Kutup Ayısı ile Boz Ayı Melezleri Kuzey Kutbunda Çoğalıyor

Kutup Ayısı ile Boz Ayı Melezleri Kuzey Kutbunda Çoğalıyor

İlk olarak 2006 yılında Kanada’nın kutup bölgelerinde rastlanan garip görünümlü ayılar, 10 yıl içerisinde çoğalmayı sürdürdü. Kutup ayıları ile boz ayıların çiftleşmesi sonucu ortaya çıkan bu alışılmadık melez türe artık bir ad vermenin zamanı gelmişe benziyor: “Kutoz Ayısı” adı herhalde uygun düşer. Peki Kutoz ayılarının çoğalması, acaba orijinal Kutup ayılarının soyunun tükenişini mi haber veriyor?

İlk fark edilişlerinden bu yana sekiz kez daha görülen hibritlerin , yapılan DNA testleri sonucunda söz konusu iki türün melezi olduğu doğrulandı. Ayrıca şu anda DNA analiz sonuçları beklenen dokuzuncu bir gözlem daha bulunuyor. Bu ayılar hem ana tarafına, hem de baba tarafına çekiyor. Kürkleri krem rengi tonlarında, pençeleri orta büyüklükte, burunları kutup ayısınınki gibi ince uzun ve omuzları boz ayınınki gibi kaslı oluyor

“Kutup ayısı ile boz ayının melezlenmesinin mümkün olduğunu uzun süredir biliyorduk. Avrupa’daki hayvanat bahçelerinde yapılan araştırmalardan, bu iki ayrı türden birer dişi ile erkeğin üreme hücrelerini hibritleyebiliyorduk ve yavrular kısır olmuyordu. Şu ana kadar doğrulanmış melezlerin hepsi Kanada’da bulunuyor. Ama bu onların, örneğin iki türün çok yakın yaşadığı Rusya’da veya birlikte yaşadığı Alaska’da bulunmadığı anlamına gelmiyor” diyor Kanada Alberta Üniversitesi’nden kutup ayısı bilimcisi Andrew Derocher.

Kutoz Ayısının Ebesi İklim Değişikliği mi?

Kutozların çoğalmasında küresel ısınmanın da payı var. Kutup ayılarının yaşadığı ve avlandığı Kuzey Kutup Denizi’ndeki buzullar giderek daralıyor. Bu da ayıları çiftleşme mevsimi olan ilkbahar ve yaz aylarında karaya çıkmak zorunda bırakıyor. Aynı zamanda, boz ayılar da kış uykularından daha erken uyanıyorlar ve yaşam alanlarını genişleterek kutup ayılarının bölgesine kadar ilerleyebiliyorlar.

Kuzey kutup yerlileri olan Inuitler onlarca yıldır boz ayıları gördüklerini söylüyorlar. Fakat sayının yakın zamanda artışa geçtiğini düşünüyorlar. Bunun sonucunda da iki ayı türü çiftleşme mevsiminde karşılaşıyor ve hibrit kutozlar ortaya çıkıyor.
Genetik Benzerlik Melezleşmeyi Mümkün Kılıyor

İki yakın tür arasında çiftleşme gerçekleşmesi yeni bir şey değil. İki tür veya iki alt tür, ortak atalarından sonra bir süreliğine ayrı düşerek farklılaşmış; fakat bu zaman dilimi, genetik yapılarında verimli tür üretemeyecek denli büyük bir değişiklik yaratmamış olabilir. Bu durum bizim türümüz için de geçerlidir.

Danimarka Kopenhag Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Eline Lorenzen şöyle anlatıyor: “Avrasya’da yaşamış olan Neandertaller ile Afrika’da yaşamış olan Homo sapiensler buna iyi bir örnektir. Birkaç yüz bin yıllığına ayrı kalmış ve sonra tekrar birbirleri ile temas kurmuşlardır. Şu anda Afrika dışındaki tüm insan topluluklarında, Neandertallerin genetik izi bulunuyor. Dolayısıyla bizim kendi türümüzde de hibritleşme ve farklı evrimsel yol izlemiş bir akraba türden genetik malzeme ödünç alarak, bulunulan ortama uyum sağlama olayı gerçekleşmiştir.”

