Mexico City, Şehrin Altındaki Kuru Göl Yatağının Sıkışması Sebebiyle Batıyor
Mexico City, geçtiğimiz on yıllar boyunca bazı kısımları yılda 50 cm’ye kadar basıncı azalarak ‘durdurulamaz’ bir şekilde batıyor.
Yeni bir rapor, Kuzey Amerika’nın en kalabalık şehrinin altındaki akiferden, kuruluşunun endişe verici bir oranda sıkışmasına neden olan yüzyıllardır su pompalandığını vurguluyor. Akifer, ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimlerdir.
Şehir, bir zamanlar Texcoco Gölü olan yerin üzerine inşa edildi ve göl yatağı, hareketli zemin yerinin altında bir altyapı görevi görüyor.
Bununla birlikte, göl yatağı o kadar kuru hale geldi ki, kil tabakaları çatlıyor ve sıkışıyor, bu da basıncın düşmesine neden oluyor.
Batma hızı devam ederse, milyonlarca kişi içme suyunu kirletecektir.
Metropolitan şehir Mexico City, 21 milyondan fazla nüfusu ile Kuzey Amerika’nın en büyük şehridir. İçme suyunun dörtte üçünden fazlası, yerden su çeken ve bölgenin akiferlerini tüketmeye devam eden kuyulardan geliyor.
Uzmanlar ilk olarak 1900 yılında kaydedildiğinde yılda yaklaşık 9 cm’lik bir hızla şehrin battığını fark ettiler.
Yeraltı suyu sondajı 1950’lerin sonlarına kadar kapatılmamıştı, bu sırada Meksika şehri yılda 28 cm”lik bir hızla batıyordu.
Bu, batma ya da çökme oranını yılda 9 cm’ye düşürdü, ancak sorunu durdurmadı, bu sadece şehrin nüfusu arttıkça ve kalkınma katlanarak arttığında kötüleşti.
Yeni bir rapor, tarihi şehir merkezi de dahil olmak üzere şehrin bazı bölümlerinin artık yılda 40.64 cm’lik bir hızla battığını gösteriyor.
Bazı bölgelerde durum daha da kötü: Az gelişmiş kuzeydoğu yılda 50 cm battı ve uzmanlar bunu tersine çevirme ümidi olmadığını söylüyor.
Kuzeydoğu daha sanayileşirse, oradaki durum daha da kötüleşir.
ABD ve Meksika’dan bilim insanları, GPS ve İnterferometrik Sentetik Açıklık Radarından (InSAR) daha yeni bilgiler de dahil olmak üzere bir asırdan fazla veriyi analiz ettiler.
Bulgularına göre, Mexico City’deki çökme seviyesi artık yerden ne kadar su çekildiğinden bile etkilenmiyor.
Amerikan Jeofizik Birliği, ‘Bunun yerine, şehrin inşa edildiği eski göl yatağının sürekli olarak sıkıştırılmasını yansıtıyor’ diyor.

Mexico City, bir zamanlar Aztek başkenti Tenochtitlán’ın evi olan Texcoco Gölü’nde inşa edildi.
AGU’ya göre, yüzyıllarca süren su çıkarma yeraltı suyunu yer altına daha da itti ve kuru göl yatağındaki mineraller kendilerini daha sıkı bir şekilde yeniden paketleyerek ‘toprağın küçülmesine ve alçalmasına neden oldu.’
Rapora göre Mexico City’nin altındaki kil tabakaları yüzde 17 oranında sıkıştırıldı ve bu çökme ‘neredeyse tamamen geri döndürülemez durumda.’
Su seviyeleri yükseltilmezse, göl yatağındaki kil tabakalarının yüzde 30’a daha fazla sıkışması bekleniyor. Bu, Mexico City’nin önümüzdeki 150 yıl içinde neredeyse 9 meetre daha fazla batmasına neden olur.
Ancak raporda, su seviyeleri yükseltilse bile, ‘kayıp kotun büyük çoğunluğunun ve akitard’ın kaybedilen depolama kapasitesinin geri kazanılması için bir umut yok’ deniyor. Akitard, yeraltı suyunun bir akiferden diğerine geçişini geciktiren kaya veya tortu tabakasıdır.
Batık şehir, Sierra Madre dağlarına düşen yağmur ve kaynak sularından kaynaklanan sellere karşı özellikle savunmasızdır. Bu sel suları sonunda yeraltı sularını kirletebilir ve büyüyen çevresel felakete içme suyu sıkıntısı ekleyebilir.
Araştırmacılar, “Hiçbir şiddetli su yönetimi eylemi uygulanmazsa, ikili bir su ve çökme krizi için sahne hazırdır ” diye yazıyor.
2014 yılında tamamlanan Doğu Atıksu Tüneli, yağışlı mevsimde taşkınların önlenmesine yardımcı olmak ve yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımını durdurmak için tasarlanmıştır.
Bazı uzmanlar, yağmur suyunun toplanmasının şehrin su krizi için ‘uygulanabilir ve gerekli’ bir çözüm olduğunu öne sürüyor.
Derleyen: Feyza ÇETİNKOL
Tarih Neden Yeniden Yazılmalı? Kimdi Bu 12000 Yıl Önce Yaşayan İnsanlar?
Tarih Neden Yeniden Yazılmalı? Kimdi Bu 12000 Yıl Önce Yaşayan İnsanlar?
/Mexico City, Şehrin Altındaki Kuru Göl Yatağının Sıkışması Sebebiyle Batıyor/
