Dünyada Bir İlk Olan 155 Milyon Yıllık Kırılgan Yıldız Fosili Kendini Klonluyor
155 milyon yıllık bir kırılgan yıldız fosili, bir grup bilim insanı tarafından dikkat çekici ve “inanılmaz derecede nadir bir buluntu” olarak ilan edildi. Bu güzel örnek son derece sağlam ve bireyin kendini klonlama sürecini tamamladığı hassas bir anı koruyor.
Yavru kırılgan yıldızlar nereden geliyor? Bu, cevabı merak uyandıran sıra dışı bir soru; çünkü denizyıldızları gibi, ikiye bölünerek ve eksik vücut parçalarını yeniden üreterek kendilerinin yeni versiyonlarını oluşturabiliyorlar.
Klonal parçalanma olarak adlandırılan bu süreç hakkında çok şey biliyoruz ancak ne zaman başladığı tam bir muammaydı. Şimdi yeni bir çalışma, 155 milyon yıllık bir kırılgan yıldızı yenilenme sürecinde koruyan, dünyada bir ilk olan olağanüstü bir fosili tanımladı.
Küratör Dr. Ben Thuy yaptığı açıklamada, ”Fosil, fissiparite ya da klonal parçalanmanın en azından Geç Jurasik döneme kadar uzandığını gösteriyor. “Daha da heyecan verici olan, klonal parçalanmanın altı katlı vücut simetrisi ve epizoik yaşam tarzı, yani konakçı bir organizma üzerinde yaşam ile en başından beri bağlantılı olduğu sonucuna varılması, bu özelliklerin birlikte evrimleştiğini düşündürmektedir.”

Tesadüfen bulunan bu fosilin, klonal parçalanmayı anlamamız açısından çok önemli olduğu ortaya çıktı.
Resim kredisi: Gunter Schweigert
Jura dönemine tarihlenen bu fosil bize, dev deniz canavarları okyanuslarda terör estirirken hayatta olan kırılgan yıldızlar arasında meydana gelen bu üreme şeklinin evrimsel zamanda derin kökleri olduğunu söylüyor. Fosili daha da dikkat çekici kılan şey, bu birey için zaman içinde böylesine özel bir enstantaneyi yakalamış olmasıdır.
Thuy, “Beni en çok büyüleyen şey, örneğin tam olarak doğru zamanda, yani eksik vücut yarısının bölünmesi ve tam olarak yeniden büyümesi arasındaki nispeten kısa zaman aralığında zamanda donmuş olması” dedi. “Bu, klonal parçalanma için kolayca görülebilen bir kanıt sağlayan inanılmaz derecede nadir bir bulgudur.”
Böylesine göz kamaştırıcı bir örnek unutulmaz bir ismi hak ediyor ve bir ismi var: Ophiactis hex. Terry Pratchett hayranları bunu Görünmeyen Üniversite’ye bir gönderme olarak algılayabilir.
Thuy, “Ortak yazarım Lea Numberger-Thuy, Terry Pratchett’ın Görünmeyen Üniversite’sinin büyük bir hayranı ve isim önerisiyle geldiğinde hepimiz çok heyecanlandık,” diye ekledi. “Hex’ sadece yeni fosilin altı katlı simetrisini ima etmekle kalmıyor, aynı zamanda Terry Pratchett’ın akademiye bakış açısını da kutluyor.”
Kaynak: https://www.iflscience.com
Derleyen: Figen Berber
