Okyanus Tabanında “Karanlık Oksijen” Arayanacak
Uluslararası bir keşif ekibi, Pasifik Okyanusu’nda 4 kilometre derinlikte büyük miktarda oksijen salınımı keşfetti.
“Karanlık oksijen” olarak adlandırılan bu fenomen, gazın yalnızca fotosentez yoluyla üretildiği inancını sorguluyor. Bir bilim insanı ekibi, verileri doğrulamak için yeni bir keşif gezisine hazırlanıyor.
Clarion-Clipperton Bölgesi, alanı Amerika Birleşik Devletleri’ne eşdeğer olan devasa bir deniz tabanı alanıdır. “Karanlık oksijen” üretme süreci, suyu parçalamak için gereken voltaja, yani sadece 1,5 volta ihtiyaç duyar.
Bilim insanları, tek tek nodüllerin, tüm bir okyanus platosu ölçeğinde bu reaksiyonu tetikleyecek kadar akım üretebildiğini keşfettiler.
Clarion-Clipperton Bölgesi’nde yapılan keşif, okyanus yaşamına dair anlayışımızda devrim yarattı. Geleneksel olarak, güneş ışığının nüfuz etmediği 4.000 metre derinliklerde organizmaların sadece oksijen tükettiği, oksijen üretmediği düşünülüyordu.
Oksijen rezervleri, okyanusun üst katmanlarından gelen yavaş oksijen akışı ile yenileniyordu.
Ancak sensörler, deniz tabanında gaz konsantrasyonlarında keskin bir artış kaydetti. Kaynağın, siyah trüf mantarına benzeyen mineral oluşumları olan polimetalik nodüller olduğu ortaya çıktı.
Milyonlarca yıl içinde oluşan bu “taşlar”, manganez, kobalt ve nikel içeriyor. Araştırmacılar cesur bir hipotez ortaya attılar: nodüller doğal piller gibi davranarak deniz suyunun elektrolizine neden oluyor.

Su moleküllerinin hidrojen ve oksijene ayrılması, mineral yüzeyindeki elektriksel potansiyelin etkisi altında gerçekleşir. Bu teoriyi doğrulamak için, yüksek proton konsantrasyonu elektroliz sürecinin doğrudan kanıtını sağlayacağından, asitlik sensörlü derin deniz robotları keşif bölgesine gönderilecektir.
Mikroorganizmalar mı yoksa kimya mı?
Elektrokimyasal teoriye ek olarak, bilim insanları biyolojik bir faktörü de değerlendiriyorlar. Sürecin, tamamen karanlıkta gaz üretebilen benzersiz mikroorganizmalar içermesi mümkün.
Boston Üniversitesi jeobiyoloğu Jeff Marlow’un belirttiği gibi , “Başlıca şüphelilerimiz elektrokimya ve biyoloji. Bunlar ayrı ayrı veya belki de birlikte çalışıyor olabilirler.”
Bunu araştırmak için, mikropların ve minerallerin dağılımını yansıtan deniz tabanının mikro ölçekli haritalarını oluşturma planları devam ediyor.
Northwestern Üniversitesi’nden kimyacılar, elektron mikroskopları kullanarak tuzlu suda metal yüzeyleri incelemek üzere 400 atmosferlik basınç odalarında deneyler yapacaklar. Bu çalışma, derin deniz madenciliği planları göz önüne alındığında özellikle önemlidir.
Eğer bu nodüller gerçekten de derin deniz ekosistemlerine oksijen sağlıyorsa, bunların çıkarılması yerel fauna için felaket sonuçlar doğurabilir.
Bu araştırma, doğanın temel bir gizemini ortaya çıkarmanın yanı sıra, okyanusun altında gizli dünyalara verilen zararı en aza indirerek güvenli kaynak çıkarımı için yönergeler geliştirmeye de yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Kaynak: Okyanus Tabanında “Karanlık Oksijen” Arayanacak
Bir Göletten Evrimsel Sır: Dev Virüsler Yaşamın Kökenini Açıklayabilir mi?