Kutup Ayıları ile Boz Ayılar Daha Önce de Çiftleşmişti

Lorenzen, ayıların DNA’ları üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, bu iki türün daha önce de çiftleşmiş olduğunun anlaşıldığını belirtiyor. 89 farklı kutup ayısının genomlarının haritasını çıkaran Lorenzen, boz ayılar ile kutup ayılarının ayrı türler olarak evrimleşmeye başlama tarihlerinin 479.000 yıl ile 343.000 yıl öncesi arasında gerçekleştiğini ifade ediyor. O sıralarda iki tür karşılaşmış ve birkaç kez türler arası çiftleşme gerçekleşmiş. Dolayısıyla bugün yaşayan boz ayıların DNA’sında antik kutup ayısı izlerine ve kutup ayılarında da antik boz ayı izlerine rastlanıyor.

“Yani türlerin karışması görülmemiş bir şey değil. Ancak bu olayda benzersiz olan nokta, Kuzey Kutup Denizi buzullarının oldukça kısa süre içinde büyük ölçüde eriyip yok olacak olması nedeniyle, iki türün karşılaşmasında çok daha sık rastlayacak olmamız,” diyor Lorenzen.
Kutup Ayılarının Kendilerine Özgü Genetik Uyumlanmaları Kaybolabilir
Kanada’da yakın zamanda görülen kutozların bazıları ikinci nesil melezler ve DNA’larında boz ayı özellikleri baskın durumda. “Ben melez sözcüğünü kullandığımda, yarı kutup ayısı ve yarı boz ayı olan bireylerden söz ediyorum. Ama rastladığım bireylerden 4 tanesinin durumu 3/4 boz ayı ve 1/4 kutup ayısı biçimindeydi. Dolayısıyla elimizde bir boz ayı ile çiftleşen bir melez var ve sonuçta ikinci nesiller 3/4 oranında boz ayı oluyor,” diyor Derocher.

Boz ayı DNA’sının baskın çıkması hem Derocher’i, hem de Lorenzen’i endişelendiriyor. Çünkü böyle giderse, kutup ayılarının deniz buzulları üzerinde yaşamasına ve yağ oranı yüksek olan foklarla beslenmesine olanak tanıyan benzersiz genetik özellikleri yok olacak.

“Sonunda türlerden biri diğerine entegre olacak ve görünüşe bakılırsa kutup ayıları boz ayılara tümleşik duruma gelecek. Kutup ayıları karaya çıkmak zorunda kaldıkça, boz ayılarla çiftleşmeyi sürdürecekler. Bu durumda kutup ayılarının gereksinim duyduğu yağlı asitleri metabolize etme becerisi üzerindeki seçici baskının önemi kalmayacak. Dolayısıyla bu özelliğin kaybolma olasılığı büyük. Eğer kutup ayısı tanımı bundan ibaretse, o zaman kutup ayılarının da kaybolacağı söylenebilir,” diyor Lorenzen.
Yeni Bir Ayı Türü Denebilir mi?

Peki bu melezlerin ve onların yavrularının yeni bir türe dönüşmekte olduğunu düşünebilir miyiz? Şimdiye dek sadece bilimsel bir merak konusu idiler; fakat sayıları arttıkça işin ciddiyeti ortaya çıkıyor. Derocher şu anda en çok merak edilen şeyin, hibritlerin tam olarak nasıl yaşadıkları olduğunu söylüyor.

“İlk melezin yaşam tarzı büyük ölçüde karasaldı. Fakan ben 1986 gibi erken bir tarihte ve yakın zamanda da 2013 ile 2014 yıllarında, deniz buzulları üzerinde erkek boz ayılar gördüm. Bu onları görmeyi umduğumuzdan çok daha uzak bir bölgeydi ve kutup ayısı bölgesinde kalıyordu. Görünüşe göre fok avlıyordu, ki bunu normalde yapmaması gerekirdi,” diyor Derocher.

Acaba Derocher’in gördüğü bu fok avcısı boz ayılar, ikinci veya üçüncü nesil kutozlar mıydı? Yine de Derocher ve Lorenzen, kutozları yeni bir tür olarak sınıflandırılmak için henüz çok erken olduğunu düşünüyor. Yeni bir türün oturması için yüz binlerce yıl gerekir. Dolayısıyla bizim ömrümüz görmeye yetmese de, ileride karada gezip kış uykusuna yatan ve arada bir sahile inip fok avlayan tek bir ayı türüne gezegenimiz ev sahipliği yapabilir.
alıntı:bilimfili
Kaynak: Science Nordic, “Grizzly-polar bear hybrids spotted in Canadian Arctic“
< http://sciencenordic.com/grizzly-polar-bear-hybrids-spotted-canadian-arctic >

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
5 + 2 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Çok Okunan Yazılar