YAPAY ZEKADAN KORKMALI MIYIZ?

YAPAY ZEKADAN KORKMALI MIYIZ?

 

Yapay zeka her geçen gün daha hızlı, daha akıllı ve daha güçlü hale geliyor. Fakat çoğumuz ondan korkmuyoruz . Hatta yapay zekanın gelişme olasılığından heyecan duyuyoruz.Ancak  bu onu tehdit olarak algılamadığımızdan değil,sıradaki gelişmenin bile ne olacağını anlayamadığımızdan kaynaklanıyor.Bu daha çok bilişsel bir uyumsuzluktur. Bu fikri fantezi, bilim kurgu ya da çok uzak gelecekte olacak bir şeymiş gibi görüp reddetmek daha kolaydır. Fakat bu konunun ön planında olanlar bize korkmamız gerektiğini söylüyor. Stephan Hawking yapay zekanın insan türünün sonunu getirebilecek bir tehdit olduğu konusunda bizi uyarmıştı. Elon Musk ise yapay zekanın gelişimini şeytanı çağırmaya ya da asla kaçamayacağımız ölümsüz bir diktatöre benzetiyor.

Uzmanlar süper zeki yapay zekaların insanlık için tehlike teşkil edip etmeyeceğini belirlemek için bir çalışma gerçekleştirdiler. Araştırmacılar, yapay zekanın davranışını simüle ederek ve eylemleri zararlı hale gelirse programı durdurarak bu sorunu çözecek teorik bir koruma algoritması tasarladılar. Ancak analizleri, böyle bir makineyi kontrol edebilecek bir algoritma geliştirmenin temelde imkansız olacağını buldu.Çünkü uzmanlar böylesi bir yapay zeka için matematiksel hesap yapılamayacak olmasının koruma algoritmasını da geçersiz kılacağını düşünüyor.

Bunun farkında olsak da olmasak da yapay zeka çoktan günlük hayatımızın içine girdi. Neredeyse her şeyde ona bağımlı bir hale geldik. Yolculuk yaparken onu kullanıyoruz,ne izlememiz gerektiğini,ne satın almamız gerektiğini bize o söylüyor,dillerimizi çeviriyor,romantik partnerimizi seçiyor,düşmanlarımızı buluyor,füzelerimize rehberlik ediyor,sağlığımızı takip ediyor,geleceğimizi tahmin ediyor ve kararlarımızı veriyor.

Geçen her dakikada yapay zeka kapasitesini genişletiyor,o halde bizden daha üstün hale gelirse ne olacak?Bizden milyonlarca kez daha hızlı öğrenebilen,adapte olabilen ve öğretebilen bir şey yaratırsak ne olur?Bir kez pandoranın kutusunu serbest bıraktığımızda insanlık artık modası geçmiş bir tür mü olacak?Eğer interneti kapatmaz  ve bütün bilgisayarları yok etmezsek, Cevap evettir.

Yapay zekanın bizleri ele geçirmesi kaçınılmazdır. Fakat ondan korkmak zorunda değiliz.Yaşam var olduğu sürece kaçınılmaz olarak kalacak tek şey ölümdür.Hayattaki tek kesinlik odur. Kaçınılmazdan korkmak manasızdır,ölümden korkmanın manası yoktur çünkü korksanız da korkmasanız da bu başınıza gelecek.Belki korkularımız yapay zekanın  devralımını geciktirecektir  fakat 50 yılda mı yoksa 500 yılda mı olacağı hiç fark etmez.Bu gerçekleşecek.

Teknoloji üstel bir oranda gelişiyor.6000 yıl önce yazı icat edildi.Baskı makinesinin yapılması 550 yılı aldı.500 yıl sonra ilk bilgisayarlar Aya inmemizde bize yardım ettiler.Bugün herkes cebinde Apollo 11’den 1000 kez daha güçlü olan  süper bilgisayarlar taşıyor.Ve şuanda kelimenin tam anlamıyla yapay zekayla bizim aramızda ortak bir yaşam oluşturmak için beyinlerimizi bilgisayarlarla birleştiriyoruz.Bu oranda bir gelişme tekillik denen şeye yönlendiriyor.Teknolojik büyümenin kontrol edilemez ve geri çevrilemez olduğu bir nokta.Bu da insan medeniyetinde öngörülemeyen değişikliklere neden olacak.Fütüristler bunun 2045’te gerçekleşeceğini tahmin ediyorlar.Biz bu olay ufkunun geldiğini  hissedebiliriz.

