Gerçek İnsan Olmaya Hazır Mısın?

Gerçek İnsan Olmaya Hazır Mısın?

Gerçek İnsan Olmaya Hazır Mısın?

Çırılçıplak, savunmasız ve saf bir şekilde başladığımız bu dünya yolculuğunu nasıl bitiriyor olduğumuzdur fark yaratan.

Herkes eşit başlıyor bu yolculuğa. Zenginlik-fakirlik, doğru-yanlış, güzel-çirkin kavramlarını bilmeden. Özgürleşmek için başladığımız bu yolculukta önce ailemizin öğretileriyle, daha sonra arkadaş çevremiz, içine doğduğumuz toplumun kurallarıyla birer birer örüyoruz kafesimizin parmaklıklarını.

Ama kimse kabullenmiyor bir kafeste olduğunu. Kimse sorgulamıyor hayat amacını. Neden geldik ki bu üç boyutlu dünyaya?

Neydi bizi bu kafa karışıklığına sürükleyen? Düşüncelerimizle tetiklediğimiz duygular mı yoksa maruz kaldığımız olaylar sonrası yaşadığımız duygusal  travmalar mı?

Kimse gerçek kimliğini çıkarmanın derdinde değil. Hepimiz türlü türlü maskeler takınarak saklıyoruz gerçekliğimizi. Şeffaflığımızı kaybetmişiz. Birbirimizin yanında ağlamak, aciz görünmek zor geliyor bize. Kendimizden çok birini sevmek zor geliyor, zarar görmekten korkuyoruz.

Öyle iyi öğrenmişiz ki kendimizi saklamayı. Aynı evde yaşadığımız, aynı havayı soluduğumuz insana bile açmıyoruz kendimizi, koyuyoruz sınırlarımızı. Çünkü öyle görmüşüz, öyle öğrenmişiz, insan olduğunu zanneden canlılar acı acı çarpmış bu çarpık gerçekliği suratımıza.

İyi olmaktan korkar hale gelmişiz maalesef, çünkü en yakınımız tarafından bile kullanıldığımızı görmüşüz. Ya da gönüllü olarak seçmişiz kullanılmayı; yola devam etmek, farklı bir alana geçmek zor gelmiş. Korkularımızın bizi yönetmesine izin vermişiz.

Bilinçle, kalple hareket etmek varken, hayvani benliğimizin bizi yönetmesine izin vermişiz. Kendimizi herkesten değerli gördüğümüz için egomuzun yükü altında insanlığımızı kaybetmişiz.

İnsan olarak geldiğimiz bu dünyadan insan olarak gitmeyi başaramıyoruz. Hepimizin bir olduğunu algılayamıyoruz bir türlü. Cennetimizi istersek bu dünyada yaşayabileceğimizi fark edemiyoruz. Kuantum dolanıklığında olduğu gibi hayatlarımızın, kişiliklerimizin birbirine dolandığının farkında değiliz.

Herkes dünyasını değiştirmenin peşinde, ama kimse kendisini değiştirmeye çalışmıyor. Ya bir memnuniyetlik oyunu oynuyor, ya da başkalarını suçluyor yaşadığı hayat için.

Kendi önündeki tek engel sensin ey insan denilen canlı. Seni senden daha iyi tanıyan hiç kimse yok bu hayatta. Ne ez ne de ezil. İyilik yaparken karşılık bekleme. Severken bile çıkarcıyız biz. Karşılık bekliyoruz. Yalnız bile kalamıyoruz biz. Kendimizle baş başa kalmaktan korkuyoruz. Ya da kendimizle mutlu olmayı öğrenemedik hiç.

Bütün olarak başladığımız bu yolculuğu paramparça bir halde tamamlamayı seçiyoruz. Bu yolculuğa başlamaya karar verdiysen eğer bir amacın var. O amacı bulmaya çalış. Ama en çokta insan olmaya çalış.

İlkelliğinden ve egondan kurtul. Ve tadını çıkar bu yolculuğun doğrularınla yanlışlarınla. Ders çıkar hatalarından, sev yaralarını ve sonra iyileştir. Çünkü gerçek sen o yaralarda saklı. Ağlamak istiyorsan ağla, gülmek istiyorsan gül ama hiçbir duygunun, hiçbir şeyin seni esir almasına izin verme. Derinlere dalmaya korkma, özgürlüğünün anahtarı orada.

Değiş, değişimden korkma. Çünkü sen değişince değişecek dünya. Özgürleş ki ruhundaki kanatların yeniden ortaya çıksın, özgürleş ki sen havalanırken, o kanatların çıkardığı rüzgar bir nebze ferahlatsın etrafındaki yürekleri. Örnek olsun tüm insanlığa. Ve artık sahtelik değil, sahici olmak kazansın.

Yazar: Yasemin Aydın

Kişisel Görüş: Bu Özelliklere Sahipseniz Daha Yüksek Frekanslı Bir Kişisiniz

Kişisel Görüş: Bu Özelliklere Sahipseniz Daha Yüksek Frekanslı Bir Kişisiniz

Gerçek İnsan Olmaya Hazır Mısın?

2 thoughts on “Gerçek İnsan Olmaya Hazır Mısın?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
3 + 17 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çok Okunan Yazılar