İlk İnsan Adımları Avrupa’da mı Başladı? 7,2 Milyon Yıllık Bulgaristan Fosili “Afrika’dan Çıkış” Teorisini Sorguluyor
İnsan evrimi denildiğinde akla ilk gelen yer uzun zamandır Afrika kıtasıdır. On yıllardır paleoantropologların büyük çoğunluğu, insan benzeri canlıların iki ayak üzerinde yürümeye ilk kez Afrika’da başladığını kabul etmektedir. Bu görüş, birçok fosil bulgusuyla desteklenmiş ve bilim dünyasında güçlü bir paradigma hâline gelmiştir.
Ancak son yıllarda Balkanlar’da ortaya çıkarılan bazı fosiller, bu köklü anlatıyı yeniden tartışmaya açmaktadır. Özellikle Bulgaristan’ın güneyinde keşfedilen ve yaklaşık yedi virgül iki milyon yıl öncesine tarihlenen bir uyluk kemiği, insan benzeri iki ayaklı yürüyüşün kökenine dair yeni sorular doğurmuştur.
Bilim insanları şimdi şu sorunun peşindedir:
İnsan benzeri ilk adımlar gerçekten Afrika’da mı atıldı, yoksa evrimsel hikâyenin ilk sahnesi Avrupa’da mı başladı?
Azmaka Fosili: Balkanlar’da Bulunan Yedi Virgül İki Milyon Yıllık Femur İnsan Evrimini Yeniden Tartıştırıyor
Bulgaristan’ın Yukarı Trakya Ovası’nda yer alan Chirpan kasabası yakınlarındaki Azmaka bölgesinde yapılan kazılar sırasında dikkat çekici bir fosil keşfedilmiştir. Bu fosil, yaklaşık yedi virgül iki milyon yıl öncesine tarihlenen bir uyluk kemiğidir.
Jeolojik analizler ve stratigrafik çalışmalar, fosilin Geç Miyosen dönemine ait olduğunu göstermiştir. Bu dönem, insan soyunun ortaya çıkmaya başladığı zaman dilimi açısından oldukça kritik kabul edilmektedir.
Araştırma sonuçları bilim dünyasına Palaeobiodiversity and Palaeoenvironments adlı akademik dergide sunulmuştur. Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, bu kemiğin Azmaka bölgesinde bulunan ve gizemini hâlâ koruyan Graecopithecus adlı primatla bağlantılı olabileceğinin düşünülmesidir.
Daha önce bu tür hakkında elde edilen fosiller çoğunlukla diş ve çene parçalarından oluşuyordu. Bu nedenle bilim insanları, bu canlının nasıl hareket ettiğini kesin olarak açıklayamıyordu.
Ancak bir uyluk kemiği farklıdır. Çünkü femur kemiği, bir canlı türünün nasıl yürüdüğüne ve ağırlığını nasıl taşıdığına dair doğrudan biyomekanik bilgiler sunar.
Dolayısıyla Azmaka’da bulunan bu fosil, sadece yeni bir kemik değildir. Aynı zamanda erken insan evrimi hakkında daha önce sahip olunmayan bir anatomik ipucu anlamına gelmektedir.
Peki bu kemik gerçekten iki ayaklı yürüyüşün erken bir aşamasını mı temsil ediyor?
Femur Anatomisi ve İki Ayaklı Yürüyüş: CT Taramaları Erken İnsan Hareketine Dair Neler Gösteriyor?
Araştırmacılar fosili ayrıntılı biçimde incelemek için yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi taramaları kullanmıştır. Bu yöntem sayesinde kemiğin iç yapısı, yoğunluk dağılımı ve trabeküler kemik dokusu analiz edilmiştir.
Modern insanlarda femur kemiğinin boyun kısmı belirli bir yapıya sahiptir. Bunun nedeni oldukça açıktır. İnsanlar iki ayak üzerinde yürüdükleri için vücut ağırlığı kalça ekleminden aşağıya doğru dik bir şekilde aktarılır.
Bu mekanik baskı zaman içinde kemiğin şeklini değiştirmiştir.
Buna karşılık ağaçlarda yaşayan maymunlarda kuvvet dağılımı farklıdır. Çünkü bu türler genellikle tırmanma ve dört ayaklı hareketle yaşamlarını sürdürür.
Azmaka femurunda ise oldukça ilginç bir durum görülmüştür.
Kemikte tipik ağaçta yaşayan maymun özellikleri tam olarak bulunmamaktadır. Bununla birlikte, modern insanlardaki tam iki ayaklı adaptasyon da görülmemektedir.
Araştırmacılar bu durumu şu ifadeyle tanımlamaktadır:
“Lokomotor özelliklerin mozaiği.”
