Pasifik Okyanusu’nda 9 Km’den Daha Derinde Gelişen Bir Ekosistem Keşfedildi
Çin Bilimler Akademisi’nden bilim insanları, Fendouzhe adlı derin deniz aracını kullanarak, Pasifik Okyanusu’nun kuzeybatısındaki okyanus çukurlarında 9,5 kilometreye kadar derinliklerde gelişen deniz organizmaları toplulukları keşfetti.
Okyanus tabanındaki ekosistem kemosentez sayesinde varlığını sürdürür. Bu, canlı organizmaların güneş ışığı yerine inorganik kimyasal bileşikleri oksitleyerek enerji elde etme sürecidir. Fotosentezin aksine, kemosentetik bakteriler ve arkeler hidrojen sülfür, metan, amonyak veya diğer kimyasallardan enerji elde eder. Bu süreç, yaşamın aşırı koşullarda – okyanus tabanında, kaplıcalarda ve ışığa erişimin olmadığı mağaralarda – var olmasını sağlar.
Okyanus yüzeyinin 9 kilometreden daha derinlerindeki derinlikler uzun zamandır neredeyse cansız kabul ediliyordu. Aşırı basınç ve mutlak karanlık, canlı organizmaların varlığını neredeyse imkânsız kılıyor. Ancak, insanlı derin deniz aracı Fendouzhe’yi kullanan bir Çin keşif gezisi, gezegenin en derin bölgelerinde şaşırtıcı bir yaşam çeşitliliği keşfederek bu düşüncelere meydan okudu.

Keşif gezisi, Kuril-Kamçatka ve Batı Aleut çukurlarında 9,5 kilometreye kadar derinliklerde binlerce deniz tüp solucanı ve çift kabuklu deniz canlısının varlığını kaydetti. Çin Bilimler Akademisi Derin Deniz Bilimleri ve Mühendislik Enstitüsü’nden araştırmacılar, 8 Temmuz – 17 Ağustos 2024 tarihleri arasında 5,8 ila 9,5 kilometre derinliklerdeki çukurları inceleyerek 2.500 kilometreden fazla araştırma gerçekleştirdi. Bu çalışmanın sonuçları, saygın bilim dergisi Nature’da yayınlandı.
Bu keşif gezisinden önce, en derin deniz omurgalı yaşamı 8,3 kilometre derinlikte kaydedilmişti – 2023’te Japonya açıklarında fotoğraflanan bir salyangoz balığı. Çinli bilim insanlarının yeni keşfi, bu rekoru geride bırakarak, yaşamın bu kadar aşırı derinliklerde var olmakla kalmayıp, aynı zamanda orada bol miktarda geliştiğini de kanıtladı.
9 kilometre derinlikte

10 kilometreden fazla derinliklerde saatlerce çalışabilen Fendouzhe sualtı aracı, araştırmacıların bu muhteşem ekosistemleri ilk elden gözlemlemelerine olanak sağladı. Bilim insanları, gördükleri bu canlıları, çeşitli tüp solucanları ve yumuşakça türlerinin hakim olduğu, gerçek deniz yaşamı alanları oluşturan organizmalardan oluşan “gelişen topluluklar” olarak tanımlıyorlar.
Mutlak karanlık ve muazzam basınç koşullarında, bu organizmalar kemosentez sayesinde hayatta kalıyorlar. Bu süreç, güneş ışığından değil, kimyasallardan enerji elde etme sürecidir. Yerkabuğundaki çatlaklardan sızan hidrojen sülfür ve metan, bu eşsiz ekosistemlerdeki yaşamın temelini oluşturur. Araştırmacılar, keşfedilen türlerin aşırı yüksek basınca uyum sağlamak için özel mekanizmalar geliştirdiğine ve bu sayede biyolojik olarak benzersiz olduklarına inanıyor.

Bu keşif, Dünya’daki yaşamın sınırlarına dair anlayışımızı değiştiriyor ve benzer organizma topluluklarının okyanusun en derin kısımlarında yaygın olabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, bu “kimyasal beslenen” organizmaların kimyasalları enerjiye dönüştürmelerini ve ultra yüksek basınç koşullarına uyum sağlamalarını sağlayan mekanizmaları anlamak için araştırmalarına devam etmeyi planlıyor.
Ortak yazar Dr. Mehran Dou şunları söyledi: “Bazılarına göz korkutucu gelebilir, ancak öğrencilerimi her zaman bir sualtı aracının penceresinden deniz tabanına bakmaya teşvik ediyorum. İlham alacaksınız.”
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Pasifik Okyanusu’nda 9 Km’den Daha Derinde Gelişen Bir Ekosistem Keşfedili
Tatlandırıcılar Çocuklarda Erken Cinsel Olgunlaşmaya Neden Oluyor
