Çığır Açan Alzheimer Keşfi Beş Farklı Varyantı Ortaya Çıkardı

Çığır Açan Alzheimer Keşfi Beş Farklı Varyantı Ortaya Çıkardı

Çığır Açan Alzheimer Keşfi Beş Farklı Varyantı Ortaya Çıkardı

Bilim insanları, Alzheimer hastalığının beyni nasıl etkilediği ve potansiyel olarak tedaviye nasıl yanıt verdiği konusunda farklılık gösteren beş farklı biyolojik varyantını tanımladılar.

Beyin omurilik sıvısı proteinlerini 606 kişide analiz eden uluslararası araştırma ekibi, bunun daha önce test edilmiş ilaçların yanlışlıkla etkisiz veya çok az etkili görünmüş olabileceği anlamına geldiğini söylüyor.



Keşifleri, bu alt tipler için daha kişiselleştirilmiş tedavilere veya önleyici tedbirlere yol açabilir. Ayrıca Alzheimer hastalığının (AD) semptomlarının başlamasını geciktirmek için erken teşhis ve müdahale umudu da sunuyor.

Amsterdam Alzheimer Merkezi’nden nörobilimci Betty Tijms ve meslektaşları, “Farklı moleküler süreç modelleri ve AD genetik risk profilleri göz önüne alındığında, AD alt tiplerinin spesifik tedaviler gerektirmesi muhtemeldir” diye yazıyor.

Dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen nörodejeneratif bir hastalık olan Alzheimer hastalığı, beyinde amiloid ve tau proteinlerinin birikmesiyle karakterize olup ilerleyici hafıza kaybına ve bilişsel gerilemeye yol açar.

Beyin dokusu içinde kümeler ve yumaklar oluşturan amiloid ve tau proteinlerinin birikmesine ek olarak, diğer dokulardaki diğer biyolojik süreçlerin de dahil olduğunu biliyoruz. Araştırmacılar, güncellenmiş teknolojiyi kullanarak bu diğer süreçlerin kritik bileşenlerini doğru bir şekilde ölçebildiler.

Tijms ve ekibi, Alzheimer hastası 419 kişiden ve 187 kontrol grubundan alınan beyin omurilik sıvısını analiz etmek için kütle spektrometresi proteomiği kullandı ve protein seviyelerindeki farklılıkları aradı. Bu, analizler için Alzheimer ile ilişkili 1.058 proteinin seçilmesine yol açtı.

Araştırmacılar, hiperplastisite, bağışıklık aktivasyonu, RNA düzensizliği, koroid pleksus disfonksiyonu ve kan-bain bariyeri bozukluğu gibi varyasyonlarla ayırt edilen hastalığın beş farklı biyolojik alt tipini tanımlayabildiler. Her varyasyon, enflamasyon, sinir hücresi büyümesi ve diğer biyolojik süreçlerle ilgili protein kümelerindeki spesifik değişikliklerle karakterize edildi.

Tijms ve ekibi, “Üç alt tip, daha önce tanımladığımız üç alt tipi (hiperplastisite, doğuştan gelen bağışıklık aktivasyonu ve kan-beyin bariyeri disfonksiyonu) tekrarladı” diye açıklıyor.

“Ayrıca, biri RNA düzensizliği ve diğeri koroid pleksus disfonksiyonu olan iki ek AD alt tipi daha belirledik.”

Her bir varyantın biyobelirteçlerini tanımlamak, müdahalenin en etkili olduğu zamanda Alzheimer’ı daha erken teşhis etmemize yardımcı olabilir.

Araştırmacılar ayrıca, alt tipleri belirli beyin bölgelerindeki bireysel hacim farklılıklarıyla karşılaştırmak için 503 katılımcının bir alt kümesinden alınan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramalarına da baktı.

“Alt tipler, farklı AD genetik risk profillerine sahipti” diye yazan ekip, “klinik sonuçlar, sağkalım süreleri ve beyin atrofisinin anatomik paternleri açısından da farklılık gösteriyorlardı” diye ekliyor.

Hiperplastisite, amiloid ve tau proteini birikimine yol açan aşırı aktif bir hücresel büyüme tepkisini içeriyor gibi görünmektedir.

Doğuştan gelen bağışıklık aktivasyonunda, bağışıklık sistemi aşırı hızlanarak sağlıklı beyin dokusuna aşırı derecede saldırır.

RNA düzensizliği, sinir hücrelerinin doğru şekilde işlev görmesini sağlayan proteinlerin aksonlar boyunca taşınmasındaki değişiklikleri içerir.

Koroid pleksus disfonksiyonu, beyin omurilik sıvısı üretimine ve besinlerin beyne aktarılmasına katkıda bulunan beynin ventriküler sistemini etkiler.

Kan-beyin bariyerinin bozulması, beyni koruyan bariyeri zayıflatarak zararlı moleküllerin sızmasına izin verir. Hiperplastisitenin aksine, bu alt tip yavaş sinir hücresi büyümesi ve düşük amiloid üretimine sahiptir.

Bu, bazı ilaçların yalnızca bir Alzheimer tipinde işe yarayacağı anlamına gelebilir. Örneğin, amiloid odaklı ilaçlar, amiloid üretiminin arttığı bir alt tipi tedavi edebilirken, üretimin azaldığı bir alt tipe potansiyel olarak zarar verebilir.

Yazarlar, “Belirli tedavilerden kaynaklanan yan etkiler de alt tipe bağlı olabilir” diyor. “Örneğin, antikorlar alt tip 5’te kan-beyin bariyerini daha kolay geçebilirken, bu bireyler antikor tedavisiyle ortaya çıkabilecek beyin kanaması açısından daha yüksek risk altında olabilir.”

Geleneksel olarak Alzheimer, semptomlar ve ilerlemede bazı farklılıklar gösteren tek bir hastalık olarak görülmüştür. Kapsamlı araştırmalara rağmen hastalığın tedavisi yoktur ve mevcut tedaviler yalnızca sınırlı semptom yönetimi sunmaktadır.

Bu yeni bulguları doğrulamak ve varyantların ilaçlara farklı yanıt verip vermediğini araştırmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Bununla birlikte, bu Alzheimer’a karşı devam eden mücadelede ileriye doğru atılmış heyecan verici bir adımdır ve bunun gibi her keşif bizi bir tedavi bulmaya daha da yaklaştırmaktadır.

Derleyen: Deniz KAFKAS

Kaynak: Çığır Açan Alzheimer Keşfi Beş Farklı Varyantı Ortaya Çıkardı

İşitme Cihazları, İşitme Kaybı Olan Kişilerde Ölüm Riskini Azaltıyor

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar