Güneş Sistemimizdeki Yedi Bölge Muhtemelen Mikrobik Yaşama Ev Sahipliği Yapıyor

Evrende yalnız mıyız.?

Kendi gezegenimizden daha uzaklara gitme cesaretinde bulundukça, yalnız olmadığımızı kanıtlayabileceğimiz diğer canlı organizmalar aramaya başladık. Elbette, henüz hiçbir şey bulamadık. Ancak giderek artan miktardaki veri, bize güneş sisteminde nereye daha dikkatli bakmamız gerektiği hakkında daha iyi bir fikir verdi.

SETI Enstitüsünde kıdemli bir gökbilimci olan Seth Shostak, bazı mikrobik yaşam formlarının muhtemelen yakınlardaki bir çok yerde var olduğundan şüpheleniyor.

Futurism’e konuşan Shostak, “Kendi güneş sistemimizde en az 7 başka bölge var, bu nedenle bir roketle gidebileceğiniz yakın bölgelerde mikrobik yaşam olabilir.” dedi. Ayrıca Shostak, bu yabancı mikrobik yaşamı, akıllı ve dünya dışı yaşamdan daha ‘erken’ bulabileceğimizi düşünüyor.

Bu yedi bölgede nelerin olduğunu tahmin edebilir miyiz?

Kızıl Gezegen ve Jüpiter’in Uyduları

Shostak, Mars’ın bariz olarak bunlardan biri olduğunu söyledi. Daha düşük yaşam formalarının kızıl gezegenin derinliklerin altında, 30 metre (100 fit) veya bir miktar sıvı suyun var olabileceği yüzey aşağısında saklı olması muhtemeldir. Mars’ın yanı sıra, Jüpiter’in aylarından üçü de bu bölgelere adaydır.

Bunlardan ilki olan Europa, mikrobik yaşamı barındırma kapasitesine sahip olan yüzey altı okyanuslara sahiptir. Shostak, “Bunlar ‘küçük minik volkanlar’ gibi dipteki sıcak noktalardan sağ kurtulacak ve yaşam için size enerji verecektir.” dedi. Bir diğeri muhtemelen, tüm güneş sistemindeki en büyük uydu olan Ganymede’dir. Dünya’nın okyanuslarına benzer bir su kütlesine ev sahipliği yapar. Ancak bu, kalın bir buz tabakası altında gömülüdür. Bir diğeri ise büyük ihtimalle, bir okyanusa ve atmosfere sahip olan Callisto’dur.

Satürn’ün Uyduları ve Bizim Favorimiz Gezegen Olmayan Plüton

Satürn’ün çevresinde iki uydu var ve bunlar potansiyel olarak yaşam formu barındırabilir. Bunlardan biri doğalgazdan yapılmış sıvı gölleri olan Titan’dır.

Shostak Futurizm’e, Enceladus’un daha da uygun koşullar sunduğunu söyledi. Shostak,“Orada mikrobik yaşamı bulmak daha kolay olabilir. Çünkü gayzerleri uzaya soğuk su püskürtüyor. Yani, karaya mecbur değilsiniz. Matkapla delmek zorunda değilsiniz.” açıklamasında bulundu.“Sadece gidip gayzerin yapışkan maddesinden birazını alıyorsunuz ve Dünya’ya geri getiriyorsunuz. Ve belki de bu sayede uzaylıları bulabileceksiniz.”

Son olarak, Plüton var. Shostak ,“Plüton’un yüzeyinin altında sıvı su oyukları(cepleri) olabilir.” dedi. “Sıvı suya –her türlü sıvı- sahip olduğunuz herhangi bir yer, belki mikroplara da ev sahipliği yapıyor olabilir.” Gerçi o buna “Ben Plüton ile alakalı olduğunu söylemiyorum” şeklinde açıklık getirmişti.

Bu yedisi , mikrobik yaşamı sürdürmek için yiyecek ya da enerji kaynağı olabilecek doğru organik işlemlere ve aynı zamanda bir tür sıvı forma(sadece su olması şart değil) sahip olmalı. Size temelde yiyecek veren bir şeyin yanı sıra hayat yaratma fırsatı da var. Sonuçta hepsi sadece organik kimya.

Akıllı yabancı yaşamı ne zaman bulacağımızı sorduğumuzda, Shostak, önümüzdeki 20 yıl içinde bunun olacağına inandığını söyledi. “Oralarda çok fazla gayrimenkul var değil mi? Samanyolu’nda bir trilyon gezegen var. Biz bir trilyon gezegeni, diğer bir trilyon galaksinin her birinde görebiliriz. Eğer orada değillerse, arkamdaki bütün bu insanlar gerçekten çok özel.”

Kaynak: https://futurism.com/seti-scientist-seven-places-in-our-solar-system-likely-host-microbial-life/

Çeviri: Zeynep Akpınar

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar