Titan’ın Dünya’ya Şaşırtıcı Derecede Benzer Olduğu Ortaya Çıktı
NASA’nın Cassini görevinin en şaşırtıcı keşiflerinden biri, Titan’da (Satürn’ün en büyük uydusu) çok sayıda göl ve denizin bulunmasıydı. Bilim insanları, kalın atmosferi ve son derece düşük sıcaklıkları nedeniyle yüzeyinde su kütlelerinin var olabileceğinden uzun zamandır şüpheleniyorlardı, ancak bu su kütleleri sudan değil, esas olarak sıvı metan ve etandan oluşuyordu.
Bilim insanları, Satürn’ün uydusundaki göllerin çevresindeki hava koşullarını keşfetti.
Titan’ın en büyük su kütleleri yüzlerce kilometre uzunluğa ulaşır , bazıları 1.100 kilometreyi aşar; bu nedenle “denizler” olarak adlandırılırlar. Cassini ayrıca birkaç kilometreden yaklaşık 240 kilometreye kadar değişen boyutlarda yüzlerce küçük göl keşfetti. Bunların çoğu ayın kuzey kutbuna yakın konumdadır ve Titan’da eşsiz bir “göl bölgesi” oluşturur.
Yeryüzünde büyük göller ve denizler yerel hava koşullarını önemli ölçüde etkiler. Su, karaya göre daha yavaş ısınır ve soğur; su yüzeyinden buharlaşma ise ısı transferini etkiler. Su ve kara arasındaki sıcaklık farkı kıyı rüzgarlarına neden olur.
Çalışmanın gösterdiği şey
Bilim insanları, Titan’da da benzer bir şeyin olup olmadığını belirlemeye koyuldular. Daha önce bu soru, basitleştirilmiş iki boyutlu modeller kullanılarak incelenmişti. Colorado, Boulder’daki Güneybatı Araştırma Enstitüsü’nden Audrey Chaten liderliğindeki bir araştırma ekibi, Titan’ın gölleri etrafındaki atmosferik hareketi üç boyutlu olarak modelleyerek hesaplamaları ilk kez önemli ölçüde geliştirdi.

Sonuçlar, Dünya’dakilere şaşırtıcı derecede benziyordu. İki dünya arasındaki büyük farklılıklara rağmen, Titan’ın metan göllerinin yakınında oluşan hava akımları, yüzeyde yayılmaları ve iç bölgelere nüfuz etmeleri bakımından, Dünya’daki su kütlelerinin yakınında oluşan esintilere benziyor.
En güçlü rüzgarlar doğrudan Titan’ın en büyük denizlerinin kıyılarından oluşur. Ayrıca, yerel yaz mevsiminde ekvatora daha yakın konumdaki göllerin yakınlarında daha belirgin hava akımları oluşur.

Ancak, Dünya ile benzerlikler bu rüzgarların gücüyle sınırlı kalıyor. En elverişli koşullar altında bile, Titan’daki hava akımları saniyede yaklaşık 0,2 metreyi geçmiyor. Buna karşılık, Dünya’daki göllerin yakınındaki benzer rüzgarlar saniyede yaklaşık 5 metreye ulaşabiliyor.
Bu, metanla dolu denizlerde bile önemli rüzgar dalgaları oluşturmaya yetmez. Bu nedenle, gelecekte bir gezgin Titan’a ulaşmayı başarabilse bile, orada tam ölçekli bir yelkenli yolculuğu yapması pek olası değildir.

3 boyutlu modelleme, araştırmacıların göllerin yüzeyinden metan buharlaşma oranını daha hassas bir şekilde belirlemelerine de olanak sağladı. Araştırmacıların hesaplamalarına göre, bu oran yaklaşık olarak Dünya yılı başına 6 santimetredir. Bu, 2 boyutlu modeller kullanılarak elde edilen ve yılda 20 ila 50 santimetre arasında değişen önceki tahminlerden önemli ölçüde daha düşüktür.
Bir diğer beklenmedik sonuç ise göllerin hemen üzerinde kalıcı bir soğuk ve nemli hava tabakasının keşfedilmesiydi. Belirli koşullar altında, buharlaşan metan doygunluğa ulaşabilir ve yoğunlaşabilir. Sonuç olarak, Titan’ın metan denizlerinin üzerinde kendine özgü bir sis oluşabilir.
Cassini görevi, uzay aracının 15 Eylül 2017’de Satürn’ün atmosferine girip imha olmasıyla sona erdi. Ancak topladığı veriler, bilim insanlarının gezegeni ve uydularını incelemelerine yardımcı olmaya devam ediyor. Yeni araştırmalar, aşırı koşullara rağmen Titan’daki bazı atmosferik süreçlerin Dünya’dakilere benzediğini gösteriyor. Göller, buharlaşma, sis ve kıyı rüzgarları var; ancak su yerine bu sıra dışı dünya sıvı hidrokarbonlarla dolu.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Titan’ın Dünya’ya Şaşırtıcı Derecede Benzer Olduğu Ortaya Çıktı
Bilim İnsanları Şaşkın: Mars’ın Güney Kutbu’nda Bulunan Mor Sarmallar Ne Anlama Geliyor?
