Yeni Keşfedilen Ölüdeniz Parşömenleri İnsanlık Tarihine Yeni Bir Pencere Açıyor

Yeni Keşfedilen Ölüdeniz Parşömenleri İnsanlık Tarihine Yeni Bir Pencere Açıyor

Yeni Keşfedilen Ölüdeniz Parşömenleri İnsanlık Tarihine Yeni Bir Pencere Açıyor

İsrailli arkeologlar bu hafta düzinelerce yeni Ölü Deniz Parşömeni parçasının keşfedildiğini duyurdu. Bir çöl mağarasında bulunan ve yaklaşık 1.900 yıl önce Roma’ya karşı bir Yahudi isyanı sırasında saklanan İncil metinleri, Yahudilik tarihine, erken Hristiyan yaşamına ve insanlığa nadir bir pencere sunuyor.

Ölü Deniz Parşömenlerinin ilk parçalarının 70 yıl önce bulunduğunda, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak kabul edilmişti.

Yeni keşfi yapmak için arkeologlar,  içerisinde bulunan düzinelerce insan kalıntısından dolayı Dehşet Mağarası’na dik bir uçurumdan indi. Ancak mağaranın tarihi adından da anlaşılacağı kadar karanlık olsa da, kazıcılar içeride bulduklarını “cennet ile Dünya arasında” olarak tanımladılar.

 

Yaklaşık iki bin yıl sonra Ölü Deniz Parşömenlerinin düzinelerce parçası ortaya çıkarıldı. Dr. Oren Ableman’a göre parşömen parçaları küçük hatta bazıları küçücük, ancak bilgelik çekebilecek kadar büyükler.

İsrail Eski Eserler Dairesi Koruyucu Tanya Bitler, yaklaşık 1.900 yıl önce Roma'ya karşı bir Yahudi isyanı sırasında gizlendiğini söyledi.
Tanya Bitler, bunların yaklaşık 1.900 yıl önce Roma’ya karşı bir Yahudi isyanı sırasında gizlendiğini söyledi.

Parçalardan birinin Yunanca metninden “Rab, yapmanız gerekenler bunlar,” diyor. “Birbirinize gerçeği söyleyin, kapılarınızda gerçek ve kusursuz adaleti sağlayın ve birbirinize karşı kötülük yapmayın. Yalan söylemeyi sevmeyin çünkü bunlar benim nefret ettiğim şeylerdir.”

Judean Çölü’nün kurak koşulları, parşömen parçalarının yanında bulunan düzinelerce başka nesnenin de eski zeytin çukurları da dahil olmak üzere zamanın testine dayanmasını sağladı; giysi ve sandalet kalıntıları ve bugün kullanılabilecek olana benzer bir ahşap bit tarağı.

The fragment of an ancient, about 2,000 years old lice comb found in the Cave of Horror

Kültürü korumak mı yoksa çalmak mı?

Arkeolog Chaim Cohen, dört yıllık projenin mağara sistemi içindeki hazineleri gelecekteki yağmalardan korumak için hayati önem taşıdığını söylüyor.  

“Bu projede yağmacılardan önce çalışarak durumu çözümlemek istiyorlar, çünkü yağmacıları engellemek neredeyse imkansızdır.” 

Büyük kazı alanı, İsrail’in güneyinde ve İsrail işgali altındaki Batı Şeria’nın bazı bölgelerini kapsıyor. İsrail, Filistin topraklarında bulunan nesneleri kaldırdığı için uzun süredir eleştiriliyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki bir bölgeden kültürel varlık almak yasak, ancak bu endişeler İsrail Eski Eserler Kurumu’nun keşifleri sergilemesini engellemedi.

İSRAİL-ARKEOLOJİ-KUTSAL KİTAP
Kudüs’teki Ölü Deniz koruma laboratuvarında sergilenen, Yahudi Çölü’ndeki Murabaat Mağarası’nda ortaya çıkarılan Neolitik döneme ait 10.500 yıllık bir sepet

Eski Eserler Kurumu’ndan Yaniv Berman, “Mağaranın boş olduğunu düşündüğümüz için anlamadık ve sonra geldiğimizde ise büyük, sağlam bir sepete bakıyorduk,” dedi. Karbon tarihleme analizinin sonuçlarını aldıklarında “şok olduk! Sepet 10.500 yaşındaydı!” dedi.

Bu, bugün hala yankılanan antik bilgeliklerin yanında bulunan, geçmişten bir başka göz kamaştırıcı bulmaca parçasıydı.

Yeni Keşfedilen Ölüdeniz Parşömenleri İnsanlık Tarihine Yeni Bir Pencere Açıyor
Yeni parçaların, On iki Küçük Peygamber’in Yunanca bir yorumunu içeren daha büyük bir parşömen parçasına ait olduğuna inanılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

/Yeni Keşfedilen Ölüdeniz Parşömenleri İnsanlık Tarihine Yeni Bir Pencere Açıyor/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
5 + 4 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.