Dünyanın İlk Basılı Kitabı Elmas Sutra İnsanlığı Uyandırmak İçin mi Yazıldı?
İnsanlık tarihinin en eski basılı kitabı hangisidir?
Ve bu kırılgan Budist metin, bin yılı aşkın süredir nasıl ayakta kalmayı başarmıştır?
Bu sorular bizi olağanüstü bir esere götürür: Elmas Sutra, diğer adıyla Vajracchedika Prajnaparamita Sutra.
Sanskritçeden çevrildiğinde adı, “Elmas Gibi Keskin Bilgelik” anlamına gelir. Bugün Elmas Sutra yalnızca Mahayana Budizmi’nin manevi bir başyapıtı değildir. Aynı zamanda insanlık tarihinin tarihi bilinen ve günümüze ulaşmış en eski basılı kitabı olarak kabul edilir.
Peki bu metin yalnızca bir dini eser midir, yoksa insan zihnini uyandırmak için mi yazılmıştır?
Elmas Sutra Nedir? Dünyanın En Eski Basılı Kitabının Kökeni
“Sutra” kelimesi, geleneksel olarak Buda’ya atfedilen öğretileri ifade eder. Mahayana Budizmi içinde Elmas Sutra, en saygı duyulan kutsal metinlerden biridir.
Metin, Prajnaparamita, yani “Bilgeliğin Mükemmelliği” geleneğine aittir. Aynı koleksiyon içinde yer alan en ünlü metinlerden biri de Kalp Sutra’dır.
Budist geleneğe göre bu öğretiler Gautama Buda tarafından aktarılmıştır. Uzun süre boyunca, insanlık bunları anlamaya hazır olana kadar gizli tutulduklarına inanılmıştır.
Ancak modern araştırmalar farklı bir tablo çizer. Çünkü Prajnaparamita metinleri tek seferde yazılmamıştır. Aksine, kuşaklar boyunca gelişmiştir. Bazı bölümler milattan önce birinci yüzyılda ortaya çıkmış, koleksiyon ise yüzyıllar sonra tamamlanmıştır.
O halde şu soru önem kazanır:
Elmas Sutra kader sayesinde mi, yoksa bilinçli bir insan aktarımıyla mı korunmuştur?
Elmas Sutra Felsefesi: Gerçeklik, İllüzyon ve Bilincin Uyanışı
Elmas Sutra hacim olarak kısa sayılır. Tipik bir İngilizce çevirisi yaklaşık altı bin kelime içerir. Buna rağmen içerdiği düşünsel derinlik son derece büyüktür.
Metnin temel mesajı açıktır:
İnsan zihni, görünüşlere ve kimliklere bağlandığında gerçekliği kaçırır.
Buda, sabit fikirlerin, benlik algısının ve nesnelere tutunmanın anlayışı perdelediğini öğretir. Bu nedenle kişi, yanlış algıları bıraktığında bilgelik ortaya çıkar.
Başka bir ifadeyle Elmas Sutra sadece okunmaz.
Deneyimlenir.
Peki bir metin gerçekten zihni dönüştürebilir mi?
Çince Çeviri Süreci ve Elmas Sutra’nın Doğu Asya’ya Yayılması
Elmas Sutra, Çin’e çeviri yoluyla ulaşmıştır. Beşinci yüzyılın başlarında keşiş Kumarajiva, Sanskritçe metni Çinceye çevirmiştir. Böylece sutra Doğu Asya’da yaygınlaşmaya başlamıştır.
Daha sonra Liang Hanedanı döneminde, İmparator Wu’nun oğlu Prens Zhao Ming, metni otuz iki bölüme ayırmıştır. Her bölüme bir başlık verilmiştir. Bu yapı günümüzde hâlâ kullanılmaktadır.
Bununla birlikte Elmas Sutra, Chan (Zen) Budizmi için de merkezi bir rol oynamıştır.
Rivayete göre Chan’ın altıncı patriği Huineng, pazarda odun satarken Elmas Sutra’dan bir pasaj duymuş ve o anda aydınlanmaya ulaşmıştır.
Tek bir cümle insan bilincini gerçekten dönüştürebilir mi?
