İmparatorluğumdaki ulusların geleneklerine, göreneklerine ve dinlerine saygı göstereceğimi ve hayatta olduğum sürece hiçbir valimin ve astımın onları hor görmesine veya aşağılamasına asla izin vermeyeceğimi ilan ediyorum. Şu andan itibaren…, hiç kimsenin başkalarını ezmesine asla izin vermeyeceğim ve eğer böyle bir şey olursa, onun hakkını geri alacağım ve zalimi cezalandıracağım.”
“Hiç kimsenin başkalarının menkul ve gayrimenkul mallarına zorla veya tazminatsız el koymasına asla izin vermeyeceğim. Hayatta olduğum sürece, ücretsiz, zorla çalıştırmayı önleyeceğim. Bugün herkesin dinini seçmekte özgür olduğunu ilan ediyorum. İnsanlar başkalarının haklarını ihlal etmemek kaydıyla her bölgede yaşamakta ve iş bulmakta özgürdür.”
Miras ve Tarihsel Anlayış
Bazı eleştirmenler Kiros Silindiri’nin dünyanın ilk insan hakları sözleşmesi olduğu inancının bir anakronizm olduğunu ve belgenin bağlamını göz ardı ettiğini ileri sürmüşlerdir. Kiros’un insanların iyiliği için hareket etmekten ziyade tanrıların görüşleriyle ilgilendiğini ve sadece onları yatıştırmak için adımlar attığını iddia etmektedirler.

Örneğin, silindirin üzerinde şöyle yazmaktadır:
“Nabonidus’un – tanrıların efendisinin öfkesiyle – Şuanna’ya getirdiği Sümer ve Akad ülkesinin tanrılarını, büyük efendi Marduk’un emriyle, onları mutlu eden mabetlerdeki hücrelerine zarar görmeden iade ettim.”
Karşılığında bu tanrıların da Kyros’a iyilikle karşılık vermeleri gerekiyordu:
“Mabetlerine geri gönderdiğim tüm tanrılar, her gün Bel ve Nabu’nun huzurunda benim için uzun bir yaşam dilesinler, iyi işlerimden söz etsinler ve efendim Marduk’a şunu söylesinler: ‘Senden korkan kral Kiros ve oğlu Kambyses, uzak (?) günlere kadar tapınaklarımızın sağlayıcıları olsunlar ve Babil halkı krallığımı kutsasın. Bütün toprakların barış içinde yaşamasını sağladım.'”
Ayrıca, Silindir’in Ésagila’nın temel kalıntısı olarak keşfedilmiş olmasının, Kiros’un hedef kitlesinin ölümlü varlıklardan ziyade krallığın çeşitli tanrıları olduğunu gösterdiğini ileri sürmektedirler.
Hangi perspektiften bakılırsa bakılsın, Kiros Silindiri’nin 2500 yıl önce meydana gelen olaylara hayat veren ve bir zamanlar bir imparatorluğu yöneten güçlü bir kralın düşüncelerine ve arzularına bir pencere açan inanılmaz bir yazı olduğu şüphesizdir.
Derleyen: Deniz KAFKAS
Kaynak: Kiros Silindiri: Tarihin Derinliklerinden Çıkıp Gelen İnsanlık Manifestosu
