Bir Türk Evinin Altında Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu’suna Ait Tanrı ve Tanrıçaların En Eski Tasviri Bulundu.

Bir Türk Evinin Altında  Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu’suna  Ait Tanrı ve Tanrıçaların En Eski Tasviri Bulundu.

Bir Türk Evinin Altında  Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu’suna  Ait Tanrı ve Tanrıçaların En Eski Tasviri Bulundu.

Beceriksizce yapılan  bir yağma planı, arkeologları Türkiye’de MÖ  ilk milenyum dönemindeki  doğurganlık kültü tarafından kullanılmış olabilecek bir yeraltı Demir Çağı kompleksine götürdü.

Yapının dengesizliği nedeniyle henüz tam olarak araştırılamasa da, antik kompleksin duvarlarında Asur üslubuyla  tanrıları tasvir eden kaya sanatı çizimleri vardır. Bu sanat tarzı, yerel gruplar tarafından uyarlanmış gibi görünüyor ve Antiquity dergisinde 11 Mayıs’ta yayınlanan yeni araştırmaya göre, Mezopotamya’dan gelen ve daha sonra Anadolu’ya yayılan Yeni Asur İmparatorluğu kültürünün,  bu bölgede fethettiği insanlara ne kadar güçlü bir şekilde yayıldığını gösteriyor.

Araştırmanın yazarlarından biri olan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde antik tarih doçenti  Selim Ferruh Adalı  ” Duvar paneli, bazı tanrıları Aramice yazıyla tanımlayan, daha önce bilinmeyen Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu’nun  ilahlarını  birleştiriyor.” dedi.

Yetkililer, bir Türk köyüne ait  evin altında bulunan  hazineler yağmalanmaya çalışıldıktan sonra, antik yeraltı kompleksinden 2017 yılında haberdar oldu. Ancak polis yağmacıları engelledi ve soruşturma yetkilileri,  kısa süre sonra yağmacıların Türkiye’nin güneyindeki Başbük köyündeki iki katlı evin zeminini kestiği yapay bir delik buldu. Bu keşif, polisi Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ne haber vermeye sevk etti. Arkeologlar, yaklaşık 2,2 x 1,5 metre boyutlarındaki açıklığın, kendilerini yeraltı kompleksinde kireçtaşından olan  ana kanaya oyulmuş bir giriş odasına götürdüğünü  belirledi.

Yeraltı kompleksinin  erken Yeni-Asur dönemine (MÖ dokuzuncu yüzyıl civarında) ait olduğu belirlendi ve giriş odasının yanı sıra bir üst ve alt galeriye sahip. Giriş odasına açılan orijinal açıklık henüz bulunamadı.

Adalı, kurtarma kazısını 2018 yılının Ağustos ve Eylül aylarında müze uzmanlarının gerçekleştirdiğini söyledi.  Ancak, alanın istikrarsızlığı nedeniyle iki ay sonra kurtarma kazısını askıya aldılar. Bölge şu an da Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yasal koruması altında.

Kısa süreli kazı sırasında arkeologlar, yer altı alanlarındaki erozyon nedeniyle düşen tortuları çıkardılar. Bu da bir duvar paneline oyulmuş dekoratif bir kaya kabartmasının ortaya çıkmasına neden oldu. Panel, bazılarının yanında Arami yazıtları bulunan,  Arami panteonuna ait  tanrı ve tanrıçaları tasvir ediyor.

Ekskavatörler, panelin büyük bir tarihi öneme sahip olduğunu tespit eden Adalı’ya,  paneldeki yazıtların fotoğraflarını gönderdi.

A photo of the underground complex in southern Turkey.

Asur seçkinleri, yerel Luvi ve Aramice konuşan halklar üzerindeki güçlerini ifade etmek için saray üslubundaki sanatı kullanırken, Yeni Asur İmparatorluğu’nun şimdiki Türkiye’ye yayılması bir kültür devrimine ilham verdi.

Araştırmacılar, Başbük’teki duvar panosunun, Asur sanatının taşra kasaba ve köylerinde Arami tarzına nasıl uyarlandığını gösterdiğini ortaya çıkardı.

Araştırmaya göre, panelde tasvir edilen sekiz tanrıdan dördü tanımlanamadı. Aramice yazıtlar üç tanrıyı etiketliyor: fırtına, yağmur ve gök gürültüsü tanrısı Hadad; bereket ve koruma tanrıçası eşi Atargatis; ay tanrısı Sîn; ve güneş tanrısı Šamaš. Araştırmacılar, ayrıca bu bölgede Suriye’nin başlıca tanrıçası olan Atargatis’in çiziminin bilinen en eski tasvir olduğunu ekledi.

Adalı yaptığı açıklamada, “Suriye-Anadolu dini temalarının,  Yeni-Asur unsurlarından beklenmeyen şekillerde uyarlandığını göstermektedir.” dedi. Ve şunları ekledi:  “Yerel unsurların daha fazla vurgulandığı bölgede  Asur varlığının daha erken bir evresini yansıtıyorlar.”

Adalı, WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Duvar panelindeki tanrılar, buranın  Erken Yeni-Asur yetkilileri tarafından denetlenen Suriye-Anadolu ve Arami tanrılarının bölgesel bir doğurganlık kültünün ve ritüellerinin yeri olduğunu öne sürüyor.”dedi.  Bu otoritelerden biri, Asur kralı III. Adad-nirari (MÖ 811 – MÖ 783) döneminde yaşayan Yeni Asurlu bir yetkili olan Mukīn-abūa olabilir. Araştırmacılar Mukīn-abūa’ya atıfta bulunabilecek bir yazıt belirlediler. Araştırmacılar, Mukīn-abūa’nın bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ve bu kompleksi yerlilerle bütünleşmek ve onları kazanmak için kullanmasının mümkün olduğunu söyledi.

Bu arada, bu komplekste Yeni-Asur sanatının varlığı, bu paneli  mutlaka imparatorluk sanatçılarının yarattığı anlamına gelmez. Adalı, daha ziyade, “Panel, Yeni Asur sanatını taşra bağlamına uyarlayan, Asur makamlarına hizmet eden yerel sanatçılar tarafından yapılmış” dedi.

Ekibin, daha fazla kazının, yeraltı kompleksinin daha fazla alanını ortaya çıkaracak olmasından ve şimdiye kadar tüm alanın sadece küçük bir kısmı keşfedildiği için muhtemelen daha fazla sanat eseri örneğinin ortaya çıkacağından şüphelendiğini de sözlerine ekledi. Alanın tamamı hazırlandıktan sonra, Türk kültürel miras yasalarının prosedürlerine göre,  tam ölçekli bir kazı yapılması bekleniyor.

Kaynak: live science

Adıyaman’daki T Biçimli Kült Yapı, Yeni Bir Göbekli Tepe Heyecanı Yarattı

Adıyaman’daki T Biçimli Kült Yapı, Yeni Bir Göbekli Tepe Heyecanı Yarattı

Bir Türk Evinin Altında  Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu’suna  Ait Tanrı ve Tanrıçaların En Eski Tasviri Bulundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
28 + 7 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çok Okunan Yazılar