Huineng’in hikâyesi bunun mümkün olabileceğini düşündürür.
Dunhuang El Yazmaları ve Mogao Mağaraları’ndaki Büyük Keşif
Yirminci yüzyılın başında Taoist rahip Wang Yuanlu, Çin’deki Mogao Mağaraları’nın bakımını yapıyordu. Çalışmaları sırasında mühürlü bir oda keşfetti.
Bu oda, binlerce eski belge ve sanat eseriyle doluydu. Bugün bunlar Dunhuang El Yazmaları olarak bilinir.
O belgeler arasında mükemmel şekilde korunmuş bir Elmas Sutra parşömeni bulunuyordu.
Sadece sağlam olması değil, taşıdığı tarih bilgisi de onu eşsiz kılıyordu.
Elmas Sutra Baskı Tarihi: Dünyanın İlk Tarihli Basılı Kitabı
Parşömenin sonunda bir kolofon yer alıyordu. Bu bölümde, hem siparişi veren kişi hem de üretim tarihi açıkça yazılmıştı.
Metne göre eser, Wang Jie tarafından anne ve babası adına, Xiantong döneminin dokuzuncu yılında, dördüncü ayın on üçüncü gününde bastırılmıştı.
Bu tarih, modern takvime göre milattan sonra sekiz yüz altmış sekizinci yılın on bir Mayıs gününe karşılık gelir.
Bu bilgi Elmas Sutra’yı, dünyada tarihi bilinen ve günümüze ulaşmış en eski basılı kitap yapar.
Gutenberg’den çok önce, Çinli ustalar ahşap baskı tekniğini kullanıyordu. Böylece manevi bilgi, Avrupa’dan yüzyıllar önce kitlelere ulaştırılmıştı.
O halde şu soru kaçınılmaz olur:
Modern yayıncılığın kökleri Budist bağlılığa mı dayanıyor?
Aurel Stein, Kültürel Tartışmalar ve Britanya Kütüphanesi
Bin dokuz yüz yedi yılında Macar-İngiliz arkeolog Sir Aurel Stein, Dunhuang’a geldi. Wang Yuanlu ile görüştü ve birçok el yazmasını düşük bir bedelle satın aldı.
Yirmi dört sandık eser arasında Elmas Sutra da bulunuyordu. Böylece parşömen Londra’ya götürüldü.
Bugün eser Britanya Kütüphanesi koleksiyonunda korunmaktadır.
Ancak bu durum tartışmaları da beraberinde getirdi. Bin dokuz yüz altmış bir yılında Çin Ulusal Kütüphanesi, el yazmasının yasa dışı yollarla çıkarıldığını savundu.
Bu nedenle Elmas Sutra hâlâ kültürel miras ve mülkiyet tartışmalarının merkezinde yer alır.
Koruma mı sağlandı, yoksa tarih yerinden mi koparıldı?
Elmas Sutra Neden Hâlâ Önemli? Felsefe, Matbaa ve İnsan Bilinci
Elmas Sutra; din, felsefe, matbaacılık ve insanlık tarihinin kesiştiği bir noktada durur.
Bir yandan içsel özgürlüğü öğretir.
Diğer yandan insanlığın erken dönem iletişim gücünü temsil eder.
Fakat en önemlisi, okuyucuya zamansız bir soru yöneltir:
Eğer gördüğümüz her şey bir yanılsamaysa, gerçek olan nedir?
Elmas Sutra yalnızca eski olduğu için değil, mesajı bugün bile zihni keskin biçimde etkilediği için yaşamaya devam eder.
Belki de asıl soru şudur:
Elmas Sutra insanlığı uyandırmak için mi yazıldı, yoksa onu anlayabilecek bilinç seviyesini mi bekliyordu?
Derleyen: Deniz KAFKAS
Kaynak: Dünyanın İlk Basılı Kitabı Elmas Sutra İnsanlığı Uyandırmak İçin mi Yazıldı?
Firavunlardan Önce Kim Vardı? Büyük Piramit’in Yirmi Bin Yıllık Köken İddiası Gerçek mi?
Firavunlardan Önce Kim Vardı? Büyük Piramit’in Yirmi Bin Yıllık Köken İddiası Gerçek mi?