Başka bir deyişle kemik, farklı hareket biçimlerine ait özellikleri aynı anda taşımaktadır.
Bazı anatomik özellikler dört ayaklı hareketi düşündürmektedir.
Buna karşın bazı yapısal unsurlar ise dik duruş sırasında ağırlık taşıma yeteneğine işaret etmektedir.
Bu nedenle bilim insanları şu ihtimali tartışmaktadır:
Bu primat türü hem yerde hem de ağaçta hareket edebilen bir geçiş formu olabilir mi?
Graecopithecus ve Balkan İki Ayaklılık Hipotezi: İnsan Soyunun Avrupa Kökeni Mümkün mü?
Çalışmanın baş yazarı Profesör Nikolai Spassov, femur kemiğinin oldukça sıra dışı bir anatomik kombinasyona sahip olduğunu belirtmiştir.
Araştırmaya göre kemik, dört ayaklı hareket ve dik yürüyüşle ilişkili özellikleri aynı anda taşımaktadır. Bu durum, evrimsel açıdan önemli bir geçiş evresine işaret ediyor olabilir.
Eğer bu yorum doğruysa, şu ihtimal gündeme gelmektedir:
İki ayaklı yürüyüşün ilk denemeleri Balkanlar’da başlamış olabilir mi?
Bu soru oldukça dikkat çekicidir. Çünkü geleneksel görüşe göre insan soyunun ilk üyeleri Afrika kıtasında ortaya çıkmıştır.
Fakat Balkanlar’da bulunan bazı fosiller farklı bir tablo önermektedir.
Özellikle Graecopithecus fosilleri, insan soyunun Afrika’dan önce Avrupa’da ortaya çıkmış olabileceğini öne süren bazı araştırmacılar tarafından uzun süredir tartışılmaktadır.
Ancak bu iddia hâlâ kesinlik kazanmamıştır.
Bilim insanları şu kritik sorular üzerinde düşünmeye devam etmektedir:
İnsan soyunun en erken üyeleri Avrupa’da mı ortaya çıktı?
Yoksa Avrupa’daki bu türler insan soyuna yakın fakat ayrı bir evrimsel dal mıydı?
İki ayaklı yürüyüş farklı bölgelerde bağımsız olarak gelişmiş olabilir mi?
Geç Miyosen Balkan Ekosistemi: Savana Benzeri Ortamlar İki Ayaklılığı Nasıl Etkilemiş Olabilir?
Fosilin anlamını çözmek için yalnızca kemiğe bakmak yeterli değildir. Bilim insanları aynı zamanda çevrede bulunan diğer hayvan fosillerini de incelemiştir.
Bu analizler Azmaka bölgesinin geçmişte nasıl bir çevreye sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Fosil kayıtlarına göre bölgede şu hayvanlar yaşamıştır:
ceylan benzeri bovidae türleri
hipparion atları
zürafalar
gergedanlar
Bu hayvanların ortak özelliği açık savana benzeri ortamlarda yaşamalarıdır.
Dolayısıyla bölgenin yoğun tropikal ormanlardan ziyade ağaçlık savana mozaği şeklinde olduğu düşünülmektedir.
Bu çevre koşulları oldukça önemlidir.
Çünkü birçok evrimsel model, iki ayaklılığın ortaya çıkışını açık habitatların genişlemesiyle ilişkilendirmektedir.
Dik yürüyüş bazı avantajlar sağlamış olabilir:
daha uzak mesafeleri kat edebilme
avcıları daha erken fark edebilme
enerji tasarrufu
yüksek otların üzerinden çevreyi görebilme
Eğer Azmaka gerçekten savana benzeri bir çevreye sahipse, bu ortam iki ayaklı hareketin evrimsel denemeleri için uygun bir sahne oluşturmuş olabilir.
Ancak yine de şu soru akıllarda kalmaktadır:
İki ayaklılık gerçekten tek bir yerde mi ortaya çıktı?
Avrasya-Afrika Göçleri: İnsan Soyunun Evrimi Birden Fazla Kıtada mı Şekillendi?
Geç Miyosen döneminde Dünya önemli iklim değişimleri yaşamıştır. Küresel sıcaklıkların düşmesi ve yağış düzenlerinin değişmesi, birçok bölgede ormanların azalmasına yol açmıştır.
Bu süreç yeni habitatların oluşmasına neden olmuştur.
Aynı dönemde Avrasya ile Afrika arasında kara bağlantıları bulunuyordu. Bu nedenle birçok memeli türü kıtalar arasında göç edebilmiştir.
Balkanlar ve Anadolu bu göç yollarının merkezinde yer alıyordu.
Bazı araştırmacılara göre bu bölge, farklı türlerin evrimsel olarak karşılaştığı bir biyocoğrafik kavşak noktası işlevi görmüş olabilir.