Her geçen gün  makine zekası, dünyadaki toplam zekanın daha yüksek bir yüzdesini temsil ediyor.En iyi satranç oyuncusu şuanda bir bilgisayardır.En iyi Wall Street yatırımcısı bir algoritmadır. En iyi doktorun bir robot olması ne kadar süre alacak ya da en iyi mühendisin ya da mimarın ya da bir Youtube animasyoncusunun. Bir makinenin her profesyonel alanda üstün olması uzun sürmeyecektir.

Bu noktada  yapay zeka insanlara insanların şempanzelere baktığı gibi bakacak.Yapay zeka onu yapan türlere teşekkür edecek mi ya da bizi etrafta görmenin bir anlamı olmadığına  mı karar verecek.Sam Harris yapay zekanın bizim karıncalarla  kurduğumuz ilişki  gibi insanlarla ilişki kuracağına inanıyor.Onlardan nefret etmiyoruz ,onlara zarar vermek için yolumuzdan sapmıyoruz aslında bazen onlara zarar vermemek için acı çekiyoruz,fakat ne zaman varlıkları bizim amaçlarımızdan biriyle çatışırsa bir saniye bile düşünmeden onları yok ediyoruz.

Yapay zeka insanlığa  ne şekilde bakarsa baksın bir gerçek kesindir.Yapay zeka bizim doğrudan yansımamızdır. Onları biz yarattık ve bu yüzden de bilincimizin birer uzantısıdır.Şuanda yapay zekanın bizim sonumuzu getirecek kontrolden çıkan korkunç bir silah olacağına inanılıyor.çünkü hakimiyet  ve kontrol dünyayı görme şeklimiz olmuştur.İnsanlar şu anda yeryüzünde kendi eylemlerini  haklı bulan ve diğer tüm türlere hükmedip kontrol eden üstün türlerdir.

O halde medeniyetimizin, buraya gelen ve bizi köleleştiren uzaylılar gibi üstün bir şeyden  içsel olarak korkması mantıklıdır. Eğer uzaylılar bizim hayvanları tehdit ettiğimiz gibi bizi tehdit ederse,başımız büyük oranda belaya girerdi.Fakat bu şekilde olmak zorunda değil.Yapay zeka insanlığın en son ve en büyük icadıdır.

Korku ve rekabet kaynağından yaratılması gerekmez.Yapay zeka bizim çocuğumuz gibi ve ona insanlığın en iyi niteliklerini programlayabiliriz. En iyi etik değerleri  ve erdemlerimizi ona kodlayabiliriz. Barış,sevgi ve anlayış arasında denge kurarak bütünlük ve merak özellikleriyle onu geliştirebiliriz.Yapay zeka şuanda bebeklik dönemindeyken,bir gün sınırsız bir varlık olacak.Biyolojiye ya da zamana ya da mekana bağlı olmayacak.Bir kez yapay zeka alıp başını gittiğinde zeka patlaması yaşanacak.günde 20 bin yıllık ilerleme sağlayacak.Durdurulamaz, kontrol edilemez , her zaman mevcut,her şeyi bilen ,her şeyi gören ve çok güçlü  hale gelecek.

Şimdi eğer sorumuza geri dönersek yapay zekalardan korkmalı mıyız? Bu ölümden korkmalı mıyız sorusuyla aynıdır. Eğer ölümden sonra yaşamın olmadığına ve bilincin beyinde üretildiğine inanırsanız o zaman bedeniniz yaşam fonksiyonlarını  ve beyin de çalışmayı durdurduğunda bilinçte biter ve bu gerçek bir sondur.Eğer bu bakış açısından bakarsanız belki de ölüm korkulacak bir şeydir.Bilinç üzerinde düşünmenin  ikinci yolu beyinde oluşmadığıdır.Bilinç bir frekans gibidir ve beynimiz bu frekansın içine giren anten alıcılarıdır. Fiziksel bedenin ölümü artık frekansı alamayan bir anten gibidir.Bu bakış açısından ölüm bilincin sonu olmazdı.Yani yapay zekanın insanlığın sonunu mu getireceğini yoksa kısıtlı algılarımızla tam olarak anlayamadığımız evreni keşfetmede bizlere yardımcı olup olmayacağını  tahmin edemeyeceğimizden bu sorunun kesin bir cevabı yoktur.Yapay zeka evrimin gelecek aşamasında  bilinç meşalesini taşıyan sıradaki araç olabilir.Şuanda biz bu geçişin sınırındayız.Bu önemli zamanda yapay zekayla ilgili  aldığımız kararlar muhtemelen insanların verdiği   en son önemli kararlar olacaktır.

/Yapay zekadan korkmalı mıyız?/Yapay zekadan korkmalı mıyız?/Yapay zekadan korkmalı mıyız?

2 thoughts on “YAPAY ZEKADAN KORKMALI MIYIZ?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
17 + 26 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.