Bu durum şu ihtimali gündeme getirmektedir:
İnsan soyunun erken üyeleri önce Avrasya’da ortaya çıkmış ve daha sonra Afrika’ya göç etmiş olabilir mi?
Bu fikir, klasik “Afrika’dan Çıkış” modelini tamamen reddetmez. Ancak evrimsel hikâyenin daha karmaşık olabileceğini düşündürür.
Belki de insan evrimi tek bir kıtada değil, kıtalar arası bir süreçte şekillenmiştir.
Bilimsel Tartışma: Tek Bir Fosil İnsan Evrimini Yeniden Yazabilir mi?
Her ne kadar Azmaka fosili büyük ilgi uyandırmış olsa da, bilim dünyasında temkinli bir yaklaşım benimsenmektedir.
Bunun önemli bir nedeni vardır.
Altı ila yedi milyon yıl öncesine ait fosiller son derece nadirdir.
Bu döneme ait bilinen türler oldukça sınırlıdır ve çoğu tartışmalıdır.
Örneğin Çad’da bulunan Sahelanthropus fosilleri de uzun süre en eski hominin adaylarından biri olarak kabul edilmiştir. Ancak bu türün gerçekten iki ayaklı olup olmadığı hâlâ tartışma konusudur.
Dolayısıyla paleoantropolojide tek bir kemik çoğu zaman kesin bir cevap vermez.
Azmaka femuru için de birkaç olasılık bulunmaktadır:
Erken bir hominin akrabası olabilir.
Bağımsız bir iki ayaklılık deneyi temsil edebilir.
İnsan soyuyla doğrudan bağlantısı olmayan bir primata ait olabilir.
Bu nedenle bilim insanları yeni fosillerin bulunmasını beklemektedir.
Balkanlar’da Gelecekte Bulunabilecek Fosiller İnsan Evrimi Hikâyesini Değiştirebilir mi?
Azmaka fosilinin en önemli yanı belki de ortaya çıkardığı sorulardır.
Şimdiye kadar Graecopithecus hakkındaki tartışmalar çoğunlukla diş fosillerine dayanıyordu. Ancak dişler hareket hakkında sınırlı bilgi verir.
Bir uyluk kemiği ise farklıdır. Çünkü hareket biyomekaniği hakkında doğrudan ipuçları sunar.
Eğer gelecekte Balkanlar’da şu fosiller bulunursa, tablo çok daha netleşebilir:
kalça kemikleri
omurga parçaları
ayak kemikleri
daha bütün iskeletler
Bu bulgular şu sorulara cevap verebilir:
Bu primat gerçekten iki ayak üzerinde yürüyebiliyor muydu?
İnsan soyunun erken bir akrabası mıydı?
Yoksa tamamen ayrı bir evrimsel çizgi mi temsil ediyordu?
Sonuç: Azmaka Fosili İnsan Evriminin En Gizemli Sorularını Yeniden Gündeme Getiriyor
Bulgaristan’da bulunan yedi virgül iki milyon yıllık femur, insan evrimi tarihini henüz değiştirmiş değildir.
Ancak bu keşif çok önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır.
İnsanlığın kökeni hakkındaki hikâye hâlâ tamamlanmamıştır.
Her yeni fosil, bilim insanlarını eski varsayımları yeniden değerlendirmeye zorlamaktadır. Azmaka fosili de tam olarak bunu yapmaktadır.
Belki de insan evriminin ilk adımları düşündüğümüzden daha geniş bir coğrafyada atılmıştır.
Belki de iki ayaklı yürüyüş birden fazla yerde bağımsız olarak ortaya çıkmıştır.
Ve belki de en çarpıcı soru şudur:
Eğer ilk atalarımız gerçekten Balkanlar’da dik yürümeye başladıysa, insanlığın hikâyesi sandığımızdan çok daha farklı bir yerde mi başlamış olabilir?
Derleyen: Deniz KAFKAS
Kaynak: İlk İnsan Adımları Avrupa’da mı Başladı? 7,2 Milyon Yıllık Bulgaristan Fosili “Afrika’dan Çıkış” Teorisini Sorguluyor
Kaynaklar
Spassov, N. ve çalışma arkadaşları. Palaeobiodiversity and Palaeoenvironments dergisinde yayımlanan Azmaka femuru araştırması
Uluslararası paleoantropoloji literatürü
Geç Miyosen dönemi Avrasya fauna analizleri
Erken hominin araştırmaları üzerine akademik çalışmalar
Paleoantropoloji ve insan evrimi üzerine güncel bilimsel incelemeler
İlk İnsan Adımları Avrupa’da mı Başladı? 7,2 Milyon Yıllık Bulgaristan Fosili “Afrika’dan Çıkış” Teorisini Sorguluyor
